1/149
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
kitap
книга (≈ 98–99 %)
Bu kitap çok ilginç.
ona
1) ему / ей (≈ 80–85 %)
Турецкий язык не различает грамматический род, поэтому ona может означать и «ему», и «ей».
Ona söyledim.
biliyorsun
1) ты знаешь (≈ 95–98 %)
Bunu biliyorsun.
birkaç
1) несколько (≈ 98–99 %)
Birkaç gün İstanbul’da kalacağız.
operasyon
1) операция (≈ 95–98 %)
Polis sabah erken saatlerde operasyon düzenledi.
yer
1) место (≈ 55–65 %)
Burası çok güzel bir yer.
erkek
1) мужчина (≈ 60–70 %)
Kapının önünde bir erkek bekliyor.
market
1) продуктовый магазин (≈ 90–95 %)
Marketten süt aldım.
bakkal
1) магазин у дома (≈ 70–80 %)
Bakkaldan ekmek aldım.
manav
1) овощная лавка (≈ 65–75 %)
Manavdan domates aldım.
bu
1) этот (≈ 95–98 %)
Bu market çok ucuz.
tatlım
1) дорогой / дорогая (≈ 80–90 %)
Günaydın, tatlım.
hem… hem…
1) и … и (≈ 65–75 %)
Bu restoran hem ucuz hem güzel.
konusunda
1) в вопросе (≈ 70–80 %)
Para konusunda çok dikkatli.
yapmak
1) делать (≈ 70–80 %)
Bunu yapmak istemiyorum.
gelmek
1) приходить (≈ 85–90 %)
Buraya her gün gelmek istiyorum.
durmak
1) останавливаться (≈ 45–55 %)
Otobüs burada duracak.
büyükbaba
1) дедушка (≈ 99–100 %)
Büyükbabam İstanbul’da yaşıyor.
süt
1) молоко (≈ 99–100 %)
Marketten süt aldım.
yoğurt
1) йогурт (≈ 99–100 %)
Bu yoğurt çok taze.
ayran
1) айран (≈ 99–100 %)
Bir ayran, lütfen.
neden
1) почему (≈ 90–95 %)
Neden buraya geldin?
onları
1) их (≈ 95–98 %)
Onları gördüm.
Форма onları употребляется как прямое дополнение: «увидел их», «позвал их», «купил их».
Турецкое onları не различает род, поэтому означает сразу:
их мужчин / их женщин / их предметы / их животных — конкретное значение понятно только из контекста.
bununla
1) с этим (≈ 85–90 %)
Bununla ne yapacağım?
hâle
1) в состояние (≈ 85–90 %)
Durum tehlikeli bir hâle geldi.
peynir
1) сыр (≈ 99–100 %)
Biraz peynir aldım.
köle
1) раб (≈ 98–99 %)
O, yıllarca köle olarak çalıştırıldı.
beyaz
1) белый (≈ 98–99 %)
Beyaz peynir aldım.
kaşar
1) сыр кашар (≈ 90–95 %)
Marketten kaşar aldım.
deniz
1) море (≈ 95–98 %)
Deniz bugün çok sakin.
sekiz
1) восемь (≈ 99–100 %)
Sekiz elma aldım.
bakmak
1) смотреть (≈ 45–55 %)
Denize bakmak istiyorum.
fazla
1) слишком много (≈ 55–65 %)
Fazla kahve içiyorum.
küçük
1) маленький (≈ 90–95 %)
Bu oda çok küçük.
yardım
1) помощь (≈ 99 %)
Yardım için teşekkürler.
nereye
1) куда (≈ 99–100 %)
Nereye gidiyorsun?
hepsi
1) все (≈ 95–98 %)
Hepsi burada.
dünya
1) мир (≈ 75–85 %)
Dünya çok büyük.
kırk
1) сорок (≈ 99–100 %)
Kırk gün İstanbul’da kaldım.
atmak
1) бросать (≈ 45–55 %)
Topu bana atmak istiyor.
ve
1) и (≈ 99–100 %)
Çay ve kahve aldım.
ne
1) что (≈ 95–98 %)
Ne istiyorsun?
için
1) для (≈ 70–80 %)
Bu senin için.
mı / mi / mu / mü
1) ли / вопросительная частица (≈ 99–100 %)
Hazır mısın?
ben
1) я (≈ 99–100 %)
Ben İstanbul’da yaşıyorum.
merhaba
1) здравствуйте (≈ 85–90 %)
Merhaba, nasılsın?
demek
1) говорить (≈ 55–65 %)
Sana bir şey demek istiyorum.
hoşça kal
1) пока (≈ 95–98 %)
Hoşça kal, yarın görüşürüz.
federal
1) федеральный (≈ 98–99 %)
Almanya federal bir devlettir.
çok
1) очень (≈ 55–65 %)
Bu yemek çok güzel.
de / da
1) тоже / также (≈ 70–80 % среди случаев, когда de написано отдельно)
Ben de geliyorum. — Я тоже иду.
O da biliyor. — Он тоже знает.
ama
1) но (≈ 90–95 %)
Gelmek istiyorum ama vaktim yok.
saat
1) час
Saat üç.
komik
1) смешной (≈ 80–90 %)
Bu film çok komik.
kız
1) девочка / девушка / дочь (≈ 85–95 %)
O genç bir kız.
baba
1) отец / папа (≈ 95–99 %).
Babam evde.
karşı
1) напротив (≈ 45–55 %)
Ev marketin karşısında.
borç
1) долг (≈ 90–95 %).
Borcum var.
akıl
1) ум / разум (≈ 85–90 %).
Aklını kullan.
radyo
1) радио (≈ 95–99 %).
Radyoda müzik çalıyor.
kuzey
1) север (≈ 95–99 %).
Türkiye’nin kuzeyi daha serindir.
türlü
1) разный / разнообразный (≈ 70–80 %).
Türlü yemekler var.
problem
1) проблема (≈ 95–99 %).
Bir problem var.
kavga
1) ссора / драка (≈ 90–95 %).
Onlar kavga etti.
çocuk
1) ребёнок (≈ 90–95 %).
Çocuk parkta oynuyor.
söylemek
1) говорить / сказать (≈ 85–90 %).
Sana bir şey söylemek istiyorum.
Я хочу тебе кое-что сказать.
söz
1) слово (≈ 70–80 %).
Bu sözü unutma.
Не забывай это слово.
tüm
1) весь / все (≈ 90–95 %).
Tüm insanlar burada.
Все люди здесь.
dost
1) друг (≈ 90–95 %).
O benim dostum.
Он мой друг.
var
1) есть / имеется (≈ 90–95 %).
Bir problem var.
Есть проблема.
evet
1) да (≈ 95–99 %).
Evet, buradayım.
Да, я здесь.
değil
1) не / не является (≈ 95–99 %).
Bu doğru değil.
Это неправильно / Это не является правильным.
hayır
1) нет (≈ 90–95 %)
Hayır, istemiyorum.
Нет, я не хочу.
duymak
1) слышать (≈ 75–85 %).
Seni duymak zor.
Тебя трудно слышать.
oynamak
1) играть (≈ 90–95 %)
Çocuklar parkta oynamak istiyor.
Дети хотят играть в парке.
insan
1) человек (≈ 95–99 %)
İnsan hata yapar.
Человек совершает ошибки.
neyse
1) ладно (≈ 85–90 %).
Neyse, sonra konuşuruz.
Ладно, поговорим потом.
karşılığında
1) в обмен на / взамен (≈ 85–90 %).
Yardımının karşılığında ona para verdim.
Взамен за его помощь я дал ему деньги.
haber
1) новость (≈ 85–90 %)
Haber doğru değil.
Новость неправдива.
gitmek
1) идти (≈ 70–80 %)
Şimdi eve gitmek istiyorum.
Сейчас я хочу идти домой.
olmak
1) становиться (≈ 65–75 %).
Doktor olmak istiyorum.
Я хочу стать врачом.
adil
1) справедливый (≈ 85–90 %).
Bu karar adil.
Это решение справедливое.
arkadaş
1) друг / подруга (≈ 90–95 %).
Arkadaş burada.
Друг здесь.
affedersiniz
1) извините (≈ 90–95 %).
Affedersiniz, saat kaç?
Извините, который час?
konuşmak
1) говорить / разговаривать (≈ 90–95 %).
Türkçe konuşmak istiyorum.
Я хочу говорить по-турецки.
lor
1) творог / мягкий сывороточный сыр (≈ 95–99 %).
Lor çok taze.
Творог очень свежий.
labne
1) сливочный сыр (≈ 95–99 %).
Labne çok yumuşak.
Сливочный сыр очень мягкий.
margrain
1) маргарин (≈ 95–99 %).
Margarin çok ucuz.
Маргарин очень дешёвый.
paşa
1) паша (≈ 85–90 %).
Paşa saraya geldi.
Паша прибыл во дворец.
kaşkaval
1) кашкавал, жёлтый полутвёрдый сыр (≈ 95–99 %).
Kaşkaval çok lezzetli.
Кашкавал очень вкусный.
karpuz
1) арбуз (≈ 95–99 %).
Karpuz çok tatlı.
Арбуз очень сладкий.
yaya
1) пешеход (≈ 70–80 %).
Yaya karşıdan karşıya geçiyor.
Пешеход переходит дорогу.
köprü
1) мост (≈ 95–99 %).
Köprü çok eski.
Мост очень старый.
kalyon
1) галеон (≈ 90–95 %).
Kalyon limana yaklaşıyor.
Галеон приближается к порту.
kulluk
1) служба / служение (≈ 70–80 %).
Kulluk kolay değildir.
Служение — дело нелёгкое.
kamer
1) луна (≈ 90–95 %, книжное/поэтическое слово).
Kamer gökyüzünde parlıyor.
Луна сияет в небе.
hatun
1) госпожа / женщина (≈ 80–90 %).
Hatun kapıda bekliyor.
Женщина ждёт у двери.
Нюанс
Слово современное, но часто звучит старомодно, народно или шутливо. В обычной нейтральной речи чаще говорят kadın.
cadde
1) улица / проспект (≈ 90–95 %).
Bu cadde çok kalabalık.
Эта улица очень людная.
turna
1) журавль (≈ 90–95 %).
Turna gökyüzünde uçuyor.
Журавль летит в небе.
baş
1) голова (≈ 55–65 %).
Baş ağrıyor.
Голова болит.