1/89
Looks like no tags are added yet.
Endure
Tahammül etmek, katlanmak, dayanmak
Desire
İstek, arzu, dilek
Sail
Gemiyle, tekneyle yol almak/ gitmek/ seyahat etmek
Currently
Şu anda, halen
Promising
Umut verici/ veren, geleceği parlak
Convert
Dönüştürmek, değiştirmek, döndürmek
Talent
Yetenek, kabiliyet
Novertheless
Yine de, bununla beraber, buna rağmen
On the contrary
Tersine, aksine
Furthermore
Dahası, üstelik, ayrıca
…Not only…but also…
Sadece … değil … aynı zamanda…
Disparate (adj)
Tamamen farklı
Content (n)
İçindekiler
Arrange*
Düzenlemek, planlamak, hazırlık yapmak
Spill (v/n)
Dökme/ dökmek
İnstinct
Doğal eğilim, iç güdü
İntensity (n)
Şiddet, yoğunluk
Rotate
bir eksen etrafında dönmek/döndürmek / dönüşümlü yapmak, sıra ile yapmak; rotasyonla yapmak
Reduction (n)
Kısma, indirim , azaltma, eksiltme
Absolute (adv)
Tam, olması gerektiği gibi
Awareness
Farkındalık, bilinçlenme, bilinç
Accident
Kaza / tesadüf
Lack*
eksik olmak; yokluk; bir şey yetersiz olmak
Accurately
Doğru olarak, tam olarak
Associate
İlişkilendirmek, bağdaştırmak / çağrışım yapmak, çağrıştırmak
Rivalry
Rekabet
İnspect
kontrol etmek, yoklamak, gözden geçirmek / denetlemek, teftiş etmek, araştırmak
Divert
başka yöne göndermek/saptırmak/çevirmek
İntercept
önlemek, yolunu kesmek, durdurmak
Staff
kadro, personel, çalışanlar, elemanlar
Permit
izin vermek, müsaade etmek
Permission
izin, müsaade
Maintain
Sürdürmek, devam ettirmek, sağlamak
Prevention
Önlem, tedbir
Eventually (adv)
Er geç, sonunda, nihayet
Release
Tahliye etmek, serbest bırakmak / gösterime sun(ul)mak, piyasaya sun(ul)mak
Devoted
kendini vakfetmiş/adamış, bağlı, saçını süpürge eden / sadık, bağlı
İgnore
görmezden/bilmezden gelmek, gözardı etmek
Decline
Düşüş, azalma, gerileme
İnformed
Haberdar, bilgi sahibi
Harvest
hasat, harman, ürün kaldırma
Rely on
Bel bağlamak, itimat etmek, güvenmek
Campaign
Sefer, askeri hârekat
Desert/ deserted
Terk etmek/ terk edilmiş
Excel
Bir şeyde çok iyi/ mükemmel olmak, üstün/ ilerde olmak
Fame
Ün, nam,şan, şeref
Eruption
Patlama
As…as
Kadar
Wonder
Merak etmek
İf (I wonder if he'll get the job.)
Acaba, olup olamdığı, whether
Frustrate
Düş/ hayal kırıklığına uğramak
Exhaust
tüketmek, kullanmak, bitirmek / yormak
Profit
Kâr, kazanç
Concern
İlgilendirmek, alakadar etmek
İnsure
Sigortalamak, sigorta etmek
İnvolve
Gerektirmek, icap ettirmek / etkisi altına almak, sarmak/ yer almak, karışmak, bulaşmak, bulaştırmak
Fascinate
Büyülemek, hayran bırakmak
Accompany
Birine eşlik etmek
Realize
Farkına varmak, fark etmek, idrak etmek
Reach
Pursue
Elde etmeye çalışmak, kovalamak / takip etmek, kovalamak, peşinden koşmak
Cooperate
İşbirliği yapmak, birlikte çalışmak
Consider
Despite
Suffer
acı çekmek, ıstırap duymak, katlanmak, mustarip olmak
Abandoned
Terkedilmiş, bırakılmış, metruk
Except !!!
Fortunately
Allahtan, neyse ki; iyi ki; bereket versin
Loop
Cycle
Slope
Eğim, yokuş
Acquire
Elde etmek, edinmek
Assembly
Montaj
Precise
Tam, kesin, katî
Repetitive
Tekrarlamalı, tekrarlı
Remote
Uzak, uzakta
Devastating
Yıkıcı, mahvedici
Endangered
Nesli tükenmekte olan
Con
Kandırmak, üç kağıda getirmek
Overcome
Üstesinden gelmek, alt etmek, halletmek, çözmek, kurtulmak
Likelihood
Probability
Gather
Toplamak, bir araya getirmek / toplanmak
Take on
Üstlenmek, kabul etmek / işe almak
Hang on
Kısa bir süre beklemek, durmak / sıkıca tutmak, bırakmamak, yapışmak, sarılmak
Move on
terketmek, ayrılmak, başka bir yere gitmek / ..a/e geçmek; ...a/e devam etmek/ yazıda, konuşmada) konuyu değiştirmek; bir konudan diğerine geçmek
Minor
Önemsiz, basit , ciddi olmayan, küçük, ufak
Reverse
Tersine/ aksine çevirmek/ döndürmek ; aksi/tersi olmak; değiştirmek
Frequent
Sık sık, sık görülen/olan, alışılmış, olağan
Perhaps
Belki, muhtemelen
Bump
Çarpmak, vurmak, bindirmek
Towel
Havlu