1/186
Looks like no tags are added yet.
la suppression
kaldırma, silme, ortadan kaldırma, iptal etme
supprimer
kaldırmak, silmek, ortadan kaldırmak
une exclusion
dışla(n)ma, hariç tutma, çıkarma
exclure
dışlamak, hariç tutmak
Le reclassement
Yeniden sınıflandırma, iş hayatında başka bir pozisyona yerleştirme
Le redoublement
Sınıf tekrarı, iki katına çıkarma
Le tirage
Baskı, basım (kitap vs), çekiliş, kura
La liaison
Bağlantı, ilişki, iletişim, irtibat
Compétent,e (adj)
Yetkin, yeterli, uzman
La compétence
Beceri, yetkinlik, uzmanlık
Délicat,e (adj)
Hassas, dikkat gerektiren
Nazik, ince
Karmaşık, güç
Brusquement (adv)
Aniden, birdenbire, ansızın
péniblement (adv)
güçlükle, zorlanarak, acı çekerek
inconsciemment (adv)
bilinçsizce, farkında olmadan
confusément (adv)
belirsizce, bulanık biçimde, karmaşık şekilde, net olmayarak
confus,e (adj)
kafası karışmış, belirsiz, karmaşık
graduellement (adv)
kademeli - aşamalı olarak, yavaş yavaş, giderek
absolu,e (adj)
mutlak, kesin, tam, sınırsız, koşulsuz
normalement (adv)
normalde, normal olarak, genellikle
s’accabler de reproches
kendini suçlamak, kendine sitem etmek
accabler quelqu’un
birini bunaltmak, ağır yük altında bırakmak
acquérir
edinmek, elde etmek, kazanmak, sahip olmak
s’acquérir
kazanılmak, elde edilmek
s’équiper de + nom
ile donanmak, gerekli ekipmanları edinmek
équiper qqn / qch
birini / bir yeri donatmak
se déplacer
hareket etmek, yer değiştirmek, (bir yerden başka bir yere gitmek), ulaşım sağlamak
déplacer qch / qqn
bir şeyi / birini hareket ettirmek, yerini değiştirmek
le déplacement
yer değiştirme, yolculuk, seyahat
la disposition
düzen(leme), yerleştirme
hüküm, madde, (yasal düzenleme)
eğilim, yatkınlık
à la disposition de
birinin kullanımına sunma, emrine verme
prendre des dispositions
gerekli önlemler almak, düzenlemeler yapmak
indiquer
belirtmek, bildirmek
göstermek, işaret etmek
yol tarif etmek
le dommage
zarar, hasar, kayıp
yazın, ne yazık ki
quel dommage !
ne yazık!
endommager
hasar vermek, zarar vermek
dû à / due à / dus à / dues à
-den kaynaklanan, -den dolayı
être à la recherche de + nom
arayışında olmak, aramak
aller de pair avec
birbiriyle bağlantılı olmak, birlikte görülmek, el ele gitmek
faire bon marché de
önemsememek, küçümsemek, hiçe saymak, değer vermemek
prendre exemple sur qqn / qch
birini / bir şeyi örnek almak
avoir l’intelligence de
akıllılık edip … yapmak, …yapacak kadar akıllı olmak, yerinde bir davranışta bulunmak
une initiative
inisiyatif, girişim, teşebbüs
avoir accès à
erişimi olmak, ulaşabilmek, yararlanabilmek
prendre acte de
bir durumu kabul etmek, kayda geçirmek
tenir compte de
dikkate almak, göz önünde bulundurmak, hesaba katmak
Être à la tête de
Başında bulunmak, yönetmek, liderlik etmek
prendre la tête de
liderliği ele almak, başına geçmek
une interrogation
sorgulama, sorgu, soru sorma, soru işareti, kuşku
continuer
devam et(tir)mek, sürdürmek
préoccuper qqn
birini endişelendirmek, birinin aklını meşgul etmek
se préoccuper de qch / qqn
bir şeyle ilgilenmek, önemsemek
en dépit de + nom (prep)
-e rağmen, -e karşın
Au bénéfice de + nom (prep)
yararına, lehine, faydasına
Par rapport à + nom
-e kıyasla, -e göre, açısından, ile ilgili olarak
sur les côtés
yanlarda, kenarlarda, yan taraflarda
phénicien,ne (n)
Fenikeli
à propos de + nom
hakkında, konusunda, ile ilgili olarak
à partir de
-den itibaren, -den başlayarak
en face de
karşısında, tam karşısında
en échange de
karşılığında, karşılık olarak
À l'encontre de
aykırı, aksine, aleyhine, tersine
aller à l’encontre de qch
bir şeye aykırı olmak, bir şeyle çelişmek
compter
saymak, hesaplamak
hesaba katmak
içermek, barındırmak , sahip olmak
compter sur + nom / personne
güvenmek, bel bağlamak
compter + infinitif
planlamak, niyetinde olmak
compter parmi
arasında bulunmak
le moulin
değirmen
moudre
öğütmek
la farine
un
pomper
pompalamak
bir kaynaktan aşırı yararlanmak, kaynak tüketmek (mecazi)
kopya çekmek, aşırmak
le grain
tahıl tanesi
küçük parçacık, zerre
doku
la graine
tohum
le tournesol
ayçiçek
les croisés
haçlılar
croisé,e (adj)
kesişen, çapraz, karşılaşmış
croiser qqn
biriyle karşılaşmak
se croiser
birbiriyle karşılaşmak, kesişmek
répandu,e (adj)
yaygın, popüler, yayılmış
répandre
yaymak, dağıtmak, dökmek, saçmak
se répandre
yayılmak
le poumon
akciğer
la cavité thoracique
göğüs boşluğu
pulmonaire (adj)
akciğere ait, akciğerle ilgili
la veine
toplardamar
une artère
atardamar
tentant,e (adj)
cazip, çekici, baştan çıkarıcı
tenter
cezbetmek, ayartmak, denemek
il est tentant de + infinitif
…yapmak cazip geliyor
la trace
iz, belirti, kalıntı, eser
des traces de + nom
…nın izleri
la dimension
boyut, ölçü, yön
irrésistible (adj)
karşı konulmaz, dayanılmaz, önüne geçilemez, son derece çekici
en attendant que + subjonctif
gerçekleşmesini beklerken, olana kadar
descendant,e (adj)
aşağı inen, alçalan, azalan
le descendant
torun, soyundan gelen
ascendant (n.m / adj)
yukarı çıkan, ata, üst soy
étrange (adj)
garip, tuhaf, acayip, alışılmadık
paraître
görünmek, gözükmek, ortaya çıkmak
yayımlanmak, çıkmak (kitap, gazete vs)
il paraît que
görünüşe göre, öyle görünüyor ki, anlaşıldığı kadarıyla
apparaître
görünmek, belirmek, ortaya çıkmak