1/766
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
abandon
terk etmek
ability
yetenek
star
[n]-yıldız
engage
tutmak, bağlanmak, çekmek
pick
seçmek, toplamak
purchase
satın almak, alım
consequence
sonuç, netice
facility
[n]-tesis, imkan
trouble
[n]-sorun, dert, bela
promote
desteklemek, yükseltmek, terfi ettirmek, organize etmek
fellow
adam, dost, arkadaş, sevgili, yoldaş, herif, aynı tür
pretend
yapmacık davranmak, sahte, numara yapmak
dear
[adj]-sevgili, pahalı
predict
tahmin etmek, önceden haber vermek
melt
eritmek
glad
[adj]-memnun, sevinçli
improve
[v]-geliştirmek, iyileştirmek
rate
[n]-oran, hız, fiyat
nevertheless
yine de, buna rağmen, ancak, bununla beraber
sleep
[n]-uyku
cruel
acımasız, zalim, gaddar, korkunç
impact
etki, darbe, çarpma, vuruş, çarpıştırma
alternative
[adj]-alternatif
share
hisse, pay, parça, bölüm, kısım, paylaşmak, bölüşmek
numerous
çok sayıda, sayısız, çok
detail
[n]-detay, ayrıntı
train
[n]-tren
low
[adj]-düşük, alçak | |[adv]-alçaktan, düşük seviyede
community
topluluk, cemaat
instance
örnek, durum, olay
urban
şehir, kent
fly
[n]-sinek
represent
temsil etmek, göstermek, sunmak
double
[adj]-çift, iki katı | |[det]-çift | |[pron]-iki misli |
associate
[v]-ilişkilendirmek, bağdaştırmak /|[n]-işten tanıdık, bildik, iş arkadaşı
report
[n]-rapor
suffer
sıkıntı çekmek
title
[n]-başlık, unvan
need
[n]-ihtiyaç, gereksinim
poet
[n]-şair
inspire
ilham vermek, aşılamak, esinlemek
strike
grev, vuruş, vurmak, çarpmak
excitement
heyecan, coşku, uyarılma, telaş, uyarma
examination
[n]-inceleme, muayene, sınav, sorgulama
enhance
geliştirmek, katkıda bulunmak, zenginlik katmak, (güç, güzellik, değer vb.) arttırmak
convince
ikna etmek
individual
bireysel, tek, kişisel, özel, birey, kişi
issue
[n]-mesele, konu, sayı (dergi)
picture
[n]-resim, tablo
still
[adv]-hala, henüz
wave
[n]-dalga
household
[n]-hane halkı, ev, hane|[adj]-hane halkına/eve ilişkin
lead
[n]-kurşun (metal), rehberlik, ipucu
rule
[n]-kural
critic
eleştirmen, muhalif
silent
sessiz
justify
meşrulaştırmak, haklı çıkarmak, haklı göstermek, doğrulamak, aklamak, savunmak
flat
düz, yassı, sabit, yatay, apartman dairesi
tidy
düzenli, derli toplu, temiz, tertipli
now
[adv]-şimdi, şu an
confident
kendinden emin, kendine güvenen, emin, güvenli, inançlı
cover
[n]-kapak, örtü
beat
vurmak, dövmek, yenmek
maintain
korumak, sağlamak, sürdürmek
rest
dinlenmek, kalan, gerisi, artık
next
[adj]-sonraki, sıradaki | |[adv]-sonra, bir sonraki
figure
şekil, rakam, sayı, resim, şekillendirmek, tasvir
variety
çeşit, çeşitlilik, tür
sort
[n]-tür, çeşit
pursue
[v]-kovalamak, peşinden koşmak, takip etmek|[v]-elde etmeye çalışmak, kovalamak
wide
geniş, büyük, yaygın, ardına kadar
rid
kurtulmak, kurtulmuş
market
[n]-pazar, piyasa, market
professional
[adj]-profesyonel, mesleki
chart
[n]-çizelge, grafik
statue
[n]-heykel
light
[adj]-hafif (ağırlık)
address
[n]-adres
positive
[adj]-olumlu, pozitif
suspect
şüpheli, zanlı, şüphelenmek, sanık
continent
[n]-kıta
local
[adj]-yerel, yöresel
approval
onay, onaylama, kabul
witness
tanık, şahit
candidate
aday
reliable
güvenilir, güvenli
complex
[adj]-karmaşık, kompleks
event
[n]-olay, etkinlik
arrangement
ayarlama, hazırlık, tertip
face
[n]-yüz, surat
ensure
sağlamak, garantiye almak, garantiye almak
struggle
çabalamak, savaşmak, mücadele
steady
sabit, sürekli, istikrarlı, düzenli, sağlam, devamlı, sarsılmaz
official
[adj]-resmi
alter
[v]-değiştirmek, değişmesini sağlamak, değişmek, değiş(tir)mek
behave
davranmak, hareket etmek, görgülü davranmak
wind
[n]-rüzgar
type
[n]-tür, çeşit, tip
ought
lazım, gerekli, ..malı/meli, hiç, zorunluluk
emphasize
vurgulamak