1/109
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
selam
привет (≈ 90–95 %).
Selam, nasılsın? Привет, как ты?
günaydın
доброе утро (≈ 95–99 %).
Günaydın, nasılsın?
Доброе утро, как ты?
iyi
хороший (≈ 70–80 %).
Bu kahve iyi.
Этот кофе хороший.
kötü
плохой (≈ 75–85 %).
Bu yemek kötü.
Эта еда плохая.
tamam
хорошо / ладно (≈ 80–90 %).
Tamam, geliyorum.
Хорошо, я иду.
teşekkürler
спасибо (≈ 95–99 %).
Teşekkürler, çok naziksiniz.
Спасибо, вы очень любезны.
pardon
извините (≈ 90–95 %).
Pardon, burası boş mu?
Извините, здесь свободно?
özür
извинение (≈ 90–95 %).
Özür dilerim.
Прошу прощения.
rica
просьба (≈ 70–80 %).
Bir ricam var.
У меня есть просьба.
güle güle
до свидания / счастливого пути (≈ 95–99 %).
Güle güle, yine bekleriz.
До свидания, приходите ещё.
Güle güle говорит тот, кто остаётся, человеку, который уходит.
Уходящий обычно говорит:
Hoşça kal. — Пока / оставайся хорошо.
nasıl
как / какой (≈ 95–99 %).
Nasıl gidiyor?
Как дела? / Как идёт?
niçin
зачем / почему (≈ 90–95 %).
Niçin geldin?
Зачем ты пришёл?
kim
кто (≈ 95–99 %).
Bu kim?
Кто это?
böcek
насекомое (≈ 90%)
Bu bir böcek.
Это насекомое.
taş
камень (≈ 95%)
Bu bir taş.
Это камень.
çamaşır makinesi
стиральная машина (≈ 99%)
Çamaşır makinesi çalışmıyor.
Стиральная машина не работает.
ihanet
предательство (≈ 95%)
İhanet asla unutulmaz.
Предательство никогда не забывается.
üzüm
виноград (≈ 99%)
Pazardan üzüm aldım.
Я купил виноград на рынке.
amına koyayım
блядь (≈ 70%)
Amına koyayım, yine geç kaldım!
Блядь, я опять опоздал!
Этимология: буквально — «вставлю тебе во влагалище».
Примечание: крайне грубое турецкое ругательство; часто сокращают в переписке до amk.
plaj
пляж (≈ 99%)
Bu plaj yazın çok kalabalık oluyor.
Этот пляж летом бывает очень многолюдным.
bardak
стакан (≈ 90%)
Bir bardak su alabilir miyim?
Можно мне стакан воды?
duvar
стена (≈ 99%)
Duvara büyük bir ayna astık.
Мы повесили на стену большое зеркало.
kafe
кафе (≈ 99%)
Ders çalışmak için sakin bir kafe arıyorum.
Я ищу тихое кафе, чтобы позаниматься.
kahve
кофе (≈ 99%)
Sabahları kahve içiyorum.
По утрам я пью кофе.
bina
Bu bina geçen yıl tamamlandı.
Это здание достроили в прошлом году.
masa
стол (≈ 99%)
Masada iki fincan kahve var.
На столе стоят две чашки кофе.
sandalye
стул (≈ 99%)
Sandalye pencerenin yanında duruyor.
Стул стоит рядом с окном.
koltuk
кресло (≈ 90%)
Salondaki koltuk çok rahat.
Кресло в гостиной очень удобное.
kanepe
диван (≈ 90%)
Akşam kanepede uzanıp film izledik.
Вечером мы лежали на диване и смотрели фильм.
kapı
дверь (≈ 99%)
Kapıyı kapatmayı unutma.
Не забудь закрыть дверь.
aşk
любовь (≈ 70%)
Aşk bazen insanı tamamen değiştirir.
прежде всего романтическая или страстная
sevgi
любовь (≈ 85%)
Çocukların sevgiye ihtiyacı var.
Детям нужна любовь.
более спокойная и широкая любовь: к семье, друзьям, детям, людям, животным или делу.
söylenti
слух (≈ 75–80%)
Onun istifa edeceğine dair söylentiler yayılıyor.
Распространяются слухи, что он подаст в отставку.
karanlık
тёмный (≈ 65%)
Oda çok karanlık, ışığı açalım.
Комната очень тёмная, давай включим свет.
aydınlık
светлый (≈ 60%)
Bu oda sabahları çok aydınlık oluyor.
Эта комната по утрам очень светлая.
aslında
на самом деле (≈ 80%)
Aslında bugün evde kalmak istiyorum.
На самом деле я сегодня хочу остаться дома.
tam olarak
точно, именно (≈ 70%)
Tam olarak ne demek istiyorsun?
Что именно ты хочешь сказать?
aynen
именно, точно (≈ 75%)
Aynen, ben de öyle düşünüyorum.
Именно, я тоже так думаю.
eklemek
добавить (≈ 85%)
Çorbaya biraz tuz ekledim.
Я добавил в суп немного соли.
eylemek
совершать, делать (≈ 85%)
Beni çok mutlu eyledin.
Ты сделал меня очень счастливым.
tokat
1) пощёчина (≈ 90–95 %)
Adam ona tokat attı.
dört
1) четыре (≈ 99–100 %)
Masada dört bardak var.
beş
1) пять (≈ 99–100 %)
Masada beş elma var.
altı
1) шесть (≈ 75–85 %)
Sınıfta altı öğrenci var.
yedi
1) семь (≈ 60–70 %)
Masada yedi kitap var.
dokuz
1) девять (≈ 99–100 %)
Masada dokuz kitap var.
on
1) десять (≈ 99–100 %)
Otobüste on yolcu var.
yirmi
1) двадцать (≈ 99–100 %)
Masada yirmi kitap var.
otuz
1) тридцать (≈ 99–100 %)
Bu binada otuz daire var.
elli
1) пятьдесят (≈ 99–100 %)
Otelde elli oda var.
ayna
1) зеркало (≈ 95–98 %)
Ayna duvarda asılı duruyor.
cam
1) стекло (≈ 85–90 %)
Bu cam çok ince.
tezgah
1) прилавок (≈ 40–50 %)
Satıcı ürünleri tezgâh üzerine dizdi.
lavabo
1) раковина (≈ 60–70 %)
Lavabo banyoda.
duşakabin
1) душевая кабина (≈ 99–100 %)
Banyodaki duşakabin çok dar.
mutfak
1) кухня (≈ 98–99 %)
Mutfak çok temiz.
dolap
1) шкаф (≈ 70–80 %)
Bu dolap çok eski.
ocak
1) январь (≈ 45–50 %)
Türkiye’de ocak genellikle soğuk geçer.
2) плита (≈ 35–40 %)
Ocak çalışmıyor.
halı
1) ковёр (≈ 98–99 %)
Bu halı çok yumuşak.
araba
1) машина, автомобиль (≈ 85–90 %)
Arabam evin önünde duruyor.
bebek
1) младенец (≈ 85–90 %)
Bebek uyuyor.
ümit
1) надежда (≈ 95–98 %)
İçimde hâlâ ümit var.
yaşamak
1) жить (≈ 85–90 %)
İstanbul’da yaşamak pahalı.
kaplumbağa
1) черепаха (≈ 99–100 %)
Kaplumbağa çok yavaş yürüyor.
ay
1) месяц (≈ 75–85 %)
Bir ay burada kalacağım.
ay — месяц;
Ay — Луна как спутник Земли.
doğmak
1) рождаться (≈ 55–65 %)
Başka bir ülkede doğmak insanın hayatını tamamen değiştirebilir.
güneş
1) солнце (≈ 90–95 %)
Bugün güneş çok parlak.
gün
1) день (≈ 85–90 %)
Bugün güzel bir gün.
bugün
1) сегодня (≈ 98–99 %)
Bugün evde çalışıyorum.
adam
1) мужчина (≈ 55–65 %)
Sokakta bir adam bekliyor.
kadın
1) женщина (≈ 95–98 %)
Kadın kapının önünde bekliyor.
bayan
1) дама (≈ 65–75 %)
Yaşlı bir bayan otobüse bindi.
oğul
1) сын (≈ 95–98 %)
Oğul babasına yardım etti.
darülfünun
1) университет (≈ 99–100 %)
Osmanlı döneminde darülfünun modern yükseköğretimin merkeziydi.
telefon
1) телефон (≈ 95–98 %)
Telefon masada duruyor.
orospu
1) шлюха (≈ 85–90 %)
Bana orospu dedi.
fahişe
1) проститутка (≈ 95–98 %)
Bu kadın fahişe değil.
ağız
1) рот (≈ 70–80 %)
Ağız hem konuşmak hem de yemek yemek için kullanılır.
el
1) рука (≈ 80–85 %)
El insan vücudunun önemli bir parçasıdır.
ayak
1) ступня (≈ 75–85 %)
Ayak çok şişmiş.
cennet
1) рай (≈ 90–95 %)
Burası cennet gibi.
Здесь как в раю.
cehennem
1) ад (≈ 95–98 %)
Cehennem çok sıcak bir yer olarak tasvir edilir.
Ад описывается как очень жаркое место.
önemli
1) важный (≈ 90–95 %)
Bu önemli bir karar.
Это важное решение.
o
1) он / она / оно (≈ 80–90 %)
Bence o burada yaşıyor.
По-моему, он живёт здесь.
benim
1) мой (≈ 80–90 %)
Benim evim burada.
Мой дом здесь.
siz
1) вы (≈ 98–99 %)
Siz burada mı çalışıyorsunuz?
Вы здесь работаете?
lezzet
1) вкус (≈ 85–90 %)
Bu yemekte eşsiz bir lezzet var.
У этого блюда неповторимый вкус.
burada
1) здесь (≈ 99–100 %)
Ben burada yaşıyorum.
Я живу здесь.
senin
1) твой (≈ 90–95 %)
Senin evin çok güzel.
Твой дом очень красивый.
onlar
1) они (≈ 98–99 %)
Onlar burada yaşıyor.
Они живут здесь.
onların
1) их (≈ 95–98 %)
Onların evi çok büyük.
Их дом очень большой.
çay
1) чай (≈ 85–90 %)
Bu çay çok sıcak.
Этот чай очень горячий.
sıcak
1) горячий (≈ 65–75 %)
Bu çay çok sıcak.
Этот чай очень горячий.
ılık
1) тёплый (≈ 90–95 %)
Su ılık.
Вода тёплая.
lütfen
1) пожалуйста (≈ 98–99 %)
Lütfen kapıyı kapat.
Пожалуйста, закрой дверь.
ağaç
1) дерево (≈ 90–95 %)
Bu ağaç çok büyük.
Это дерево очень большое.
sikmek
1) ебать (≈ 90–95 %)
Birini sikmek hakkında şaka yaptı.
Он пошутил о том, чтобы кого-то ебать.
fincan
1) чашка (≈ 95–98 %)
Bu fincan çok güzel.
Эта чашка очень красивая.
kupa
1) кружка (≈ 50–60 %)
Bu kupa çok büyük.
Эта кружка очень большая.
divan
1) диван (≈ 45–55 %)
Bu divan çok rahat.
Этот диван очень удобный.