1/118
Vocabulary flashcards covering key general, academic, and medical terms from the lecture notes.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
airborne pollution (col)
hava yoluyla taşınan kirlilik
alleviate (v)
hafifletmek
antidote (n)
panzehir
attenuation (n)
azaltma (güç, etki)
avian influenza (col)
kuş gribi
bedevil (v)
altüst etmek
bedsore (n)
yatak yarası
biological warfare (col)
biyolojik savaş
cardiac arrest (n)
kalp durması
cause nausea (col)
bulantıya sebep olmak
choking (adj)
boğucu
climatic fluctuation (col)
iklimsel dalgalanma
cold storage (n)
soğuk hava deposu
communicable (adj)
bulaşıcı
concussion (n)
beyin sarsıntısı
congenital (adj)
doğuştan gelen bir hastalık/durum
connective tissue (col)
bağ dokusu
contagious disease (col)
bulaşıcı hastalık
conventional wisdom (col)
halk arasındaki yaygın inanış
decompression sickness (n)
vurgun
deprivation (n)
yoksunluk
dietary fibre (col)
diyet lifi
disinfectant (n)
mikrop öldürücü
disrupt sleep (col)
uykuyu bölmek
dissipate heat (col)
ısı yaymak
drowsiness (n)
mahmurluk
drug addiction (col)
uyuşturucu bağımlılığı
dwarfism (n)
cücelik
early intervention (col)
erken müdahale
effective measure (col)
etkili önlem
emergency shelter (col)
acil durum sığınağı
endemic (adj)
bölgesel
eradicate completely (col)
tamamen ortadan kaldırmak
excessive exposure (col)
aşırı maruz kalma
factitious disorder (col)
yapay bozukluk
fat deposit (col)
yağ birikintisi/katmanı
first aid (n)
ilk yardım
flow of blood (col)
kan akışı
folk medicine (n)
geleneksel tıp
foodborne (adj)
gıda kaynaklı
form clot (col)
pıhtı oluşturmak
gestation (n)
gebelik, fikir aşaması
gingivitis (n)
diş eti iltihabı
gland (n)
salgı bezi
groundbreaking research (col)
çığır açan araştırma
hay fever (col)
bahar nezlesi
healing process (col)
iyileşme süreci
hearing aid (n)
işitme cihazı
heartburn (n)
göğüste ağrılı yanma hissi
heatstroke (n)
güneş çarpması
illicit drug (col)
uyuşturucu, yasadışı ilaç
impaired hearing (col)
işitme engelli
imperative (adj)
mecburi
incurable disease (col)
tedavisi olmayan hastalık
inductive logic (col)
tümevarımlı mantık
ingest (v)
yutmak
inoculation (n)
aşılama
insecticide (n)
böcek ilacı
intricate network (col)
karmaşık ağ
joint pain (col)
eklem ağrısı
junk food (col)
abur cubur
kwashiorkor (n)
kwashiorkor sendromu
lean muscle (col)
yağsız kas
life expectancy (col)
ömür | yaşam süresi/beklentisi
life-threatening condition (col)
yaşamı tehdit eden
malnutrition (n)
yetersiz beslenme
mass production (col)
seri üretim
maternity ward (n)
doğum servisi
measles (n)
kızamık
middle ear (col)
orta kulak
misdiagnose (v)
yanlış teşhis koymak
motion sickness (col)
hareket hastalığı, taşıt tutması
mumps (n)
kabakulak
nausea (n)
bulantı
organic matter (col)
organik madde
pain relief (col)
ağrıyı hafifletme
palpitations (n)
kalp çarpıntısı
parental care (col)
ebeveyn bakımı
persistent vegetative state (col)
bitkisel hayat
physical fitness (col)
fiziksel uygunluk
polio (n)
çocuk felci
pollen (n)
polen
postpartum (adj)
doğum sonrası
prescription drug (col)
reçeteli ilaç
profound change (col)
büyük değişiklik
prolong life (col)
ömrünü uzatmak
protective measure (col)
koruyucu önlem
prosthesis (n)
takma organ
quarantine (v)
karantinaya almak
rabies (n)
kuduz
rapid pulse (col)
hızlı nabız
raw meat (col)
çiğ et
rickets (n)
raşitizm
root cause (col)
ana neden
saline (n)
tuzlu su
sanitation (n)
hijyen
sedentary (adj)
durağan
seizure (n)
el koyma, nöbet, kalp krizi
sewage (n)
lağım
sleeplessness (n)
uykusuzluk