Critical Reading TLP

0.0(0)
Studied by 0 people
call kaiCall Kai
learnLearn
examPractice Test
spaced repetitionSpaced Repetition
heart puzzleMatch
flashcardsFlashcards
GameKnowt Play
Card Sorting

1/57

encourage image

There's no tags or description

Looks like no tags are added yet.

Last updated 3:57 PM on 4/14/26
Name
Mastery
Learn
Test
Matching
Spaced
Call with Kai

No analytics yet

Send a link to your students to track their progress

58 Terms

1
New cards

To assert (v)

OF: assertion (n), assertive (adj), assertively (adv)

İddia etmek / İleri sürmek; Bir durumun doğru olduğunu güçlü bir şekilde ifade etmek.

2
New cards

Breakthrough (n)

Büyük buluş / Atılım; Bilim veya teknoloji alanında yapılan çok önemli ve yeni keşif.

3
New cards

Contemporary (adj)

OF: contemporary (n)

Çağdaş / Güncel; İçinde bulunulan zamana ait olan veya o dönemdeki düşünce yapısını yansıtan.

4
New cards

Decline (n)

OF: decline (v), declining (adj)

Gerileme / Çöküş; Bir kültürün veya dönemin kalitesinde veya gücünde yaşanan azalma.

5
New cards

Devastation (n)

OF: devastate (v), devastating/devastated (adj)

Yıkım / Tahribat; Büyük çaplı zarar, hastalık veya felaketlerin neden olduğu çok kötü durum.

6
New cards

To emphasise (v)

OF: emphasis (n)

Vurgulamak / Üzerinde durmak; Bir konunun önemini belirtmek için ona özel dikkat çekmek.

7
New cards

To expand (n)

OF: expansion/expansiveness (n), expansive (adj), expansively (adv)

Genişletmek / Yayılmak; Bir fikri, bölgeyi veya kapsamı daha büyük hale getirmek.

8
New cards

To interfere (v)

OF: interference (n), interfering (adj)

Müdahale etmek / Karışmak; Bir durumu veya süreci engellemek amacıyla araya girmek.

9
New cards

To maintain (v)

OF: maintenance (n)

Korumak / Sürdürmek; Bir gücü, durumu veya kontrolü devam ettirmek.

10
New cards

Periodically (adv)

OF: period (n), periodic (adj)

Periyodik olarak / Belirli aralıklarla; Zaman zaman, düzenli olmayan ancak tekrarlanan aralıklarla yapılan.

11
New cards

Prevalent (adj)

OF: prevalence (n)

Yaygın / Hakim olan; Belirli bir dönemde veya yerde çok sık rastlanan ve kabul gören.

12
New cards

Prominent (adj)

OF: prominence (n), prominently (adv)

Önde gelen / Seçkin; Önemli, tanınmış ve toplumda etkisi olan kişiler veya makamlar.

13
New cards

To spread (v)

OF: spread (n)

Yayılmak; Fikirlerin veya hastalıkların bir bölgeden diğerine ulaşması.

14
New cards

To be associated with sth

Bir şeyle ilişkilendirilmek; Bir kavramın veya dönemin belirli bir yer veya fikirle bağlantılı görülmesi.

15
New cards

Contrary to (popular belief/opinion)

Yaygın inanışın/kanaatin aksine; Genel olarak doğru kabul edilenin tam tersini ifade etmek için kullanılır.

16
New cards

To be derived from sth

Bir şeyden türetilmek / -den gelmek; Bir kelimenin veya kavramın kökeninin başka bir dile veya duruma dayanması.

17
New cards

To refer to sth

Bir şeyi kastetmek / Atıfta bulunmak; Belirli bir dönemi veya durumu tanımlamak için bir terim kullanmak.

18
New cards

To set the stage for sth

Bir şeye zemin hazırlamak; Gelecekte gerçekleşecek önemli bir olay için uygun koşulları oluşturmak.

19
New cards

Social mobility

Sosyal hareketlilik; Kişilerin toplum içerisindeki statülerinin veya sınıflarının değişebilmesi imkanı.

20
New cards

Appreciation (n)

OF: appreciate (v), (un)appreciative (adj), appreciatively (adv)

Takdir / Değerini anlama; Bir şeyin kalitesini, değerini veya sanatçının becerisini fark etme ve anlama.

21
New cards

Corruption (n)

OF: corrupt (v), corrupt/corruptible (adj), corruptly (adv)

Yolsuzluk / Bozulma; Bir kurumun (örneğin kilisenin) dürüst olmayan veya ahlaki açıdan bozulmuş uygulamaları.

22
New cards

Eloquent (adj)

OF: eloquence (n), eloquently (adv)

Etkileyici / Güzel konuşan; Düşünceleri çok net, akıcı ve ikna edici bir şekilde ifade etme yeteneği.

23
New cards

Endeavour (n)

OF: endeavour/endeavor (n), endeavour/endeavor (v)

Çaba / Gayret; Belirli bir amaca ulaşmak için gösterilen ciddi ve planlı çalışma veya girişim.

24
New cards

To identify (v)

OF: identification (n), (un)identifiable (adj)

Tanımlamak / Belirlemek; Bir şeyi belirli özelliklerine göre tanımak veya bir dönemi o isimle adlandırmak.

25
New cards

Notably (adv)

OF: note (n), note (v), notable (adj)

Özellikle / Bilhassa; Bir grubun veya durumun içindeki en dikkat çekici örneği vurgulamak için kullanılır.

26
New cards

Obscure (adj)

OF: obscurity (n), obscure (v)

Gözden uzak / Bilinmeyen; Pek tanınmayan, gizli kalmış veya keşfedilmesi zor olan (örneğin manastır kütüphaneleri).

27
New cards

Preconceived (adj)

OF: preconception (n)

Önyargılı / Önceden oluşmuş; Bir konu hakkında gerçek bilgi edinmeden önce zihinde oluşmuş, taraflı fikirler.

28
New cards

Priority (n)

OF: prioritise/prioritize (v), prior (adj)

Öncelik; Diğer her şeyden daha önemli görülen ve ilk sıraya konulan konu veya değer.

29
New cards

To provoke (v)

OF: provocation (n), provocative (adj), provocatively (adv)

Neden olmak / Tetiklemek; Bir tartışmayı, soruyu veya tepkiyi ortaya çıkarmak ya da başlatmak.

30
New cards

Rejection (n)

OF: reject (v)

Reddetme / Geri çevirme; Mevcut bir inancı, yöntemi (örneğin skolastisizm) veya fikri kabul etmemek.

31
New cards

Subtle (adj)

OF: subtlety (n), subtly (adv)

İnce / Hemen göze çarpmayan; Doğrudan olmayan, ancak dikkatli bakıldığında anlaşılan hassas bir değişim veya ayrıntı.

32
New cards

Virtue (n)

OF: virtuous (adj), virtuously (adv)

Erdem / Meziyet; Hem kişisel hem de toplumsal gelişim için gerekli olan ahlaki mükemmellik ve doğruluk.

33
New cards

A rounded education

Yönlü/Kapsamlı eğitim; Sadece tek bir alana odaklanmayan; edebiyat, tarih ve spor gibi pek çok dalı içeren bütünsel eğitim.

34
New cards

As opposed to sth

Bir şeyin aksine / -den ziyade; İki farklı durumu karşılaştırırken, birinin diğerine tercih edildiğini belirtmek için kullanılır.

35
New cards

Par excellence

Kusursuz örnek / En iyisi; Kendi alanında en yüksek kaliteyi veya en mükemmel örneği temsil eden.

36
New cards

To be traced back to sth

Bir şeyin kökenine dayanmak; Bir fikrin veya hareketin başlangıç noktasını geçmişteki bir kişiye veya olaya kadar takip etmek.

37
New cards

To come up with sth

Bir şey ortaya koymak / Bulmak; Yapılan çalışmalar sonucunda yeni bir fikir, teori veya bakış açısı geliştirmek.

38
New cards

To put sth into practice

Bir şeyi uygulamaya koymak; Teorik bilgiyi sadece bilmekle kalmayıp, onu gerçek hayatta veya toplum yararına kullanmak.

39
New cards

To take an interest in sth

Bir şeye ilgi duymak; Belirli bir konuya (örneğin antik kaynaklar veya sanat) merak salmak ve onunla ilgilenmeye başlamak.

40
New cards

Bond (n)

OF: bonding (n), bond (v), bonded (adj)

Bağ / İlişki; İnsanları birbirine bağlayan özel bir dil veya ortak duygu.

41
New cards

To collapse (v)

OF: collapse (n), collapsed (adj)

Çökmek / Yıkılmak; Bir yapının, sistemin veya etkinin gücünü kaybederek dağılması.

42
New cards

Countless (adj)

OF: count (n), count (v)

Sayısız; Sayılamayacak kadar çok, pek çok masterpiece (şaheser) gibi.

43
New cards

To depict (v)

OF: depiction (n)

Betimlemek / Tasvir etmek; Bir şeyi resim veya sanat yoluyla göstermek, temsil etmek.

44
New cards

Envy (n)

OF: envy (v), envious (adj), enviously (adv)

Gıpta / Kıskançlık; Başkasının sahip olduğu bir şeye duyulan hayranlık dolu istek.

45
New cards

Gratitude (n)

OF: (un)grateful (adj), (un)gratefully (adv)

Minnet / Şükran; Yapılan bir iyilik veya sağlanan bir imkan karşısında duyulan teşekkür hissi.

46
New cards

To lack (v)

OF: lack (n), lacking (adj)

Eksik olmak / -den yoksun olmak; Bir şeyin mevcut olmaması veya tamamlanmamış olması.

47
New cards

Means (n)

Yol / Yöntem / Araç; Bir amaca ulaşmak için kullanılan yöntem veya aracılık.

48
New cards

Mutually

OF: mutuality (n), mutual (adj)

Karşılıklı olarak; İki tarafın da aynı şekilde etkilenmesi veya fayda sağlaması.

49
New cards

To overlook (v)

Gözden kaçırmak / İhmal etmek; Bir gerçeği veya durumu fark etmemek ya da dikkate almamak.

50
New cards

Pride (n)

OF: proud (adj), proudly (adv)

Gurur / Kıvanç; Bir başarıdan veya değerden dolayı duyulan büyük onur ve tatmin duygusu.

51
New cards

Publicity (n)

OF: publicise/publicize (v), public (adj), publicly (adv)

Tanıtım / Kamuoyu ilgisi; Dikkat çekme, halkın ilgisini ve desteğini kazanma durumu.

52
New cards

Relevance (n)

OF: (ir)relevance/(ir)relevancy (n), (ir)relevant (adj), (ir)relevantly (adv)

İlgi / Alaka / Güncellik; Bir şeyin belirli bir durumla veya zamanla olan bağlantısı ve önemi.

53
New cards

Representation (n)

OF: representative (n), represent (v), representative (adj), representatively (adv)

Temsil / Tasvir; Bir kişinin veya fikrin sanat yoluyla yansıtılmış hali.

54
New cards

Steadily (adv)

OF: steadiness (n), (un)steady (adj), (un)steadily (adv)

İstikrarlı bir şekilde / Durmaksızın; Düzenli bir hızda ve sürekli olarak artan veya devam eden.

55
New cards

Civic pride

Şehir gururu / Vatandaşlık gururu; İnsanların yaşadıkları şehirden ve onun başarılarından duydukları ortak gurur.

56
New cards

In essence

Esasen / Özünde; Bir meselenin en temel ve önemli kısmını ifade etmek için kullanılır.

57
New cards

To lose touch with sth

Bir şeyle olan bağını koparmak; Bir durumla olan iletişimini, anlayışını veya yakınlığını kaybetmek.

58
New cards

Prior to sth

-den önce; Bir olaydan veya zamandan daha önceki bir aşamayı belirtir.