1/183
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
ask somebody out
Birini bir randevuya davet etmek
ask around
Birçok kişiye aynı soruyu sormak
add up to something
Bir miktara/sonuca denk gelmek, toplamı bulmak
back something up
Geri vites yapmak, (arabayı) geri sürmek
back somebody up
Birini desteklemek
blow up
Patlamak
blow something up
(Balon vb.) şişirmek, havayla doldurmak
break down
(Araç, makine) bozulmak; duygusal olarak yıkılmak
break something down
Bir şeyi daha küçük parçalara ayırmak
break in
Bir binaya zorla girmek; televizyon yayınını kesip araya girmek
break into something
Zorla içeri girmek
break something in
Yeni bir şeyi giyip eskiterek alıştırmak
break up
Bir ilişkiyi bitirmek, ayrılmak; kahkahaya boğulmak
break out
Hapishaneden vb. kaçmak; (deride döküntü vb.) çıkmak
bring somebody down
Birini mutsuz etmek, üzmek
bring somebody up
Bir çocuk büyütmek, yetiştirmek
bring something up
Bir konuyu açmak, gündeme getirmek; kusmak
call around
Farklı yerleri veya kişileri telefonla aramak
call somebody back
Birine telefonla geri dönmek
call something off
İptal etmek
call on somebody
Birinden fikir/cevap istemek; birini ziyaret etmek
call somebody up
Telefonla aramak
calm down
Sakinleşmek
not care for somebody/something
Bir şeyi/biri sevmemek, hoşlanmamak
catch up
Biriyle aynı seviyeye gelmek, aradaki farkı kapatmak
check in
Otel veya havalimanına giriş yapmak, kayıt yaptırmak
check out
Otelden ayrılmak; bir şeyi dikkatlice incelemek, kontrol etmek
cheer up
Neşelenmek, mutlu olmak
cheer somebody up
Birini neşelendirmek, mutlu etmek
chip in
Para veya emek vererek katkıda bulunmak, ortak olmak
clean something up
Temizlemek, düzenlemek
come across something
Beklenmedik bir şekilde bulmak, rastlamak
come apart
Parçalara ayrılmak, dağılmak
come down with something
Hastalanmak
come forward
Gönüllü olmak, ifade vermek için öne çıkmak
come from some place
Bir yerden gelmek, kökeni o yer olmak
count on somebody/something
Birine/bir şeye güvenmek
cross something out
Üzerini çizmek
cut back on something
Tüketimi azaltmak
cut something down
(Ağaç vb.) kesip devirmek
cut in
Lafı kesmek, araya girmek; trafikte başkasının önüne kırmak; (motor) devreye girmek
cut something off
Keserek ayırmak, koparmak; (su, elektrik vb.) kesmek
cut somebody off
Mirastan mahrum bırakmak
cut something out
(Makasla vb.) kesip çıkarmak
do something over
Bir şeyi yeniden yapmak
do away with something
Eski bir şeyi yürürlükten kaldırmak, atmak
do something up
Düğmelemek, fermuarı çekmek
dress up
Şık kıyafetler giyinmek, süslenmek
drop back
Grupta geriye düşmek
drop in/by/over
Randevusuz, kısa süreli ziyarete gitmek
drop somebody/something off
Birini veya bir şeyi bir yere bırakmak
drop out
Okuldan veya kurstan ayrılmak, bırakmak
eat out
Dışarıda, restoranda yemek yemek
end up
Sonunda kendini bir şeyi yaparken bulmak, sonu varacağı yere varmak
fall apart
Parçalara ayrılmak, dağılmak
fall down
Yere düşmek
fall out
Bir yerin içinden düşüp kaybolmak; (saç, diş) dökülmek
figure something out
Çözmek, anlamak, cevabını bulmak
fill something in / fill something out
Bir formu/boşlukları doldurmak
fill something up
Tamamen doldurmak
find out
Öğrenmek, keşfetmek
get something across/over
Derdini anlatabilmek, fikri karşı tarafa geçirebilmek
get along/on
İyi anlaşmak
get around
Gezip dolaşabilmek, hareket edebilmek
get away
Tatile gitmek, kaçamak yapmak
get away with something
Cezadan veya hatadan sıyrılmak, yanına kar kalmak
get back
Geri dönmek
get something back
Önceden sahip olduğun bir şeyi geri almak
get back at somebody
İntikam almak
get back into something
Bir şeye yeniden ilgi duymaya başlamak
get on something
Araçta binmek (otobüs, tren vb.)
get over something
Hastalığı, üzüntüyü veya bir problemi atlatmak, iyileşmek
get round to something
Sonunda vakit bulup bir işe koyulmak
get together
Buluşmak, bir araya gelmek
get up
Yataktan kalkmak; ayağa kalkmak
give somebody away
Birinin sırrını/suçunu ifşa etmek; düğünde gelini teslim etmek
give something away
Bir sırrı ele vermek; bir şeyi bedavaya dağıtmak
give something back
Ödünç alınan şeyi iade etmek
give in
Boyun eğmek, kabul etmek, direnmekten vazgeçmek
give something out
Dağıtmak
give something up / give up
Vazgeçmek, bırakmak (alışkanlığı vb.)
go after somebody/something
Birinin peşinden gitmek; hedefin peşinden koşmak
go against somebody
Biriyle rekabet etmek, karşı gelmek
go ahead
Devam etmek, buyurmak, başlamak
go back
Geri dönmek
go out
Sosyal amaçla dışarı çıkmak
go out with somebody
Biriyle çıkmak, sevgili olmak
go over something
Gözden geçirmek, incelemek
go over
Yakındaki birini ziyarete gitmek
go without something
Yokluk çekmek, bir şeyden mahrum kalmak
grow apart
Zamanla uzaklaşmak, dostluğun zayıflaması
grow back
Yeniden büyümek (saç, bitki vb.)
grow into something
İçine sığabilecek büyüklüğe gelmek
grow out of something
Kıyafet vb. içinin büyüyüp sığamaz hale gelmesi
grow up
Büyümek, yetişkin olmak
hand something down
Kullanılmış eşyayı daha küçük birine devretmek/vermek
hand something in
Ödevi/raporu teslim etmek
hand something out
Dağıtmak
hand something over
Zorla veya mecburen devretmek, teslim etmek
hang in / hang in there
Dayanmak, vazgeçmemek, pozitif kalmak