1/236
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
attractive
cazip
entrepreneur
girişimci
exception
istisna
queue
sıra
dozen
düzine
epidemic
salgın
defect
kusur, defo
consequence
sonuç
pressure
basınç
council
heyet, medeniyet
species
tür
prohibit
yasaklamak
affect
etkilenmek
insects
böcekler
look for
aramak
poverty
yoksulluk
rural
kırsal
underestimate
önemsenmemek
pollution
kirlilik
argicultural
tarımsal
assassination
suikast
awaiting
beklemek
suffer
acı çekmek
measure
tedbir, ölçmek
herb
bitki
agreement
anlaşma, uzlaşma
diagnose
teşhis koyma
recruit
işe almak
border
sınır
decline
azalmak
rate
oran
urban
kentsel
aware of
farkında olmak
extincition
neslin tükenmesi
establish
kurmak
inform
bilgi
approximately
yaklaşık olarak
favor
iyilik
participate
katılmak
likely
olası, muhtemel
recover
iyileşmek
humankind
insanlık
harvest
ürün, hasılat
branch
şube, dal
lecture
konferans
toward
-e doğru
prestigious
prestijli
contract
sözleşme
mend
tamir etmek
enhance
artmak (geliştirmek)
surge
artmak (ani hızla)
soar
artmak
escalate
artmak/ gittikçe kötüleşmek
Amplify
sesini arttırmak/ düşüncesini net bir şekilde açıklamak
Augment
arttırmak/çoğaltmak
decrease
azalmak
reduce
azalmak (zayıflamak/düşürmek)
lessen
azaltmak
shrink
daraltmak,küçültürmek/korkuyla geri çekilme
diminish
azalmak
mitigate
hafifletmek, düşürmek
curtail
kısa kesmek/ sınırlamak
Cut down
azaltmak
dwindle
azalmak
wane
yavaşta kaybolmaz/yavaşça azalmak
deplete
azalmak/tüketmek
set off
başlatmak, sebep olmak
initiate
başlatmak
commence
başlatmak
launch
tanıtım etkinliği, uzay aracı veya geminin gönderilmesi, başlamak
kick off
futboldaki ilk atış, başlamak
cease
durdurulmak
terminate
durdurmak, çalışanın işinin sonlandırılması, kürtaj
suspend
aktif veya geçici durdurmak/ uzaklaştırma
call of
planlanan bir şeyin iptali/ saldırılmasını durdurulmasını sağlamak
expire
süresinin bitmesi
halt
durmak
threat(en)
tehtit
endanger
tehlikeye atmak
jeopardize
tehlikeye atmak
undermine
karşısındaki kişinin başarısını özgüvenini düşürmek/ zayıf yönünden vurmak
imperil
tehtit
menace
tehtit
intimidate
tehtit
compromise
tehlikeye atmak, uzlaşmak, ödün vermek
sonar expriment
sonar deneyi
civilization
medeniyet, toplum
hurricane
hortum
indoor smoking
kapalı alanda sigara içmek
hanging garden
asma bahçe
great depression
ekonomik kriz
drug dealers
uyuşturucu satıcısı
underdeveloped
az gelişmiş
beverage
içicek
necessities
gereklilik