1/18
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
generate
üretmek, oluşturmak ⚙️ (Wind turbines generate electricity. - Rüzgar türbinleri elektrik üretir.)
switch off completely
kafayı tamamen boşaltmak 🔌 (I need a holiday to switch off completely. - Kafayı tamamen boşaltmak için bir tatile ihtiyacım var.)
gorgeous
muhteşem, çok güzel 😍 (The weather was gorgeous today. - Bugün hava muhteşemdi.)
sophisticated
gelişmiş, karmaşık 🧩 (They use highly sophisticated computer systems. - Oldukça gelişmiş bilgisayar sistemleri kullanıyorlar.)
carry on
devam etmek 🚶♂️ (He moved to London to carry on his work. - Çalışmalarına devam etmek için Londra'ya taşındı.)
dish up
yemeği servis etmek 🍽️ (Can you dish up the food while it's hot? - Yemek sıcakken servis edebilir misin?)
let down
hayal kırıklığına uğratmak 😞 (The families of the victims feel that the justice system has let them down. - Kurbanların aileleri, adalet sisteminin onları hayal kırıklığına uğrattığını düşünüyor.)
put off
ertelemek 🗓️ (You can't put the decision off any longer. - Kararı daha fazla erteleyemezsin.)
take off
(iş/kariyer) birden yükselmek 🚀 (Her business has really taken off. - İşi gerçekten birden yükselişe geçti.)
work out
çözmek, halletmek 🧩 (I can't work out what to do. - Ne yapacağımı çözemiyorum.)
filling
doyurucu 🥧 (This pie I ordered is very filling. - Sipariş ettiğim bu turta çok doyurucu.)
mild
hafif, acı olmayan 🍛 (The curry is actually quite mild. - Köri aslında oldukça hafif.)
runny
akışkan, cıvık 🍳 (Do you like your eggs cooked hard or runny? - Yumurtanı çok pişmiş mi yoksa akışkan mı seversin?)
sour
ekşi 🍋 (The milk tasted slightly sour. - Sütün tadı biraz ekşiydi.)
sticky
yapışkan 🍯 (This honey is very sticky. - Bu bal çok yapışkan.)
watery
sulu, tadı zayıf ☕ (They sell very watery coffee. - Çok sulu kahve satıyorlar.)
bin
çöp kutusu 🗑️ (It's time you threw those shoes in the bin. - O ayakkabıları çöp kutusuna atmanın zamanı geldi.)
massive
devasa, çok büyük 🏢 (The new shopping centre is massive. - Yeni alışveriş merkezi devasa.)
escape
kaçmak, uzaklaşmak 🏃♂️ (I like to do yoga to escape from daily stress. - Günlük stresten kaçmak için yoga yapmayı severim.)