1/11
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
notice
fark etmek (I noticed that the door was open. - Kapının açık olduğunu fark ettim.)
observe
gözlemlemek (Similar trends may be observed in most modern societies. - Çoğu modern toplumda benzer eğilimler gözlemlenebilir.)
recognise
tanımak (I hardly recognized you with a beard! - Seni sakallı halinle zar zor tanıdım!)
spot
yerini saptamak, fark etmek (Hugh was spotted by local police and had to leave quickly. - Hugh yerel polis tarafından fark edildi ve hızla ayrılmak zorunda kaldı.)
stare
dik dik bakmak (It's rude to stare. - Dik dik bakmak kabalıktır.)
accent
aksan, şive (Tom hasn't lost his Irish accent. - Tom İrlanda aksanını kaybetmedi.)
accurately
doğru, kesin olarak (Have I described the situation accurately? - Durumu doğru bir şekilde tarif ettim mi?)
bilingual
iki dil bilen (She speaks French and Spanish so she is bilingual. - Fransızca ve İspanyolca konuşuyor, bu yüzden iki dil biliyor.)
fluently
akıcı bir şekilde (He speaks English fluently. - İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşuyor.)
idiom
deyim ('To have your feet on the ground' is an idiom meaning 'to be sensible'. - 'Ayakları yere basmak', 'mantıklı olmak' anlamına gelen bir deyimdir.)
monolingual
tek dil bilen (She only speaks French so she is monolingual. - Sadece Fransızca konuşuyor, bu yüzden tek dil biliyor.)
phrase
ifade, söz öbeği (Several of those interviewed used the phrase 'being my own boss!'. - Görüşülen kişilerin birçoğu 'kendi işimin patronu olmak!' ifadesini kullandı.)