1/67
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
prosperity (n)
refah / zenginlik
inevitability (n)
kaçınılmazlık
encourage (v)
teşvik etmek / cesaretlendirmek
nevertheless (adv)
yine de / buna rağmen
masses (n)
kitleler / halk
reward (n/v)
ödül / ödüllendirmek
in terms of (prep)
bakımından / açısından
subordination (n)
tabiyet / ikincil planda olma
intimidation (n)
gözdağı / korkutma
summarize (v)
özetlemek
drive to (v/n)
sürüklemek / hırs (güdü)
seize (v)
ele geçirmek / yakalamak
appeal (v/n)
cazip gelmek / başvurmak / çağrı
cruel (adj)
zalim / acımasız
command (v/n)
emretmek / komut
victim (n)
kurban / mağdur
constitution (n)
anayasa / bünye
adopt (v)
benimsemek / evlat edinmek
imperial (adj)
imparatorlukla ilgili / görkemli
insist (v)
ısrar etmek
mean (v)
kastetmek / anlamına gelmek
extensive (adj)
kapsamlı / yaygın
creation (n)
yaratılış / oluşturma
profound (adj)
derin / etkileyici
origin (n)
köken / başlangıç
illiteracy (n)
okuma yazma bilmeme / cehalet
property (n)
mülk / özellik (nitelik)
occupy (v)
işgal etmek / meşgul etmek
component (n)
bileşen / parça
revive (v)
canlandırmak / yeniden diriltmek
loyalty (n)
sadakat / bağlılık
remind (v)
hatırlatmak
soon (adv)
yakında / birazdan
though (conj/adv)
-e rağmen / yine de
betray (v)
ihanet etmek / açığa vurmak
wounded (adj)
yaralı
declare (v)
ilan etmek / beyan etmek
fear (n/v)
korku / korkmak
persecution (n)
zulüm / eziyet
notable (adj)
dikkate değer / önemli
further (adj/adv)
daha ileri / ek olarak
implication (n)
olası sonuç / ima
struggle (v/n)
mücadele etmek / çaba
commoner (n)
sıradan vatandaş / halktan biri
overlook (v)
gözden kaçırmak / görmezden gelmek
dissatisfaction (n)
memnuniyetsizlik / hoşnutsuzluk
minority (n)
azınlık
admire (v)
hayran olmak / takdir etmek
quote (v/n)
alıntı yapmak / teklif etmek (fiyat)
forge (v)
sahtesini yapmak / şekillendirmek (dövmek)
convey (v)
aktarmak / iletmek
deprive (v)
mahrum bırakmak
mob (n)
kontrolden çıkmış kalabalık / çete
terrify (v)
dehşete düşürmek / çok korkutmak
convince (v)
ikna etmek
dedicate (v)
adamak / ithaf etmek
whom (pron)
kime / kimi
fiction (n)
kurgu / hayal ürünü
purpose (n)
amaç / gaye
discrepancy (n)
çelişki / tutarsızlık
uphold (v)
savunmak / desteklemek (kanun/karar)
upon (prep)
üzerine / üzerinde
sign (n/v)
işaret / imzalamak
excuse (n/v)
mazeret / bağışlamak
relevant (adj)
ilgili / alakalı
converge (v)
kesişmek / bir noktada toplanmak
would be (adj)
muhtemel / müstakbel
emergency (n)
acil durum