1/69
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
accompany
Eşlik etmek (bir olgunun başka bir olguyla birlikte, eşzamanlı görülmesi).
affect
Etkilemek (bir bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisi).
allocate
Tahsis etmek, ayırmak (kaynakları veya fonları belirli bir alana yönlendirmek).
alleviate
Hafifletmek, yatıştırmak (bir semptomu veya sorunu azaltmak).
amaze
Şaşırtmak (beklenmeyen bir bulguyla karşılaşıldığında).
answer
Cevaplamak, yanıt vermek (araştırma sorusuna yanıt bulmak).
appoint
Atamak, görevlendirmek.
approve of
Onaylamak, uygun bulmak.
arise
Ortaya çıkmak, meydana gelmek (yeni bir sorunun veya durumun belirmesi).
assign
Atamak, görev veya değer vermek (denekleri randomize gruplara ayırmak).
assist
Yardım etmek, desteklemek.
astonish
Şaşırtmak, hayrete düşürmek.
be resolved
Çözümlenmek, karara bağlanmak.
call
Adlandırmak, isimlendirmek.
challenge
Meydan okumak, sorgulamak (mevcut bir teorinin geçerliliğini sınamak).
come across
Rastlamak, karşılaşmak (literatürde veya verilerde bir bulguya tesadüfen denk gelmek).
compensate for
Telafi etmek, karşılamak (bir eksikliği veya deneysel hatayı gidermek).
conclude
Sonuç çıkarmak, karara varmak (verilerden mantıksal bir çıkarım elde etmek).
cope with
Başa çıkmak, üstesinden gelmek (bir zorluk veya kısıtlılıkla mücadele etmek).
criticize
Eleştirmek, kritik etmek.
deal with
Üstesinden gelmek, ilgilenmek, ele almak (belirli bir konuyu, sorunu veya veri setini incelemek).
desert
Terk etmek, yüzüstü bırakmak.
deserve
Hak etmek (bir konunun daha fazla araştırılmaya değer olması).
deteriorate
Kötüleşmek, bozulmak (bir materyalin yapısının veya hastanın durumunun bozulması).
determine
Belirlemek, saptamak.
develop
Geliştirmek (yeni bir teori, model, ölçek veya yöntem oluşturmak).
direct
Yönlendirmek, yönetmek.
discover
Keşfetmek, bulmak (yeni bir bilgi veya istatistiksel ilişki ortaya çıkarmak).
discriminate
Ayırt etmek, ayrım yapmak (iki farklı grubu veya durumu istatistiksel olarak birbirinden ayırmak).
dislike
Hoşlanmamak.
distribute
Dağıtmak, yaymak (örneğin; verilerin bir popülasyondaki normal dağılımı).
dominate
Hakim olmak, baskın olmak (bir türün, genin veya eğilimin diğerlerine üstün gelmesi).
emerge
Ortaya çıkmak, belirmek (nitel analizde yeni bir temanın görünür hale gelmesi).
encourage
Teşvik etmek, cesaretlendirmek (literatürde gelecekteki çalışmaları yönlendirmek).
endorse
Onaylamak, desteklemek (bir politikayı, kuramı veya sonucu doğrulamak).
equip
Donatmak (bir laboratuvarı veya modeli gerekli araç ve gereçlerle sağlamak).
escort
Eşlik etmek, refakat etmek.
establish
Kurmak, oluşturmak, kanıtlamak.
extend
Uzatmak, genişletmek (bir çalışmanın kapsamını veya metodolojisini ileriye taşımak).
finance
Finanse etmek, kaynak sağlamak (bir araştırma projesini fonlamak).
find
Bulmak.
found
Kurmak, tesis etmek (örneğin, bir enstitü veya araştırma merkezi kurmak).
grow
Büyümek, artmak (hücre büyümesi veya verilerdeki artış).
hear
Duymak.
ignore
Görmezden gelmek, ihmal etmek (analizde aykırı bir değişkeni veya veriyi dışarıda bırakmak).
infer
Çıkarım yapmak (mevcut verilere veya bulgulara dayanarak dolaylı bir sonuca ulaşmak).
influence
Etkilemek, tesir etmek.
involve
İçermek, kapsamak, dahil etmek (bir çalışmanın gerektirdiği prosedürler).
know
Bilmek, tanımak.
listen to
Dinlemek.
look for
Aramak, bulmaya çalışmak.
maintain
Sürdürmek, mevcut durumu korumak veya bir argümanı iddia etmeye devam etmek.
mention
Bahsetmek, değinmek (literatür taramasında bir kaynağa atıfta bulunmak).
motivate
Motive etmek, gerekçelendirmek (bir araştırmanın arkasındaki itici güç).
preserve
Korumak, muhafaza etmek (doku örneklerini veya bütünlüğü bozmadan saklamak).
prolong
Uzatmak (bir süreci, etkiyi veya deneyin süresini artırmak).
promote
Teşvik etmek, desteklemek.
put up with
Katlanmak, dayanmak.
read
Okumak.
recognize
Tanımak, kabul etmek, farkına varmak (bir araştırmanın kısıtlılığını veya bir yazarın katkısını resmi olarak bilmek).
reveal
Açığa çıkarmak, göstermek (çalışma sonuçlarının yeni bir gerçeği veya paterni ortaya koyması).
seek
Aramak, araştırmak, elde etmeye çalışmak.
spread
Yaymak, dağılmak (bir virüsün veya bilginin yayılımı).
stretch
Esnetmek, uzatmak.
surpass
Aşmak, geçmek (bir beklentiyi veya önceki çalışmaların bulgularını geride bırakmak).
tear up
Yırtmak, parçalamak.
think about
Üzerine düşünmek.
tolerate
Tolere etmek, tahammül etmek (bir organizmanın belirli bir ilaç dozuna dayanması).
unite
Birleştirmek.
worry about
Endişelenmek, kaygı duymak.