1/149
This set of 150 vocabulary flashcards covers essential nouns, adjectives, adverbs, verbs, and phrasal verbs frequently encountered in the YÖKDİL exam, with Turkish definitions for English terms.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
Proliferation
Çoğalma, üreme, yayılma
Surveillance
Gözetim, yakın takip, izleme
Obstacle
Engel, mani
Incidence
Görülme sıklığı, vaka oranı
Determinant
Belirleyici faktör
Inclination
Eğilim, meyil, yatkınlık
Prevalence
Yaygınlık, görülme oranı
Proximity
Yakınlık (zaman veya mekan olarak)
Dissemination
(Bilgi, haber vb.) Yayma, dağıtma
Adherence
Bağlılık, sadakat; (kurala) uyma
Interference
Müdahale, araya girme
Reciprocity
Karşılıklılık, mütekabiliyet
Repercussion
Olumsuz sonuç, geri tepme, yankı
Disparity
Farklılık, eşitsizlik, uçurum
Inspection
Denetleme, teftiş, inceleme
Extinction
Nesli tükenme, yok olma
Identification
Kimlik tespiti, tanımlama
Inclusion
Dahil etme, kapsama
Discrepancy
Tutarsızlık, çelişki
Constrain
Kısıtlamak, sınırlamak, zorlamak
Stagnation
Durgunluk, yerinde sayma
Alienation
Yabancılaşma, dışlanmışlık hissi
Deterrence
Caydırıcılık
Sanction
Compensation
Mitigation
Hafifletme, (acıyı/sorunu) dindirme
Eradication
Kökünü kazıma, yok etme, ortadan kaldırma
Disruption
Aksama, bozulma, kesinti
Shortage
Kıtlık, eksiklik, yetersizlik
Cultivation
Tarım/Ekme; geliştirme (yetenek vb.)
Unprecedented
Eşi benzeri görülmemiş
Indispensable
Vazgeçilmez, elzem
Insurmountable
Başa çıkılamaz, aşılamaz, yenilemez
Intricate
Karmaşık, detaylı
Tumultuous
Çalkantılı, gürültülü, karmaşık
Ubiquitous
Her yerde bulunan, yaygın
Ambiguous
Belirsiz
Revitalising
Canlandırıcı, hayat verici
Subtle
Hemen göze çarpmayan, ince, nüanslı
Elaborate
Ayrıntılı, detaylı
Overt
Açık, gizli olmayan, meydanda
Compulsory
Zorunlu, mecburi
Reversible
Tersine çevrilebilir, geri dönüşü olan
Vulnerable
Savunmasız, hassas, (zarara) açık
Persistent
Israrcı, kalıcı, süregelen
Comprehensive
Kapsamlı, detaylı
Abrupt
Ani, bekli olmayan
Relentless
Amansız, acımasız, aralıksız
Inherent
Doğasında olan, doğuştan gelen
Profound
Derin, köklü, çok büyük etki yapan
Elusive
Ele geçmez, anlaşılması veya tanımlanması zor
Abundant
Bol, bereketli, çok fazla
Scarce
Nadir, yetersiz, kıt
Devastating
Yıkıcı, tahrip edici, mahveden
Negligible
İhmal edilebilir, çok küçük
Plausible
Makul, akla yatkın
Redundant
Gereksiz, ihtiyaç fazlası
Appropriate
Uygun, yerinde
Visible
Görünür, belirgin
Confidential
Gizli, mahrem
Extensively
Kapsamlı bir şekilde, yaygın olarak
Accurately
Doğru bir şekilde, tam olarak
Strictly
Sıkı bir şekilde, kesinlikle
Thoroughly
Titizlikle, en ince ayrıntısına kadar, tamamen
Simultaneously
Eş zamanlı olarak, aynı anda
Deliberately
Kasten, bilerek, mahsus
Reluctantly
İsteksizce, gönülsüzce
Instantaneously
Anında, o saniyede
Severely
Şiddetli bir şekilde, ciddi derecede, sertçe
Suspiciously
Şüpheli bir şekilde
Intuitively
Sezgisel olarak
Permanently
Kalıcı olarak
Haphazardly
Gelişigüzel, darmadağınık bir şekilde
Coincidentally
Tesadüfen
Inextricably
Ayrılmaz bir şekilde
Explicitly
Açıkça, net bir şekilde, belirtilerek
Evenly
eşit olarak
Exponentially
Katlanarak, çok hızlı bir şekilde
Seemingly
Görünüşe bakılırsa, görünürde
Fundamentally
Esasen, temelinden
Slightly
Hafifçe, azıcık
Smoothly
Sorunsuzca, pürüzsüzce
Enormously
Muazzam derecede
Sparsely
Seyrek olarak
Respectively
Sırasıyla
Successively
Art arda, birbirini izleyen şekilde
Relatively
Nispeten, oranla
Adversely
Olumsuz yönde, kötü bir şekilde
Arbitrarily
Keyfi olarak, rastgele
Primarily
Esas olarak, öncelikle, başlıca
Sacrifice
Feda etmek, kurban etmek
Inhibit
Engel olmak, engellemek
Aggravate
Kötüleştirmek, şiddetlendirmek
Exploit
Sömürmek, faydalanmak, kendi çıkarına kullanmak
Scatter
Dağıtmak, saçmak, darmadağın etmek
Enforce
Uygulamak, zorla yürütlüğe koymak (kanun vb.)
Refute
Çürütmek (bir iddiayı)
Ascertain
Aslını öğrenmek, belirlemek, kesinleştirmek
Undermine
Baltalamak, zayıflatmak, temelini sarsmak
Curb
Kontrol altına almak, dizginlemek, azaltmak