1/140
Looks like no tags are added yet.
verstomd staan
şaşırıp kalmak
de vergissing
hata
verdwijnen
ortadan kaybolmak
verrichten
yapmak
onderbreken
kesintiye uğratmak
belemmeren
engellemek
ernstig
ciddi
voorspellen
tahmin etmek
ontrafelen
çözmek
het geheim
sır
tot stand komen
ortaya çıkmak, gerçekleşmek
toevallig
tesadüfen
de babbel
kısa laflama
zich opsluiten
kendini kapatmak
bontgekleurde
alacalı, rengarenk
grondig
etraflıca, derinlemesine
pik
peilen
ölçmek, yoklamak
beoogde
hedeflenen
proppen
tıkıştırmak, sıkıştırmak
de indruk
izlenim
eng
korkutucu
onderschatten
hafife alma
oproepen
çağrıştırmak
voldoen aan
bir şeyi karşılamak
overeenstemmen
örtüşmek, uyuşmak
onderscheiden
ayırt etmek
de afbetaling
taksit, taksitle ödeme
de beroepsopschepper
mesleğiyle övünen kişi
overmoedig
aşırı özgüvenli
de hondendrol
köpek pisliği
raken
iz bırakmak
bovenal
her şeyen önce
schattig
sevimli, tatlı
de overdrijving
abartı, mübalağa
de toenaangevende
trend belirleyen, öncü
de aanschaf
satın alma, edinme
overvoeren
aşırı yüklemek, boğmak
gelikt
süslü, çok profesyonel görünen
de vertegenwoordiger
satış temsilcisi
onhandig
sakar, beceriksiz
geoorloofd
izin verilen, meşru
de taalverloedering
dilin bozulması
aantrekken
cezbetmek
destijds
o zamanlar, o dönemde
de frivoliteit
ciddi olmama durumu
een pint pakken
bira devirmek
de studentikoze sfeer
öğrencilere has atmosfer
wees
ol(emir kipi)
de teneur
genel eğilim, gidişat
nergens opslaan
hiçbir anlamı olmamak
de kreet
slogan
het nom de plum
takma isim(yazar)
de reclame
reklam
krom
eğri
namaak
taklit, imitasyon
mistig
sisli, puslu
de toren
kule
bevatten
içermek, kapsamak
versteld staan
şaşırıp kalmak
wagen
cesaret etmek
het gezelschap
grup, topluluk
te pas en te onpas
her fırsatta
klagen
şikayet etmek
tekortschieten
yetersiz kalmak
de kenniseconomie
bilgi ekonomisi
invoeren
uygulamaya koymak
de prestatie
başarı, performans
de kenner
uzman
invoeren
uygulamaya koymak
vorderen
ilerlemek
de kleuter
anaokul çağındaki çocuklar
de juf
kadın(ilkokul/anaokul) öğretmen
omslaan
omuzlarına sarmak, örtmek
van onderaf
aşağıdan, taban seviyesinden
als vanouds
eskisi gibi
belabberd
berbat
de opmars
yükseliş, ilerleme
doorschieten
aşırıya kaçmak
doorklinken
yansımak, hissedilmek
gesomber
kasvet
mopperen
sızlanmak
lijden
zarar görnmek
allang
çoktan
de criticus/critici
eleştirmen/eleştirmenler
vlammend
alevli, şiddetli
oprukkend
ilerleyen, hızla yayılan
betwijfelen
şüphe duymak
vandaar
bu yüzden
de gedachte
düşünce, fikir
het geheel
bütün, tamamı
veroveren, de verovering
fethetmek/ele geçirmek, fetih
inmiddels
bu arada
verschijnen
yayımlanmak, ortaya çıkmak
de omslag
kitap kapağı, dönüşüm
de kreeft
ıstakoz
de toneelversie
tiyatro uyarlaması
grijpen
yakalamak, etkilemek
per se
mutlaka
draaien
döndürmek, film çekmek