are you biononymous detaylı

0.0(0)
Studied by 0 people
call kaiCall Kai
Locked
learnLearn
examPractice Test
spaced repetitionSpaced Repetition
heart puzzleMatch
flashcardsFlashcards
GameKnowt Play
Card Sorting

1/34

encourage image

There's no tags or description

Looks like no tags are added yet.

Last updated 3:43 PM on 7/21/26
Name
Mastery
Learn
Test
Matching
Spaced
Call with Kai
Chat

No analytics yet

Send a link to your students to track their progress

35 Terms

1
New cards

court (n)

mahkeme, oyun alanı - Yasal davaların görüldüğü resmi kurumu veya tenis/basketbol sahasını ifade eder. - The judge asked the witness to speak clearly in court.

2
New cards

bled on (v phrase - past)

üzerine kanamak - "Bleed on" fiilinin geçmiş halidir; kanın fiziksel olarak bir nesneye veya kıyafete bulaşmasını anlatır. - He cut his finger and accidentally bled on the important document.

3
New cards

exclude (v)

dışarıda bırakmak, hariç tutmak - Bir şeyi veya birini bir grubun, planın ya da listenin dışında tutmayı ifade eder. - The rules of the competition exclude professional athletes from participating.

4
New cards

suspects (n - plural)

şüpheliler - Bir suçu işlediğinden şüphelenilen kişileri anlatır. - The police are questioning three suspects in connection with the robbery.

5
New cards

valuable (adj)

değerli, kıymetli - Hem maddi değeri yüksek olan hem de bilgi/manevi yönden büyük önem taşıyan şeyleri tanımlar. - Her advice proved to be extremely valuable to our team's success.

6
New cards

undermining (v - gerund)

baltalamak, zayıflatmak - Birinin otoritesini, güvenini veya bir sistemin temelini sinsi ve yavaşça zayıflatma sürecidir. - Her constant criticism was undermining his confidence as a leader.

7
New cards

credibility (n)

güvenilirlik, inanılırlık - Bir kişinin, belgenin veya bilginin ne kadar inanılır ve dürüst olduğunu ifade eder. - The scandal seriously damaged the politician's credibility.

8
New cards

proof (n)

kanıt, ispat - Bir iddianın veya teorinin kesinlikle doğru olduğunu gösteren somut delildir. - Scientists are searching for definitive proof of water on Mars.

9
New cards

rely on (v phrase)

-e güvenmek, bel bağlamak - Bir işi yapmak veya ayakta kalabilmek için birine ya da bir şeye kesin olarak ihtiyaç duyulduğunu anlatır. - Modern businesses heavily rely on internet connections to operate.

10
New cards

innocent (adj)

masum, suçsuz - Hiçbir suçu olmayan, aynı zamanda dünyadan habersiz, temiz karakterleri tanımlar. - The court declared him innocent after new evidence was presented.

11
New cards

entire (adj)

tüm, bütün - Bir şeyin hiçbir parçasını dışarıda bırakmadan, tamamını ifade eder. - I spent the entire day cleaning the house from top to bottom.

12
New cards

fabricate (v)

uydurmak, sahtesini yapmak - Birini kandırmak amacıyla yalan bir hikaye, sahte bir belge veya sahte delil üretmektir. - He tried to fabricate an alibi, but the police quickly discovered the truth.

13
New cards

constitute (v)

oluşturmak, teşkil etmek - Parçaların bir araya gelerek bütünü kurmasını veya bir durumun yasal olarak kural/suç sayılmasını ifade eder. - These minor changes do not constitute a major breach of the contract.

14
New cards

remain (v)

kalmak, varlığını sürdürmek - Bir durumun, yerin veya pozisyonun değişmeden aynı şekilde kalmaya devam etmesini anlatır. - Despite the noise, she managed to remain focused on her work.

15
New cards

deception (n)

aldatma, hile, kandırmaca - Gerçeği gizleyerek veya yalan söyleyerek birini kasıtlı olarak yanıltma eylemidir. - She was shocked by the level of deception in his business dealings.

16
New cards

discarded (adj)

atılmış, ıskartaya çıkarılmış - Artık ihtiyaç duyulmadığı için çöpe atılan, gözden çıkarılan nesneleri veya fikirleri anlatır. - The beach was littered with discarded plastic bottles and bags.

17
New cards

submit (v)

sunmak, teslim etmek - Bir projeyi, ödevi veya formu resmi bir merciye incelemesi için teslim etmektir. (Doğru yazılışı: submit) - You must submit your application form before the end of the week.

18
New cards

strands of (n phrase)

… telleri, … iplikçikleri - Saç teli, DNA sarmalı veya iplik gibi ince, uzun ve bükülmüş yapılı parçaları tanımlar. - The detective found several strands of hair at the crime scene.

19
New cards

compelling (adj)

ikna edici, zorlayıcı - Karşı konulamaz derecede güçlü, mantıklı ve insanı inanmaya mecbur bırakan delil veya nedenleri anlatır. - The lawyer presented a compelling argument that convinced the jury.

20
New cards

sequencing (n)

dizileme, sıralama - Nesnelerin, olayların veya genetik bilgilerin (DNA gibi) belirli bir sıraya göre dizilmesi işlemidir. - DNA sequencing has revolutionized the field of forensic science.

21
New cards

presence (n)

varlık, mevcudiyet - Bir kişinin veya nesnenin belirli bir yerde bulunuyor olması durumudur. - The police officer's presence in the neighborhood made people feel safer.

22
New cards

vulnerability (n)

savunmasızlık, hassasiyet - Kolayca zarar görebilir, etkilenebilir veya saldırıya açık olma durumunu ifade eder. - The security system's main vulnerability was its outdated software.

23
New cards

initial (adj)

ilk, başlangıçtaki - Bir sürecin veya çalışmanın en başında meydana gelen ilk aşamayı anlatır. - Our initial reaction to the news was complete disbelief.

24
New cards

makes up (v phrase)

oluşturmak, uydurmak - Parçaların bir bütünü meydana getirmesini veya hayal gücüyle yalan/hikaye uydurmayı ifade eder. - Water makes up about sixty percent of the human body.

25
New cards

determine (v)

belirlemek, saptamak - Araştırarak veya hesaplayarak kesin bir karara varmak ya da bir durumun sınırlarını çizmek demektir. - Testing the DNA will help determine the identity of the victim.

26
New cards

offender (n)

suçlu, yasayı ihlal eden - Yasalara karşı gelen, suç işleyen veya kuralları çiğneyen kişiyi ifade eder. - The young offender was sentenced to community service.

27
New cards

privilege (n)

ayrıcalık, imtiyaz - Sadece belirli bir kişiye veya gruba verilen özel hak, avantaj veya üstünlük durumudur. (Doğru yazılışı: privilege) - Education should be a fundamental right, not a privilege.

28
New cards

elaborate (adj)

ayrıntılı, özenle hazırlanmış - Çok fazla detay içeren, üzerinde uzun süre karmaşık şekilde çalışılmış tasarımları veya planları açıklar. - They made elaborate preparations for the wedding ceremony.

29
New cards

concrete (adj)

somut, kesin - Elle tutulup gözle görülebilen, kesin ve soyut olmayan durumları tanımlar. - We need concrete evidence before we can make an official accusation.

30
New cards

substantial (adj)

önemli derecede, büyük ölçüde - Miktar, değer veya önem bakımından oldukça büyük, göz ardı edilemeyecek düzeydeki durumları anlatır. (Doğru yazılışı: substantial) - The company made a substantial profit in the first quarter.

31
New cards

emphasize (v)

vurgulamak, üzerinde durmak - Bir konunun önemine dikkat çekmek için onu özellikle belirtmek, öne çıkarmaktır. - Teachers always emphasize the importance of regular revision.

32
New cards

necessity (n)

gereklilik, zorunluluk - Yaşamak veya bir amaca ulaşmak için mutlaka olması gereken şeyleri veya durumları ifade eder. (Doğru yazılışı: necessity) - Food and shelter are basic human necessities.

33
New cards

discriminate (v)

ayrımcılık yapmak, ayırt etmek - İnsanlara ırk, cinsiyet vb. nedenlerle haksız davranmayı veya iki şeyi birbirinden net şekilde ayırmayı anlatır. - It is illegal to discriminate against employees on the basis of gender.

34
New cards

reliable (adj)

güvenilir, sağlam - Her zaman aynı iyi sonucu veren, yanıltmayan ve itimat edilebilen şeyleri veya kişileri anlatır. - We need a reliable car that won't break down on long trips.

35
New cards

obtain (v)

elde etmek, edinmek - Özellikle çaba göstererek, izin alarak veya resmi yollarla bir şeye sahip olmayı ifade eder. - You must obtain permission from the owner before entering the property.