1/72
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
die Beute
ganimet, av, çalıntı mal
der Einbrecher
hırsız (eve/iş yerine giren)
erbeuten
ganimet ele geçirmek, çalmak
die Fahndung
arama, insan avı, takip
fassen
yakalamak, tutmak
festnehmen
tutuklamak, gözaltına almak
geistesgegenwärtig
soğukkanlı, uyanık, hazırcevap
knacken
kırmak, (şifre/kilit) çözmek
missglücken
başarısız olmak, ters gitmek
schusselig
unutkan, sakar, dalgın
die Tarnung
kamuflaj, gizlenme
die Überwachungskamera
güvenlik kamerası
ungeschickt
beceriksiz, sakar
das Urteil
karar, hüküm
die Verhaftung
tutuklama
verzögern
geciktirmek, ertelemek
wachsam
uyanık, dikkatli, teyakkuzda
der Arrest
gözaltı, hapis, tevkif
der Betrug
dolandırıcılık, sahtekarlık
das Delikt
suç, cürüm
entgegenwirken
karşı koymak, engel olmak
erstaunlich
şaşırtıcı, hayret verici
die Körperverletzung
kasten yaralama, darp
präventiv
önleyici, koruyucu
der Raub
soygun, gasp
das Recht
hak, hukuk, adalet
der Rückgang
düşüş, azalma, gerileme
die Strafe
ceza
straffällig
suç işlemiş, suçlu
die Straftat
suç, cezai fiil
der Ausschuss
komite, kurul, komisyon
ablehnen
reddetmek, geri çevirmek
abstimmen über
oylamak, oy vermek
annehmen
kabul etmek, tahmin etmek
beschließen
karar vermek, kararlaştırmak
belästigen
taciz etmek, rahatsız etmek
der Bundestag
federal meclis
der Bundesrat
federal konsey
die Bürokratie
bürokrasi
einführen
yürürlüğe koymak, ithal etmek
erwarten
beklemek, ummak
gefährden
tehlikeye atmak
der Gesetzgeber
kanun koyucu, yasama organı
gültig
geçerli, yürürlükte
die Rechtsprechung
yargı, içtihat
die Regelung
düzenleme, kural
vorlegen
sunmak, ibraz etmek
die Vorschrift
yönetmelik, hüküm, kural
die Auflösung
dağılma, fesih, çözüm
erscheinen
görünmek, basılmak, ortaya çıkmak
kitschig
rüküş, zevksiz, rüküş sanatsal
nebensächlich
ikinci derecede, önemsiz
der Nervenkitzel
heyecan, adrenalin, sinir savaşı
der Schauplatz
olay yeri, sahne
überschaubar
öngörülebilir, net, anlaşılır
überwiegen
ağır basmak, üstün gelmek
die Vielfalt
çeşitlilik
großen Anklang finden
büyük beğeni toplamak, tutulmak
sich seinen Ängsten stellen
korkularıyla yüzleşmek
die sturmfreie Bude
evde kimsenin olmaması (boş ev)
Gefahr laufen
tehlikeye atılmak, risk almak
gefragt sein
rağbette olmak, aranmak
ein Gesetz erlassen
kanun çıkarmak
ein Gesetz verabschieden
kanunu meclisten geçirmek/onaylamak
jmd. in ein Gespräch verwickeln
birini lafa tutmak, konuşmaya dahil etmek
sich zu helfen wissen
başının çaresine bakmayı bilmek
die Kassen klingeln lassen
kasayı doldurmak, iyi para kazanmak
einen Kick geben
heyecan vermek, gaza getirmek
eine andere Sicht der Dinge
olaylara farklı bir bakış açısı
etw./jmd. auf der Spur sein
bir şeyin/birinin izinde olmak
eine Strafe verhängen
ceza kesmek, ceza uygulamak
eine Straftat begehen
suç işlemek
über die Stränge schlagen
aşırıya kaçmak, ölçüyü kaçırmak