Level 2 Flashcards

0.0(0)
Studied by 0 people
call kaiCall Kai
learnLearn
examPractice Test
spaced repetitionSpaced Repetition
heart puzzleMatch
flashcardsFlashcards
GameKnowt Play
Card Sorting

1/309

encourage image

There's no tags or description

Looks like no tags are added yet.

310 Terms

1
New cards

break down;My car usually breaks down when I have an urgent meeting.

bozulmak;Acil bir toplantım olduğunda arabam genellikle bozulur.

2
New cards

bring back;Please bring back the books you borrowed last week.

geri getirmek;Lütfen geçen hafta ödünç aldığın kitapları geri getir.

3
New cards

clean up;We should clean up the kitchen before our guests arrive.

temizlemek, toplamak;Misafirlerimiz gelmeden önce mutfağı temizlemeliyiz.

4
New cards

fall over;Be careful on the icy path so you don't fall over.

düşüp yuvarlanmak, takılıp düşmek;Buzlu yolda dikkatli ol ki düşmeyesin.

5
New cards

find out;I need to find out what time the train leaves for London.

öğrenmek, keşfetmek;Londra treninin saat kaçta kalktığını öğrenmem gerekiyor.

6
New cards

get dressed;She gets dressed quickly after taking a warm shower every morning.

giyinmek;Her sabah ılık bir duş aldıktan sonra hızlıca giyinir.

7
New cards

grow up;Children grow up very fast when they start going to school.

büyümek, yetişmek;Çocuklar okula gitmeye başladıklarında çok hızlı büyürler.

8
New cards

hurry up;If you don't hurry up, we will miss our flight to Paris.

acele etmek;Eğer acele etmezsen Paris uçuşumuzu kaçıracağız.

9
New cards

look after;Can you look after my cat while I am abroad on holiday?

ilgilenmek, bakmak;Ben tatilde yurt dışındayken kedime bakabilir misin?

10
New cards

pick up;He will pick up his luggage from the airport afternoon.

almak, kaldırmak;Öğleden sonra bagajını havalimanından alacak.

11
New cards

put on;Put on your heavy coat because it is freezing outside today.

giymek, takmak;Bugün dışarısı çok soğuk olduğu için kalın paltonu giy.

12
New cards

take off;The plane will take off as soon as the weather improves.

havalanmak (uçak), çıkarmak (kiyafet);Hava düzelir düzelmez uçak havalanacak.

13
New cards

try on;You should try on those shoes before you buy them online.

denemek (kiyafet);O ayakkabıları internetten satın almadan önce denemelisin.

14
New cards

wake up;I usually wake up early even on the weekends.

uyanmak;Hafta sonları bile genellikle erken uyanırım.

15
New cards

agree;I don't agree with my parents about many things.

katılmak;Aileme birçok şey hakkında katılmıyorum.

16
New cards

argue;They often argue about who should clean the living room floor.

tartışmak;Sık sık salon tabanını kimin temizlemesi gerektiği hakkında tartışırlar.

17
New cards

believe;I believe that learning foreign languages creates better career opportunities.

inanmak;Yabancı dil öğrenmenin daha iyi kariyer fırsatları yarattığına inanıyorum.

18
New cards

care;She deeply cares about environmental problems and animal protection.

önemsemek, değer vermek;Çevre sorunlarını ve hayvanların korunmasını derinden önemsiyor.

19
New cards

choose;It is difficult to choose between these two beautiful dresses.

seçmek;Bu iki güzel elbise arasında seçim yapmak zor.

20
New cards

decide;We must decide where to spend our summer vacation soon.

karar vermek;Yaz tatilimizi nerede geçireceğimize yakında karar vermeliyiz.

21
New cards

disagree;Scientists sometimes disagree about the main causes of climate change.

katılmamak, aynı fikirde olmamak;Bilim insanları bazen iklim değişikliğinin ana nedenleri hakkında farklı düşünürler.

22
New cards

forget;Don't forget to lock the door before you leave home.

unutmak;Evden çıkmadan önce kapıyı kilitlemeyi unutma.

23
New cards

guess;Can you guess how much money he spent on his new laptop?

tahmin etmek;Yeni dizüstü bilgisayarına ne kadar para harcadığını tahmin edebilir misin?

24
New cards

hope;I hope we will pass our English exam successfully next week.

ummak, dilemek;Gelecek hafta İngilizce sınavımızı başarıyla geçeceğimizi umuyorum.

25
New cards

imagine;Can you imagine living on another planet in the future?

hayal etmek;Gelecekte başka bir gezegende yaşadığını hayal edebiliyor musun?

26
New cards

mean;What does this complicated word mean in this paragraph?

anlamına gelmek;Bu karmaşık kelime bu paragrafta ne anlama geliyor?

27
New cards

prefer;I prefer staying at home to going out in stormy weather.

tercih etmek;Fırtınalı havada dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.

28
New cards

prepare;Students need to prepare carefully for their final university exams.

hazırlamak, hazırlanmak;Öğrencilerin nihai üniversite sınavlarına dikkatlice hazırlanmaları gerekir.

29
New cards

remember;Please remember to call your grandmother after dinner tonight.

hatırlamak;Lütfen bu akşam yemekten sonra büyükannenizi aramayı unutmayın/hatırlayın.

30
New cards

understand;I cannot understand this grammar rule without clear examples.

anlamak;Net örnekler olmadan bu dil bilgisi kuralını anlayamıyorum.

31
New cards

borrow;May I borrow your umbrella until tomorrow morning?

ödünç almak;Yarın sabaha kadar şemsiyeni ödünç alabilir miyim?

32
New cards

celebrate;We plan to celebrate my sister's birthday at a nice restaurant.

kutlamak;Kız kardeşimin doğum gününü güzel bir restoranda kutlamayı planlıyoruz.

33
New cards

chat;They like to chat about sports while drinking hot coffee.

sohbet etmek;Sıcak kahve içerken spor hakkında sohbet etmeyi severler.

34
New cards

collect;My cousin used to collect rare coins from different countries.

biriktirmek, toplamak;Kuzenim farklı ülkelerden nadir madeni paralar biriktirirdi.

35
New cards

download;You can download the mobile application for free from the internet.

indirmek (dijital);Mobil uygulamayı internetten ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

36
New cards

invite;We should invite all our close friends to the dinner party.

davet etmek;Tüm yakın arkadaşlarımızı akşam yemeği partisine davet etmeliyiz.

37
New cards

join;Would you like to join our study group this afternoon?

katılmak, dâhil olmak;Bu öğleden sonra çalışma grubumuza katılmak ister misin?

38
New cards

meet;I am going to meet my classmates in front of the museum.

buluşmak, karşılaşmak;Sınıf arkadaşlarımla müzenin önünde buluşacağım.

39
New cards

paint;She decided to paint her bedroom walls light blue.

boyamak;Yatak odasının duvarlarını açık maviye boyamaya karar verdi.

40
New cards

practice;You must practice speaking English every day to become fluent.

pratik yapmak;Akıcı konuşabilmek için her gün İngilizce pratik yapmalısın.

41
New cards

text;I will text you the address as soon as I arrive at the station.

mesaj atmak;İstasyona varır varmaz sana adresi mesaj atacağım.

42
New cards

travel;Many people love to travel to historical places during holidays.

seyahat etmek;Birçok insan tatillerde tarihi yerlere seyahat etmeyi sever.

43
New cards

visit;We are going to visit our grandparents during the weekend.

ziyaret etmek;Hafta sonu büyükbaba ve büyükannemizi ziyaret edeceğiz.

44
New cards

apply;He wants to apply for a new job at an international company.

başvurmak;Uluslararası bir şirkette yeni bir işe başvurmak istiyor.

45
New cards

book;You should book a hotel room in advance during the summer season.

rezervasyon yaptırmak;Yaz sezonunda önceden otel odası rezervasyonu yaptırmalısın.

46
New cards

boss;His boss gave him an important task to complete by tomorrow.

patron;Patronu ona yarına kadar tamamlaması için önemli bir görev verdi.

47
New cards

earn;Experienced doctors usually earn high salaries in private hospitals.

kazanmak (para);Deneyimli doktorlar özel hastanelerde genellikle yüksek maaş kazanırlar.

48
New cards

employ;The expanding factory plans to employ fifty new workers next month.

işe almak, istihdam etmek;Büyüyen fabrika önümüzdeki ay elli yeni işçi istihdam etmeyi planlıyor.

49
New cards

fix;The mechanic will fix my car engine before the weekend.

tamir etmek;Tamirci hafta sonundan önce arabamın motorunu tamir edecek.

50
New cards

spend;She spends too much money on clothes every month.

harcamak;Her ay kıyafetlere çok fazla para harcar.

51
New cards

save;It is essential to save some money for unexpected emergencies.

biriktirmek, tasarruf etmek;Beklenmedik acil durumlar için bir miktar para biriktirmek şarttır.

52
New cards

beef;We bought fresh beef from the local butcher for dinner.

sığır eti;Akşam yemeği için yerel kasaptan taze sığır eti aldık.

53
New cards

pork;Some religions prohibit their followers from consuming pork.

domuz eti;Bazı dinler inananlarının domuz eti tüketmesini yasaklar.

54
New cards

lamb;Traditional roasted lamb is served during special holidays.

kuzu eti;Geleneksel fırınlanmış kuzu eti özel bayramlarda servis edilir.

55
New cards

duck;The restaurant is famous for its delicious crispy duck dish.

ördek eti;Restoran lezzetli çıtır ördek yemeği ile ünlüdür.

56
New cards

turkey;People often prepare roasted turkey for family festive dinners.

hindi eti;İnsanlar genellikle aile kutlama yemekleri için fırında hindi hazırlar.

57
New cards

seafood;Fresh seafood is very popular in coastal towns during summer.

deniz ürünleri;Taze deniz ürünleri yaz boyunca sahil kasabalarında çok popülerdir.

58
New cards

tuna;I prepared a quick salad with canned tuna and vegetables.

ton balığı;Konserve ton balığı ve sebzelerle hızlı bir salata hazırladım.

59
New cards

salmon;Grilled salmon is a very healthy source of protein and omega-3.

somon balığı;Izgara somon balığı çok sağlıklı bir protein ve omega-3 kaynağıdır.

60
New cards

flour;You need two cups of flour to bake a simple cake.

un;Basit bir kek pişirmek için iki su bardağı una ihtiyacınız var.

61
New cards

honey;Adding natural honey to warm tea helps soothe a sore throat.

bal;Ilık çaya doğal bal eklemek boğaz ağrısını hafifletmeye yardımcı olur.

62
New cards

jam;She spreads strawberry jam on her toast every morning.

reçel;Her sabah kızarmış ekmeğine çilek reçeli sürer.

63
New cards

oil;Pour a little olive oil into the frying pan before cooking.

yağ (sıvı);Yemek pişirmeden önce tavaya biraz zeytinyağı dökün.

64
New cards

butter;Bakers use pure butter to make crispy croissants.

tereyağı;Fırıncılar çıtır kruvasanlar yapmak için saf tereyağı kullanırlar.

65
New cards

pepper;Add some black pepper to the soup to enhance its flavor.

biber/karabiber;Lezzetini artırmak için çorbaya biraz karabiber ekleyin.

66
New cards

salt;Too much salt in your food can cause high blood pressure.

tuz;Yemeğinizdeki çok fazla tuz yüksek tansiyona neden olabilir.

67
New cards

sugar;I prefer tea without sugar because I am on a diet.

şeker;Diyette olduğum için şekersiz çayı tercih ederim.

68
New cards

spice;Indian cuisine uses a wide variety of strong spices.

baharat;Hint mutfağı çok çeşitli güçlü baharatlar kullanır.

69
New cards

vinegar;Combine olive oil and vinegar to make a tasty salad dressing.

sirke;Lezzetli bir salata sosu yapmak için zeytinyağı ve sirkeyi karıştırın.

70
New cards

biscuit;He ate a chocolate biscuit while drinking his afternoon tea.

bisküvi;Beş çayını içerken çikolatalı bir bisküvi yedi.

71
New cards

burger;We ordered a delicious beef burger and fried potatoes at the cafe.

burger;Kafede lezzetli bir sığır eti burgeri ve patates kızartması sipariş ettik.

72
New cards

chip;Thin potato chips are a popular snack during movie nights.

patates cipsi / kızartması;İnce patates cipsleri film gecelerinde popüler bir atıştırmalıktır.

73
New cards

dessert;Would you like to order a chocolate cake for dessert?

tatlı;Tatlı olarak çikolatalı kek sipariş etmek ister misiniz?

74
New cards

pie;My grandmother makes the best apple pie in our town.

turta, börek;Büyükannem kasabamızdaki en iyi elmalı turtayı yapar.

75
New cards

pizza;We ordered a large vegetarian pizza for the party last night.

pizza;Dün geceki parti için büyük bir vejetaryen pizza sipariş ettik.

76
New cards

salad;Eating a fresh green salad daily is very good for health.

salata;Her gün taze yeşil salata yemek sağlık için çok iyidir.

77
New cards

soup;A hot bowl of chicken soup will help you recover quickly.

çorba;Bir kase sıcak tavuk çorbası çabuk iyileşmene yardımcı olacaktır.

78
New cards

steak;He ordered a medium-rare steak with baked potatoes at the restaurant.

biftek;Restoranda fırınlanmış patates ile orta-az pişmiş bir biftek sipariş etti.

79
New cards

toast;I usually eat buttered toast and eggs for breakfast.

tost / kızarmış ekmek;Kahvaltıda genellikle tereyağlı kızarmış ekmek ve yumurta yerim.

80
New cards

baked;Freshly baked bread smells wonderful early in the morning.

fırınlanmış, pişmiş;Taze fırınlanmış ekmek sabahın erken saatlerinde harika kokar.

81
New cards

boiled;Boiled vegetables are healthier than fried ones.

haşlanmış;Haşlanmış sebzeler kızartılmış olanlardan daha sağlıklıdır.

82
New cards

fried;Eating too much fried food can lead to health problems.

kızartılmış;Çok fazla kızartılmış yiyecek yemek sağlık sorunlarına yol açabilir.

83
New cards

grilled;We had grilled chicken and salad for lunch yesterday.

ızgarada pişmiş;Dün öğle yemeğinde ızgara tavuk ve salata yedik.

84
New cards

roast;They prepare traditional roast turkey every winter festival.

fırında kızartılmış;Her kış festivalinde geleneksel fırında kızartılmış hindi hazırlarlar.

85
New cards

sweet;Ripe mangoes have a very sweet and pleasant taste.

tatlı;Olgun mangoların çok tatlı ve hoş bir tadı vardır.

86
New cards

spicy;Mexican dishes are often spicy because of hot peppers.

acılı, baharatlı;Meksika yemekleri acı biberler nedeniyle genellikle baharatlıdır.

87
New cards

fresh;Always try to consume fresh fruits instead of sugary snacks.

taze;Şekerli atıştırmalıklar yerine her zaman taze meyveler tüketmeye çalışın.

88
New cards

bowl;He poured milk into a bowl of cereals for breakfast.

kase;Kahvaltı için bir kase tahıl gevreğine süt döktü.

89
New cards

chopstick;Many Asian restaurants provide chopsticks instead of forks.

çin çubuğu;Birçok Asya restoranı çatal yerine çubuk sağlar.

90
New cards

cup;She drank a warm cup of herbal tea before sleeping.

fincan;Uyumadan önce sıcak bir fincan bitki çayı içti.

91
New cards

dish;Washing the dirty dishes after a large dinner takes time.

tabak, yemek;Büyük bir akşam yemeğinden sonra kirli bulaşıkları yıkamak zaman alır.

92
New cards

fork;Use a fork and knife to eat your steak properly.

çatal;Bifteğinizi düzgün bir şekilde yemek için çatal ve bıçak kullanın.

93
New cards

glass;Pour me a glass of cold water after my long run.

bardak;Uzun koşumdan sonra bana bir bardak soğuk su dök.

94
New cards

knife;Be careful with that sharp knife while chopping vegetables.

bıçak;Sebzeleri doğrarken o keskin bıçağa dikkat et.

95
New cards

menu;The waiter politely handed us the dinner menu at the table.

menü;Garson masada bize nazikçe akşam yemeği menüsünü uzattı.

96
New cards

pan;Heat the vegetable oil in the frying pan on medium heat.

tava;Zeytinyağını tavada orta ateşte kızdırın.

97
New cards

plate;Put the grilled fish on a big clean plate, please.

tabak;Izgara balığı büyük temiz bir tabağa koyun lütfen.

98
New cards

spoon;Stir your sweet tea with a small metal spoon.

kaşık;Tatlı çayınızı küçük metal bir kaşıkla karıştırın.

99
New cards

ancient ruins;Tourists love visiting ancient ruins to learn about history.

antik kalıntılar;Turistler tarih hakkında bilgi edinmek için antik kalıntıları ziyaret etmeyi severler.

100
New cards

castle;The medieval castle stands on top of a rocky hill.

kale, şato;Orta çağ şatosu kayalık bir tepenin üzerinde duruyor.