1/53
Looks like no tags are added yet.
Name | Mastery | Learn | Test | Matching | Spaced | Call with Kai | Chat |
|---|
No analytics yet
Send a link to your students to track their progress
poison
zehir
drawn
çekilmiş, cezbedilmiş
difference
fark
fair
adil, dürüst
compass
pusula
nature
doğa; karakter, yaradılış
tricky
kurnaz, zor, güvenilmesi güç
lesson
ders
close
yakın
deep
derin
control
kontrol
vulnerable
savunmasız, hassas, incinebilir
soul
ruh
conversation
konuşma, sohbet
overload
aşırı yüklenme, fazlalık
vertigo
baş dönmesi
lover
sevgili, âşık olunan kişi
potential
potansiyel
arrow
ok
compete
rekabet etmek, yarışmak
whistle
düdük
team
takım
sidelines
kenar çizgisi; olayların dışında kalınan yer
training
eğitim, antrenman
season
sezon, dönem
give my heart to someone
kalbini birine vermek, birine kendini duygusal olarak açmak
be drawn to someone/something
birine/bir şeye karşı güçlü bir çekim hissetmek
tell the difference
aradaki farkı anlamak, ayırt etmek
tell the difference between A and B
A ile B arasındaki farkı ayırt etmek
late at night
gece geç saatlerde
play fair
adil/dürüst davranmak
in your nature
karakterinde, doğanda
I've been there
ben de bunu yaşadım, o durumdan geçtim
learn your lesson
dersini almak
learn my lesson twice
aynı dersi ikinci kez almak
wanna go there
o noktaya gelmek/o konuya girmek istemek
hold someone close
birine sıkıca sarılmak, yakınında tutmak
deeper than ever
her zamankinden daha derin
take control
kontrolü ele almak
straight-talk to someone
birine açık ve doğrudan konuşmak
go there
o seviyeye/noktaya gelmek
let me know
bana haber ver, bana söyle
see someone in a good light
birini olumlu gözle görmek
just to be nice
sadece iyi/nazik olmak için
love someone right
birini doğru şekilde sevmek
hit someone like an arrow
birini ok gibi vurmak; aniden ve güçlü biçimde etkilemek
have potential
potansiyeli olmak
too much to ask for
istemesi fazla olmak
on my team
benim tarafımda/takımımda
on the sidelines
kenarda, olayların dışında
be stuck on the sidelines
kenarda kalmış olmak
wait for someone to do something
birinin bir şey yapmasını beklemek
tell someone to do something
birine bir şey yapmasını söylemek
training season is over
öğretme/eğitme dönemi bitti