1/83
INFLUENCE 11- VOCABULARY BOOK Unit 1 Word List sayfasında yer alan Verbs, Adjectives, Nouns, Adverbs ve Phrasal verbs gruplarına ait temel sözcükleri içeren çalışma kartları.
accomplish
Başarmak, başarıyla tamamlamak (Fiil / Verb)
applaud
Alkışlamak, takdir etmek (Fiil / Verb)
consume
Tüketmek, harcamak (Fiil / Verb)
donate
Bağışlamak, bağışta bulunmak (Fiil / Verb)
encounter
Karşılaşmak, rastlamak (Fiil / Verb)
establish
Kurmak, tesis etmek (Fiil / Verb)
obtain
Elde etmek, edinmek (Fiil / Verb)
refuse
Reddetmek, geri çevirmek (Fiil / Verb)
regulate
Düzenlemek, ayarlamak (Fiil / Verb)
threaten
Tehdit etmek, korkutmak (Fiil / Verb)
abrupt
Ani, beklenmedik, birdenbire olan (Sıfat / Adjective)
adequate
Yeterli, kafi, uygun (Sıfat / Adjective)
concise
Kısa ve öz, veciz (Sıfat / Adjective)
confidential
Gizli, mahrem, güvene dayalı (Sıfat / Adjective)
deserted
Terk edilmiş, ıssız, boş (Sıfat / Adjective)
persistent
Israrcı, inatçı, sürekli devam eden (Sıfat / Adjective)
reluctant
İsteksiz, gönülsüz (Sıfat / Adjective)
renowned
Ünlü, tanınmış, meşhur (Sıfat / Adjective)
rigid
Sert, katı, esnek olmayan (Sıfat / Adjective)
vague
Belirsiz, net olmayan, muğlak (Sıfat / Adjective)
achievement
Başarı, kazanım (İsim / Noun)
ancestor
Ata, ecdat (İsim / Noun)
convenience
Kolaylık, uygunluk, elverişlilik (İsim / Noun)
destination
Varış yeri, hedef nokta (İsim / Noun)
diversity
Çeşitlilik, farklılık (İsim / Noun)
doubt
Şüphe, kuşku (İsim / Noun)
impact
Etki, tesir, darbe (İsim / Noun)
manner
Tarz, tutum, davranış biçimi (İsim / Noun)
petition
Dilekçe, yazılı talep başvurusu (İsim / Noun)
principle
İlke, prensip, kural (İsim / Noun)
deliberately
Kasten, bilerek, kasıtlı olarak (Zarf / Adverb)
densely
Yoğun bir şekilde, sıkıca (Zarf / Adverb)
fiercely
Şiddetle, kıyasıya, vahşice (Zarf / Adverb)
hysterically
Histerik bir biçimde, çılgınca (Zarf / Adverb)
particularly
Özellikle, bilhassa (Zarf / Adverb)
randomly
Rastgele, tesadüfen (Zarf / Adverb)
scarcely
Neredeyse hiç, güçbela, zar zor (Zarf / Adverb)
severely
Ciddi şekilde, ağır bir biçimde (Zarf / Adverb)
steadily
İstikrarlı şekilde, düzenli olarak (Zarf / Adverb)
undeniably
İnkar edilemez biçimde, kesinlikle (Zarf / Adverb)
account for
Açıklamak, izah etmek; oluşturmak (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
break out
Aniden başlamak, patlak vermek (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
bring up
Büyütmek, yetiştirmek; bir konuyu gündeme getirmek (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
call off
İptal etmek (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
carry on
Devam etmek, sürdürmek (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
come across
Karşılaşmak, denk gelmek (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
count on
Güvenmek, bel bağlamak (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
figure out
Anlamak, çözmek, kavramak (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
stand out
Göze çarpmak, öne çıkmak, dikkat çekmek (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
turn down
Geri çevirmek, reddetmek; kısmak (Deyimsel Fiil / Phrasal Verb)
abuse
INFLUENCE 11- Unit 1 'Verbs' listesinde yer alan; kötüye kullanmak, suistimal etmek veya istismar etmek anlamına gelen fiil.
accomplish
INFLUENCE 11- Unit 1 'Verbs' listesinde yer alan; başarmak, üstesinden gelmek veya tamamlamak anlamına gelen fiil.
commit
INFLUENCE 11- Unit 1 'Verbs' listesinde yer alan; suç/hata işlemek veya kendini adamak/bağlanmak anlamına gelen fiil.
encounter
INFLUENCE 11- Unit 1 'Verbs' listesinde yer alan; karşılaşmak, rastlamak veya yüz yüze gelmek anlamına gelen fiil.
obtain
INFLUENCE 11- Unit 1 'Verbs' listesinde yer alan; elde etmek, temin etmek veya kazanmak anlamına gelen fiil.
threaten
INFLUENCE 11- Unit 1 'Verbs' listesinde yer alan; tehdit etmek veya tehlike oluşturmak anlamına gelen fiil.
abrupt
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; ani, beklenmedik veya sert anlamına gelen sıfat.
concise
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; kısa ve öz, az sözle çok şey anlatan anlamına gelen sıfat.
confidential
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; gizli veya mahrem anlamına gelen sıfat.
peculiar
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; tuhaf, garip veya bir şeye/kimseye özgü anlamına gelen sıfat.
reluctant
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; isteksiz veya gönülsüz anlamına gelen sıfat.
renowned
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; ünlü, tanınmış veya meşhur anlamına gelen sıfat.
soothing
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; yatıştırıcı, sakinleştirici veya rahatlatıcı anlamına gelen sıfat.
trivial
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adjectives' listesinde yer alan; önemsiz, değersiz veya kayda değmez anlamına gelen sıfat.
achievement
INFLUENCE 11- Unit 1 'Nouns' listesinde yer alan; başarı veya kazanım anlamına gelen isim.
ancestor
INFLUENCE 11- Unit 1 'Nouns' listesinde yer alan; ata veya soyundan gelinen kimse anlamına gelen isim.
convenience
INFLUENCE 11- Unit 1 'Nouns' listesinde yer alan; kolaylık, uygunluk veya elverişlilik anlamına gelen isim.
destination
INFLUENCE 11- Unit 1 'Nouns' listesinde yer alan; varış yeri veya gidilecek hedef nokta anlamına gelen isim.
diversity
INFLUENCE 11- Unit 1 'Nouns' listesinde yer alan; çeşitlilik veya farklılık anlamına gelen isim.
principle
INFLUENCE 11- Unit 1 'Nouns' listesinde yer alan; ilke, prensip veya temel kural anlamına gelen isim.
deliberately
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adverbs' listesinde yer alan; kasten, bilerek veya kasıtlı olarak anlamına gelen zarf.
densely
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adverbs' listesinde yer alan; yoğun veya sıkışık bir biçimde anlamına gelen zarf.
frequently
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adverbs' listesinde yer alan; sık sık veya çoğunlukla anlamına gelen zarf.
remarkably
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adverbs' listesinde yer alan; dikkat çekici biçimde veya olağanüstü derecede anlamına gelen zarf.
scarcely
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adverbs' listesinde yer alan; neredeyse hiç, güçlükle veya hemen hemen hiç anlamına gelen zarf.
steadily
INFLUENCE 11- Unit 1 'Adverbs' listesinde yer alan; istikrarlı biçimde veya düzenli olarak anlamına gelen zarf.
account for
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; açıklamak, izah etmek veya bir kısmını/oranını oluşturmak anlamına gelen öbeksi fiil.
break out
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; patlak vermek, aniden başlamak veya kaçmak anlamına gelen öbeksi fiil.
call off
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; iptal etmek anlamına gelen öbeksi fiil.
come across
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; tesadüfen karşılaşmak veya rastlamak anlamına gelen öbeksi fiil.
count on
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; güvenmek veya bel bağlamak anlamına gelen öbeksi fiil.
figure out
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; anlamak, çözmek veya kavramak anlamına gelen öbeksi fiil.
stand out
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; göze çarpmak, öne çıkmak veya dikkat çekmek anlamına gelen öbeksi fiil.
turn down
INFLUENCE 11- Unit 1 'Phrasal verbs' listesinde yer alan; reddetmek, geri çevirmek veya ses/ısı düzeyini kısmak anlamına gelen öbeksi fiil.