1/87
Kelam dersi ÖSYM anahtar kavramları, metodolojisi, ilahiyyat konuları, Allah'ın sıfatları, nübüvvet ve kelami teorileri içeren çalışma kartları.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
AKAİD
Dinin itikat esaslarını konu edindiği için Kelam ilmine verilen isim.
USULÜ’D-DİN
Dinin aslını oluşturan akideyi, temel inanç ilkelerini kendisine konu edindiği için Kelam ilmine verilen ad.
İLM-İ TEVHİD
Konularının ağırlığını Allah’a iman, Allah’ın birlemesi (tevhid) ve sıfatları oluşturduğu için Kelam ilmine verilen ad.
FIKH-I EKBER
Fıkhın inançla ilgili yönlerini ele aldığı için Kelam ilmine verilen ad.
İLM-İ İSTİDLAL VE NAZAR
Yöntem olarak daha çok düşünme ve akıl yürütmeyi seçtiği için Kelam ilmine verilen ad.
TEVHİD (İLAHİYYAT)
Allah’ın varlığı, birliği, sıfatları ve fiilleri yaratıp var etmesi ve tüm varlık alemiyle ilişkisini konu edinen alan.
NÜBÜVVET
Peygamberliğin imkanı, diğer peygamberlerin risaleti, vahiy, kitaplar ve Hz. Muhammed’in peygamberlik ispatını konu edinen alan.
SEMİYYAT
Melek, cin, şeytan gibi görünmeyen varlıklar, kıyamet ve ahireti konu edinen alan.
KIYASÜL-GAİB ALE’Ş-ŞAHİD
Bilinmeyen veya duyuların ötesinde bulunan bir şeyin bilinen veya duyular ile algılanan bir şeyle kıyaslanması yöntemi.
SEBR VE TAKSİM
Hakkında iki veya daha fazla hükmün verilmesi muhtemel bulunan bir düşünceye ilişkin konuların ihtimallerini yanlışlayıp doğru olana ulaşma yöntemi.
MUCİZE İLE İSTİDLAL
İnsanı aşan fiilleri ancak peygamberlerin getirebileceği fikrine dayanan istidlal yöntemi.
SONA BAŞLANGIÇ İLE İSTİDLAL
Bir şeyin ilk defa oluşumunun ikinci defa oluşumuna delil sayılması esasına dayanan istidlal yöntemi.
İN’İKASI EDİLLE
Bir iddiaya getirilen delillerin yanlışlığının sabit olması durumunda iddianın yanlış olmasına kanaat getirme yöntemi.
HİSSİYYAT
Müteahhırrun döneminde dış ve iç duyularla elde edilen bilgi ile yapılan kıyas.
BEDİHİYYAT
İnsanlarda doğuştan var olan apaçık akli bilgilere dayanan kıyas.
MÜTEVATİRAT
Yalan söyleme hususunda ittifak etmeleri aklın imkansız gördüğü bir toplumun haberlerine dayanarak yapılan kıyas.
Tahkiki iman
Kişinin bilgiye, araştırmaya yönelmesi ve bu sayede iman direncini kuvvetlendirmesi ile elde ettiği sağlam iman.
Taklid-i iman
Kişinin sadece okuyarak, ilim yoluyla elde ettiği iman.
Tafsili iman
İçerisinde inanılması gereken olaylara ya da durumlara daha geniş ve ayrıntılı bir biçimdeki inanma durumu.
İcmali iman
İnanılması gereken durumlara toptan ve direkt bir şekilde inanma durumu.
MÜNKİR-KÜFÜR
Din adına tebliğ ettiği konularda peygamberi tasdik etmemek, onaylamamak anlamında bir terim.
MÜŞRİK-ŞİRK
Kâinatı yaratan ve idare eden en yüce varlığın ulûhiyyetine ortak tanıma anlamında bir terim.
MÜDRİK
Birinci rek'ata yetişip namazın tamamını imamla birlikte kılan kimse anlamında fıkıh terimi.
MÜCRİM
Günahkâr anlamında bir Kur'an terimi.
İRTİDAD-RİDDE
Bir Müslümanın İslâm dininden çıkması anlamında fıkıh terimi.
RİYA
Allah için yapılması gereken amel ve ibadeti kullara gösteriş olsun diye yapma anlamında ahlâk terimi.
İFSAT-FESAD
Tabii dengenin, sosyal düzenin ve ahlâkî yapının bozuluşunu ifade eden bir terim.
Hikmet ve Gâye Delili
Her varlıkta kendine mahsus bir gâye, maksat, fayda ve netice takip edildiğini, hiçbir abes bulunmadığını savunan delil.
İmkân Delili
Âlemin mümkünat nevinden olduğu, varlığı ile yokluğunun eşit bulunduğu ve var olmak için bir sebebe muhtaç olduğu esasına dayanan delil.
İntizâm-nizam Delili
Her varlığın kendi parçalarıyla ve bütün kâinatın birbiriyle bir ahenk ve düzen içinde olduğunu savunan delil.
Hudûs Delili
Âlemin durmadan değiştiği, değişen her şeyin sonradan olduğu ve sonradan olan her şeyin bir yaratıcıya muhtaç olduğu esasına dayanan delil.
Burhân-ı Temânu '
Kâinatta Allah’tan başka ilâhların mevcudiyeti halinde evrenin vücut bulmasının imkânsızlığı fikrine dayanan delil.
İNAYET
Allah’ın küllî bilgisi ve takdirinin kâinatın varlığı ve iyiliği yönünde tecelli etmesidir.
İHTİRÂ '
Örneği bulunmayan bir nesneyi yaratmak anlamına gelen ve İbn Rüşd tarafından kullanılan kelâm terimi.
FETRET
İki peygamber arasında hak dine davetin kesintiye uğradığı dönem (Genel olarak Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki dönem).
ULUL AZM PEYGAMBERLER
Sabırlı, gayretli ve kararlı kimseler anlamına gelen ve Hz. Nûh, Hz. İbrahim, Hz. Mûsa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'e verilen sıfat.
Hissî Mûcizeler
İnsanların duyularına hitap eden harikulâde olaylar (kevnî mûcizeler).
Haberî Mûcizeler
Peygamberlerin Allah’tan gelen vahye dayanarak verdikleri gayb haberleridir.
MAÛNET
Herhangi bir mümine yardımcı olmak üzere Allah tarafından yaratılan olağanüstü durumlar.
İRHÂS
Nübüvvetle görevlendirilmeden önce peygamberlerden sâdır olan hârikulâde olaylar.
KERAMET
Velîlerden zuhur eden olağanüstü hal.
İHANET
İlâhlık veya peygamberlik iddiasında bulunan bir kimsenin elinde bu misyonunu yalanlayan hârikulâde bir olay meydana gelmesi.
İSTİDRÂC
Allah’ın, âyetlerini yalanlayanları derece derece, sezdirmeden azaba doğru çekmesi, helâke götürmesi.
ŞEMÂİL
Hz. Peygamber’in fizikî ve ahlâkî özelliklerini ifade eden terim ve bu konuda yazılan eserlerin ortak adı.
HASÂİSÜ’n-NEBÎ
Allah’ın sadece Hz. Muhammed’e lutfettiği özellikleri ifade eden tabir ve bunları ele alan eserlerin ortak adı.
BEŞÂİRÜ’n-NÜBÜVVE
Genel olarak Hz. Muhammed’in nübüvvetini doğrulayan belgeler, özel olarak önceki kutsal kitaplarda onun peygamberliğini müjdeleyen metinler.
DELÂİLÜ’n-NÜBÜVVE
Peygamberlik müessesesini, özellikle Hz. Muhammed’in peygamberliğini ispatlamak amacıyla yazılan eserlerin ortak adı.
BERZAH
Ölümle başlayıp yeniden diriltilmeye (ba's) kadar sürecek olan ara dönem, dünya ile âhiret arasındaki âlem ve kabir hayatı.
MAHŞER
Kıyamet gününde diriltilecek olan mükelleflerin hesaba çekilmek üzere bir araya toplanması.
MÎZAN
Mükelleflerin iman ve amellerinin kıyamet gününde değerlendirilmesini sağlayan şey anlamında Kur’an terimi.
ARÂF
Cennetle cehennemi birbirinden ayıran bölgedeki surun yüksek kısmının adı.
ŞEFAAT
Âhirette peygamberlerin ve izin verilen kimselerin müminlerin bağışlanması için Allah katında niyazda bulunmaları.
DÂBBETÜ’l-ARZ
Kıyamet alâmetlerinden biri olarak kabul edilen yaratık.
DUHÂN
Kıyametin büyük alâmetlerinden biri olup Kur'an'da duman anlamında kullanılan terim.
Vücûd
Allah'ın zâtî sıfatlarından olup yokluğunun düşünülmemesi demektir.
Vahdâniyyet
Allah'ın zâtî sıfatlarından olup bir olması demektir.
Kıdem
Allah'ın zâtî sıfatlarından olup başlangıcının olmaması demektir.
Bekā
Allah'ın zâtî sıfatlarından olup sonunun olmaması demektir.
Muhâlefetün li’l-havâdıs
Allah'ın zâtî sıfatlarından olup yaratılmışlara benzememesi demektir.
Kıyâm bi-nefsihî
Allah'ın zâtî sıfatlarından olup varlığı için başkasına ihtiyacı olamaması demektir.
Tekvîn
Allahü teâlânın yaratıcı olması, her şeyi O'nun yaratması demektir.
İBDA
Allah'ın fiilî sıfatlarından olup benzersiz şekilde yaratması anlamına gelir.
İHYA
Allah'ın fiilî sıfatlarından olup can vermesi anlamına gelir.
İMATE
Allah'ın fiilî sıfatlarından olup can alması anlamına gelir.
TERZİK
Allah'ın fiilî sıfatlarından olup rızık vermesi anlamına gelir.
TEŞBİH-TECSİM
Allah’ı yaratılmışlara benzetme ve cisimleştirme (Mücesseme, Müşebbîhe) anlayışı.
TEFVİZ
Haberi sıfatların yorumlanmayıp anlamının Allah'a havale edilmesi.
TEVİL
Haberi sıfatları akli ve dil bilgisi ilkeleri ile yorumlama.
TATİL
Allah’ın zatını sıfatlarından soyutlama ve subutî sıfatları reddetme.
TEVFİK
Allah’ın kullarının fiillerini sevdiği ve razı olduğu şeye uygun kılması.
HIZLAN
Allah’ın itaatsiz kullarını kendi haline terk etmesi.
TEVLİD
Kulun fiillerini Allah’ın müdahalesi olmadan tabiatta işleyiş çerçevesinde meydana getirmesi.
TEVELLÜD
Tevlid sonucu meydana gelen ikincil fiil veya etki.
KULLİ İRADE
Allah’ın sınırsız ve mutlak iradesi.
CÜZİ İRADE
Allah tarafından insana verilen sınırlı tercih etme iradesi.
İSTİTAAT
Kulun fiili gerçekleştirecek yetenek ve gücü.
KESB
İhtiyari fiillerin ortaya çıkmasında kulun etkisi.
HUSUN-KUBUH
İyilik, güzellik ve kötülük, çirkinlik anlamlarını ifade eden terim.
ASLAH
Allah’ın kulları için en faydalı ve en uygun şeyleri yapması ilkesi.
TEKLİF-İ MALA YUTAK
Allah’ın kulunu gücünün yetmeyeceği bir işi yapıp yapmama hususunda sorumlu tutması.
RUYETULLAH
Müminlerin ahirette Allah’ı görmesi.
KÜMÛN
Bir cismin diğer bir cisimde veya bir arazın bir cisimde bilkuvve var olması anlamında felsefe ve kelâm terimi.
AHVAL
Allah’ın sıfatları meselesinin çözümü maksadıyla Ebû Hâşim el-Cübbâî’nin ortaya attığı teori.
TAFRA
Cismin mesafenin bir kısmını sıçrayarak geçtiğini ileri süren, Nazzâm tarafından geliştirilen anti-atomcu tabiat felsefesi teorisi.
TECEDDÜD-İ EMSÂL
Cismi oluşturan araz ve cevherlerin her an yok olmasının hemen ardından yenilenmesi suretiyle varlığını sürdürmesi anlayışı.
SARFE
Kur’ân-ı Kerîm’in erişilmez üstünlüğünü kanıtlamayı amaçlayan i‘câzü’l-Kur’ân teorisi.
Teaddüd-i kudema
Kadimlerin birden çok olması, yani ezeli olanların birden fazla olması, birden çok ilahların varlığı anlamına gelen terim.
HALKU’l-KUR’ÂN
Kur’an’ın yaratılmış olup olmadığı konusundaki tartışmaları ifade eden, Allah'ın Kelam sıfatı ile ilgili terim.