1/35
Bu flashcard seti, transcript'te yer alan yeme-içme, kişilik özellikleri, para birimi, ulaşım, eğitim, ev hayatı ve iş dünyası kategorilerinden seçilen temel kelimelerin İngilizce terimlerini ve Türkçe karşılıklarını içermektedir.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
Aubergine
Patlıcan; bir sebze türü.
Courgette
Kabak; yemeklerde kullanılan bir sebze.
Beetroot
Pancar; genellikle salatalara konulan kırmızı bir sebze.
Mussels
Midye; bir tür deniz ürünü.
Affectionate
Şefkatli; sevgi dolu ve dost canlısı.
Ambitious
Hırslı; başarıya ulaşmak için çok çalışan.
Bossy
Buyurgan; sürekli başkalarına ne yapması gerektiğini söyleyen.
Stubborn
İnatçı; fikrini asla değiştirmeyen.
Afford
Maddi gücü yetmek; bir şeyi satın alabilmek.
Inherit
Miras olarak devralmak; birinden para veya mülk kalması.
Mortgage
İpotekli konut kredisi; ev satın almak için bankadan alınan borç.
Charge
Ücret talep etmek; bir hizmet karşılığında para istemek.
Pedestrian zone
Yaya bölgesi; araçların giremediği alan.
Zebra crossing
Yaya geçidi; karşıdan karşıya geçmek için güvenli yol.
Parking fine
Park cezası; hatalı park etme sonucu ödenen para.
Filthy
Çok kirli; pis.
Starving
Çok aç; açlıktan ölmek üzere olan.
Enormous
Devasa; çok büyük.
Voicemail
Sesli mesaj; telefona bırakılan kayıtlı mesaj.
Engaged
Meşgul; telefon hattının kullanımda olması.
Frustrated
Hayal kırıklığına uğramış veya sinirlenmiş; bir durumun çözülememesinden dolayı duyulan his.
Boarding school
Yatılı okul; öğrencilerin konakladığı eğitim kurumu.
Expel
Okuldan atmak; bir öğrenciyi okuldan uzaklaştırmak.
Revise
Sınava çalışmak; ders tekrarı yapmak.
Attic
Tavan arası; evin en üst kısmındaki bölüm.
Outskirts
Şehir dışı; bir şehrin merkezden uzak kısımları.
Redundant
İhtiyaç fazlası; işten (eleman fazlalığı nedeniyle) çıkarılmış.
Resign
İstifa etmek; kendi isteğiyle işten ayrılmak.
Bargain
Kelepir; kalitesine göre çok uygun fiyatlı ürün.
Receipt
Fiş; bir şey satın alındığında verilen makbuz.
Refund
Para iadesi; iade edilen ürün karşılığında paranın geri alınması.
Compensation
Tazminat; bir hata veya kayıp karşılığında ödenen bedel.
Adaptor
Adaptör; elektronik cihazları farklı prizlere bağlamaya yarayan dönüştürücü.
Evidence
Kanıt; bir suçun işlendiğini gösteren delil.
Witness
Tanık; bir olayı bizzat gören kişi.