Türk Hukuk Tarihi: Miras ve Eşya Hukuku Flashcards
İslam Miras Hukuku ve Mirasçı Grupları
İslam hukukunda miras ve varisler üç ana kalem altında incelenir. Bu üçlü ayrımın temel nedeni, İslam hukukunun dine dayalı bir hukuk sistemi olması ve miras paylarının belirli bir kısmının doğrudan Kur'an-ı Kerim ayetleri ile tayin edilmiş olmasıdır. İlk grup olan Ashabü'l Feraiz, Kur'an-ı Kerim'de miras payları açıkça ayetlerle ifade edilen ve koruma altına alınan mirasçılardır. Bu paylar 'farz' olduğu için kesin hükümlerdir ve değiştirilemezler. Bu gruba mensup kişilerin ortak özelliği, korunması gereken bireyler (kadınlar, yaşlılar ve çocuklar) olmalarıdır. Miras dağıtımında Ashabü'l Feraiz önceliklidir; onların payları dağıtıldıktan sonra kalan kısım Asabe grubuna verilir. Ashabü'l Feraiz, dördü erkek ve sekizi kadın olmak üzere toplam on iki alt gruptan oluşmaktadır. Miras hukukunda hesaplamaları kolaylaştırmak adına genel uygulama olarak terekenin toplam değeri birim (düşerge) olarak kabul edilmektedir.
Ashabü'l Feraiz Grubunun Erkek Varisleri: Baba, Dede ve Kardeşler
Ashabü'l Feraiz grubunun ilk üyesi babadır. Baba, murisin (ölen kişinin) babasıdır ve kural olarak terekenin payına hak kazanmaktadır. Ancak babanın durumu değişkendir: Eğer murisin erkek tarafından erkek bir art geleni (oğlu veya torunu) yoksa, baba Ashabü'l Feraiz payını aldıktan sonra arta kalan mirası da Asabe sıfatıyla almaktadır. Babanın payı sabit olduğu için miras problemlerinde ilk olarak babanın payını belirlemek stratejik bir yöntemdir. İkinci erkek grubu, murisin erkek tarafından erkek atasıdır (babasının babası, dedesinin babası vb.). Eğer murisin babası hayatta değilse, dede babanın yerine kaim olur ve pay alır. Ancak baba hayattaysa, dede mirastan mahrum kalır; çünkü İslam hukukundaki sorumluluk bağına göre baba, kendi babasının bakımından sorumludur. Üçüncü grup 'Ana Bir Erkek Kardeşler'dir. Kardeşler arasında sadece bu grup Ashabü'l Feraiz'den sayılır. Eğer murisin babası, erkek ataları veya çocukları varsa, ana bir erkek kardeşler mirastan pay alamazlar. Bu engeller yoksa tek başlarına , birden fazlalarsa payı eşit paylaşırlar. Dördüncü erkek grubu ise 'Erkek Eş'tir (Koca). Ölen kadının çocuğu varsa koca , çocuğu yoksa pay alır.
Ashabü'l Feraiz Grubunun Kadın Varisleri
Kadın varisler arasında ilk grup 'Kadın Eş'tir (Karı). Kocası ölen kadın, eğer kocasının herhangi bir evliliğinden çocuğu varsa , çocuğu yoksa payalır. 'Kız Çocukları' ise sistemde oldukça önemlidir: Murisin tek bir kızı varsa terekenin payını, birden fazla kızı varsa payını eşit paylaşırlar. Eğer kızlar erkek kardeşleriyle beraberlerse, asabe sayılarak 'birli ikili' paylaşıma girerler; yani erkeğin aldığı hissenin yarısını alırlar. 'Oğlun Kızı' (kız torun), murisin oğlu veya kızı yoksa tek başına , birden çoksa pay alır. Murisin bir kızı varsa, oğlun kızı alır. 'Ana Baba Bir Kız Kardeş' ve 'Baba Bir Kız Kardeş' grupları da benzer şekilde murisin çocuğu veya babası yoksa sırasıyla veya pay alırlar; ancak erkek kardeşleriyle beraber olduklarında asabe olarak paylaşım yaparlar. 'Anne', murisin çocuğu veya birden fazla kardeşi varsa , yoksa pay alır. Son grup olan 'Büyükanne' (Nine) ise anne veya babanın yokluğunda onların yerine geçer ve pay alır. Büyükannelerin mirasçı olabilmesi için muris ile aralarında sadece erkek veya sadece kadın silsilesi olmalıdır.
Asabe ve Zevül Erham Grupları
Asabe grubu, murisin erkek tarafından gelen erkek akrabalarıdır ve asıl mirasçılar olarak kabul edilirler. Asabe kendi içinde dörtlü bir hiyerarşiye sahiptir: 1. Murisin erkek art gelenleri (oğul, oğlun oğlu), 2. Murisin erkek ataları (baba, dede), 3. Babanın erkek art gelenleri (kardeşler, kardeş çocukları), 4. Dedenin erkek art gelenleri (amcalar, amca çocukları). Hiyerarşide üstte olan varken alttaki pay alamaz. Asabenin mirasa dahil olması için Ashabü'l Feraiz paylarının dağıtılmış olması gerekir; asabe artan miktarı alır. 'Zevül Erham' ise ne Ashabü'l Feraiz ne de Asabe olan uzak akrabalardır (kızın çocuğu, annenin babası, kardeşin kızı, hala, dayı vb.). Bu grup ancak diğer iki gruptan mirasçı bulunmadığında devreye girer. Zevül Erham içinde de hiyerarşi mevcuttur; murise kuşak olarak daha yakın olan önceliklidir.
Örfi Miras Hukuku ve Arazi Rejimi
Örfi miras hukuku, özellikle Miri arazi (devlet arazisi) ile icareteynli ve mukataalı vakıflardaki tasarruf hakkının intikalini düzenler. İslam hukukuna göre bu tür arazilerin tam mülkiyetinin mirasçılara geçmesi mümkün olmadığı için 'intikal' kuralları belirlenmiştir. Ebussuud Efendi bu husustaki esasları kanunlaştırmıştır. Osmanlı toprak sistemi beş ana kısma ayrılır: Miri arazi (mülkiyeti devlete ait), Mülk arazi (kişisel mülkiyet), Mevat arazi (hiçbir yere ait olmayan ölü topraklar), Metruk arazi (kamu kullanımına terk edilmiş yollar, köprüler) ve Mevkuf arazi (vakfedilmiş topraklar). Mevat arazinin tarıma kazandırılmasına 'ihya' denir. Miri arazide 'rakabe' (kuru mülkiyet) devlete aittir; köylüye verilen ise 'tasarruf hakkı'dır (kullanım). Devletin bu toprakları mülk olarak vermemesinin sebebi, miras yoluyla toprakların parçalanmasını ve tarımdan çekilmesini önlemek, vatan toprağının yabancılara satılmasını engellemektir.
Tasarruf Hakkının İntikali ve Dönemleri
Miri arazide intikal hakkı zamanla evrilmiştir. İlk dönemlerde intikal belirsizken, ikinci dönemde sadece erkek çocuklara intikal tanınmış, kız çocuklara ise bedel karşılığı devir hakkı verilmiştir. Üçüncü dönemde kız ve erkek çocuklar eşitlenmiştir. Beşinci dönemde 'İntikal Nizamnamesi' ile varis kapsamı genişletilerek sekiz grup (çocuklar, torunlar, anne-baba, kardeşler vb.) belirlenmiştir. Bu sistemde sağ kalan eş, üçüncü sıradan itibaren hangi grupla karşılaşırsa karşılaşsın pay alır; kimse yoksa tamamını alır. Ayrıca mutasarrıfın sağlığında vefat eden çocuğunun yerine torunların geçmesi (halefiyet) bir istisna olarak kabul edilmiştir. Altıncı ve son dönemde 'İntikal Kanunnamesi' çıkarılmış ve 'Zümre Usulü' getirilmiştir. Bu usule göre birinci zümre murisin füruu, ikinci zümre ise anne ve babasıdır. Eğer eş ve ikinci zümre (anne-baba) bir aradaysa, eş mirastan pay almaktadır.
Vakıf Arazilerinde İntikal: İcareteynli ve Mukataalı Vakıflar
İcareteynli vakıflarda intikal süreci vakfiyedeki hükümlere göre değişebilir; eğer kurucu mirasın şeri kurallara göre dağıtılmasını şerh etmişse bu uygulanır, yoksa örfi kurallar geçerlidir. 1867 öncesinde çocuk yoksa hak vakfa geri dönerdi. Mukataalı vakıflarda ise durum farklıdır; eğer arazi üzerine bina yapılmışsa toprakta 'tasarruf hakkı', binada ise 'tam mülkiyet' söz konusudur. Toprak intikali örfi kurallara göre yapılırken, binanın mülkiyeti mirasçılara İslam miras hukukuna göre intikal etmektedir. İlk dönemlerde mukataalı vakıf arazisi sadece çocuklara eşit geçerken, 1913 sonrasında miri arazide olduğu gibi zümre sistemine geçilmiştir.
Eşya Hukuku: Mal Tanımı ve Türleri
Eşya hukuku, kişinin eşya üzerindeki hakimiyetini ve mülkiyet ilişkilerini inceler. Osmanlı'da esas alınan Hanefi mezhebine göre 'Mal', insanlar arasında iktisadi değeri olan maddi (fiziki) varlıklardır. Bu tanım, hakları ve menfaatleri başlangıçta mal tanımı dışında bırakmıştır; bu durum gasp edilen malın kullanımı için ecrimisil (kira bedeli) istenememesi gibi tartışmalara yol açmıştır. Ancak daha sonraki Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu (Madde 64) ile hak ve menfaatler de mal kapsamına alınmıştır. Mallar dört ana başlıkta sınıflandırılır: 1. Mütekavvim (İslam'ın mubah kıldığı ve fiilen elde edilen) ve Gayri-mütekavvim, 2. Misli (yerine benzeri konulabilen: buğday, para) ve Gayri-misli (tek olan: antika, sanat eseri), 3. Taşınır ve Taşınmaz, 4. Kullanılan ve Tüketilen (kullanıldıkça yok olan: yiyecek).
Mülkiyetin Türleri ve Kazanılması
Mülkiyet, bir kişiye eşya üzerinde tasarruf yetkisi veren ve başkalarını engelleyen hukuki ilişkidir. Üç ana malik tasarrufu sağlar: aslı kullanma, semerelerinden yararlanma ve hukuki tasarruf (satış, bağış). Mülkiyet türleri 'Ayn mülkiyeti', 'Menfaat mülkiyeti' (yararlanma) ve 'Deyn mülkiyeti' (alacak hakkı) olarak ayrılır. Deyn, borçlunun zimmetinde sabit olan para veya misli eşyayı ifade eder. Mülkiyet ayrıca 'Tam-Eksik' ve 'Müstakil-Hisseli' olarak da sınıflandırılır. Kazanılması ise 'Asli iktisap' (İhraz: sahipsiz malı edinme, karıştırma, birleştirme) ve 'Devren iktisap' (hukuki işlemle devir) yollarıyla olur. İslam hukukuna göre kural olarak zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanılması mümkün değildir.
Miras Problemleri ve Pratik Hesaplama Örnekleri
Miras hesaplamalarında toplam birim genellikle kabul edilir. Örnek 1: Muris kadın; anne (), baba (), koca () ve kız () varislerdir. Toplam birim yaptığı için 'avliye' (birim artışı) mevcuttur. Örnek 2: Muris erkek; anne (), baba (), kadın eş (), kız () ve oğlun kızı () varisleridir. Toplam birim olduğu için yine avliye vardır. Örnek 3: Asabe örneğinde; muris erkek, eşi (), iki oğlu ve bir erkek torunu vardır. Eşin payı çıkarıldıktan sonra kalan birim iki oğlu arasında olarak paylaşılır; torun 'halefiyet' olmadığı için pay alamaz. Örnek 4: Örfi miras (Miri arazi) örneğinde; 5. dönem kurallarına göre bir oğul, bir kız ve ölen kızdan bir torun varsa her biri birim eşit pay alır.", "title": "Türk Hukuk Tarihi: İslam ve Örfi Miras Hukuku ile Eşya Hukuku Ders Notları"}