1/95
Vocabulary practice flashcards covering English words and expressions alongside their Turkish definitions across Units 1 to 4 and special linguistic structures.
Ordinary
Olağan, sıradan
Extraordinary
Olağan dışı
Similar
Benzer
Communicate
İletişim kurmak
Such
Böyle, bu tür
Such as
Örneğin, mesela, gibi
Produce
Üretmek
Take care of
İlgilenmek, bakmak
Discuss
Tartışmak
Banal
Sıradan, basmakalıp
Contribute
Katkı yapmak
Imagine / Imaginary
Hayal etmek / Hayali
Definition
Tanım, tarif
Expect / Unexpected
Beklemek / Beklenmedik
Skimming
Hızlı göz atma
Gist
Öz, ana fikir
Prediction
Tahmin, kehanet
Below
Altında, aşağı
Pattern
Model, kalıp, şekil
Participants
Katılımcılar
Besides
Ayrıca, bundan başka
Through
Başından sonuna kadar, vasıtasıyla
Experience
Deneyim, tecrübe
Depends on
-e bağlı olmak
During
Sırasında, esnasında
Realize
Fark etmek
Strange
İlginç, tuhaf
Balance
Denge, tartmak
Inspired
Yaratıcı, esinlenilmiş
Each
Her biri, her tanesi
Quit
Çıkmak, vazgeçmek
Express
İfade etmek, hızlı
Attend
Katılmak
Decide
Karar vermek
Inspire
İlham vermek
Become
Haline gelmek, olmak
Facilities
Tesisler, imkanlar
Believe
İnanmak
Even
Bile, hatta, eşit
Result
Sonuç
Principal
Müdür, temel, ana
Elderly / Refugee
Yaşlı / Mülteci
Brave / Courage
Cesur / Cesaret
Prioritize / Develop
Öncelik vermek / Geliştirmek
Avoid
Kaçınmak, önlemek
Distractions
Dikkat dağıtıcı unsurlar
Purpose / Life goal
Amaç, maksat / Hayat amacı
Achieve
Başarmak, elde etmek
Doesn't matter
Önemli değil, fark etmez
Under / Out of control
Kontrol altında / Kontrol dışı
Furthermore / In addition
Üstelik / Ek olarak
Benefit
Fayda, yarar
Improve
Geliştirmek, artırmak
Encouraged
Cesaretlendirilmiş
Features / Influences
Özellikler / Etkiler
Arrange / Framing
Düzenlemek / Hazırlama
Throughout
Boyunca, her tarafında
Products / Production
Ürünler / Üretim
Recent / Appear
Yeni, son / Görünmek
Companies / Stores
Şirketler / Mağazalar
Advertising
Reklamcılık
However / Instead of
Yine de, ancak / Yerine
Attractive / Appealing
Çekici, cazip
Option / Able
Seçenek / Yetenekli
Avoid / Disappear
Önlemek / Kaybolmak
Persuade
İkna etmek
Careful / Remember
Dikkatli / Hatırlamak
Ingredients
İçerik, içindekiler
Environment(al)
Çevre(sel)
Reusable / Disposable
Yeniden kullanılır / Tek kullanımlık
Reduce / Increase
Azaltmak / Arttırmak
Pollute / Protect
Kirletmek / Korumak
Condition
Durum, koşul, şart
Receive
Almak, kabul etmek
Although / Though
Rağmen, -e karşın
Excellent
Kusursuz, mükemmel
Deal / Deal with
Uğraşmak / Çözmeye çalışmak
Direction / Situation
Yön / Durum
Expert
Uzman
Handle / Amount
Halletmek / Miktar, tutar
Compare
Karşılaştırmak
Author / Trouble
Yazar / Sorun, sıkıntı
Terrible / Nutritious
Korkunç, kötü / Besleyici
Expectancy
Beklenti, ümit
Poverty / Wealthy
Yoksulluk / Zengin, varlıklı
Decreased / Declining
Azaldı / Gerileme, düşüş
Improvements
İyileştirmeler
Struggling
Mücadele etmek
Vaccines / Climate
Aşılar / İklim
Fertilizers / Crops
Gübreler / Ekinler, ürünler
Get rid / Throwing out
Kurtulmak / Atıp kurtulmak
Annoying
Sinir bozucu
Sculpture / Plywood
Heykel / Kontrplak
Creatures / Treasure
Yaratıklar / Hazine
Century / Since
Yüzyıl / -den beri
Lead / Loaded
Yol göstermek / Kurşunlu