Milli Mücadele Dönemi Notları

Milli Mücadelenin Oluş Dönemi

  • Giriş:
    • İkinci yarı yıl programının ilk dersi: Milli Mücadelenin Oluş Dönemi.
    • Önceki derslerde Milli Mücadelenin hazırlık dönemi işlendi.
  • Milli Mücadelenin İki Esaslı Özelliği:
    • Mütareke sonrası Anadolu'ya yönelik işgal ve istilaya karşı kurtuluş savaşı olması (askeri özellik).
    • Geçen yüzyılın sonlarından itibaren tecrübe birikimi ve I. Dünya Savaşı yenilgisi sonrası Türk toplum ve devlet yapısının yeniden yapılandırılması (devlet kurucu özellik).
  • Özet:
    • İstiklal Savaşı özelliği
    • Devlet kurucu özelliği
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışı ve Yeni Anayasa ile yeni Türk devletinin kuruluşu başlamıştır.
  • Bu döneme oluş dönemi denmesinin sebepleri:
    • Anadolu'da yeni bir devlet ve toplum yapısının şekillenmesi (anayasayla, yeni yasalarla, yeni kurumlarla).
    • Anadolu'ya yönelik işgal ve istilaya karşı fiili askeri mücadelenin başlaması.
  • Hazırlık döneminin temel politikası: Türk halkını yeni bir mücadele azim ve kararlılığı etrafında toplamak.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışı bu politikanın büyük bir başarısıdır.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışıyla başlayıp saltanatın kaldırılışı ve Lozan'a kadar devam eden dönem oluş dönemidir.
  • Sonraki dönem kuruluş dönemidir. Yeni devletin ve toplum yapısının yeniden kuruluşu (Cumhuriyet reformları, Atatürk devrimleri, Türk inkılabı).
  • 1922'den sonraki dönem kuruluş dönemi olacaktır.
  • Hazırlık ve kuruluş arasındaki oluş dönemi anlatılacaktır.
  • Ünitenin ana bölümleri:
    • İstanbul hükümetlerinin tutumu (23 Nisan 1920'den sonra Anadolu'daki siyasal oluşuma karşı).
    • Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin karşı tedbirleri.
    • Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı ayaklanmalar.

İstanbul Hükümetlerinin Tutumu

  • Milli Mücadelenin hazırlık döneminde Türk milleti bir mücadele fikri ve ruhu etrafında toplanmıştır.
  • Bu fikrin ve ruhun merkezi: Türkiye Büyük Millet Meclisi, önderi Mustafa Kemal Paşa.
  • Oluş döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem İstanbul hükümetlerine hem de düşmanlara karşı mücadele etmiştir.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletlerarası politikada kendini kabul ettirmeye çalışacaktır.
  • Gelişen olayların kronolojik sırası:
    • 5 Nisan 1920: Damat Ferit Paşa hükümeti tekrar kuruldu.
    • Önceki hükümetler: Salih Hulusi Paşa hükümeti, Ali Rıza Paşa hükümeti (Misakımilli olmuştu, İstanbul işgal edilmişti).
    • Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kapanışından sonra Damat Ferit Paşa Hükümeti kurulmuştur.
    • 11 Nisan 1920: Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi tarafından düzenlenen fetvada milli mücadeleciler hain ilan edilip faaliyetlerinde ısrar ettikleri takdirde katledilmelerinin uygun olduğu belirtiliyordu.
    • Bu belgenin yayınlanması, devlet siyasetinin böyle bir belgeyle tanzimi Osmanlı İmparatorluğu'nun özelliğinden gelmekteydi (teokratik yapı).
    • Teokratik yönetimlerde suç ve günah aynı şeydir.
    • Fetva ile Anadolu'daki milli mücadeleciler dinen günahkar sayıldılar ve katledilmelerinin uygun olduğu belirtildi.
    • 23 Nisan: Meclis açıldı.
    • 11 Mayıs 1920: Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları harp divanına verilerek idama mahkum edildi (Hattı Hümayunla).
    • Hattı Hümayun, padişahın yayınladığı fermandır (devletin siyasi belgesi).
    • Bu iki belge (fetva ve Hattı Hümayun) Osmanlı Devleti'nin özelliğinin bir sonucu olarak birbirini tamamlayan iki ana belgedir. Yazı tura gibi bir paranın iki yüzü gibi.
  • Milli Mücadeleyi bastırmak için İstanbul'da Kuvay-ı İnzibatiye kuruluyor ve Anadolu'da da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı isyanlar tahrik ediliyordu.

Padişah Buyruğu (Hattı Hümayun)

  • Mehmet Vahdettin imzası bulunmaktadır.
  • Kuvay-ı Milliye mensuplarının suçlandığı konular:
    • Kuvay-ı Milliye adı altında fitne ve fesat çıkarmak.
    • Anayasaya aykırı olarak halktan zorla para ve asker toplamak.
    • Aksine hareket edenlere işkence ve eziyet etmek, şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak suretiyle iç güvenliği bozmak.
  • İstanbul'un işgaliyle beraber işgal kuvvetleri imzasıyla yayınlanan belgede de Kuvay-ı Milliye'ye bu suçlamalar yöneltilmekteydi.
    *Suçlamalar:
    *Fitne ve fesat çıkarmak
    *Anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, halktan zorla asker toplamak, asker toplamak, bunun aksini hareket edenlere işkence etmek ve şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak
  • Suçlamanın yöneltildiği kişiler:
    • Üçüncü Ordu Müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan Selanikli Mustafa Kemal Efendi.
    • Eski yirmi yedinci fırka kumandanı Miralaylık'tan emekli İstanbullu Karavasıf Bey.
    • Eski Yirminci Kolordu Kumandanı Mirliva Salacaklı Fuat Paşa (Ali Fuat Paşa).
    • Eski Washington Elçisi ve Ankara Milletvekili Midilli Alfred Rüstem.
    • Sıhhiye Eski Müdürü İstanbullu Doktor Adnan Bey (Adnan Adıvar).
    • Üniversite Batı Edebiyatı eski öğretmeni İstanbullu Halide Edip Hanım (Halide Edip Adıvar).
  • Mülkiye Ceza Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrası, 55. maddesinin 4. fıkrası ve 56. maddesi uyarınca (beşeri hukuk) suçlanmışlardır.
  • Sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla her türlü resmi unvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına karar verilmiştir.
  • Halen firarda bulunmaları dolayısıyla malları haczedilerek usulüne göre idare ettirilmesine karar verilmiştir.
  • İstanbul Bir Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tasdik edilmiştir.
  • Bu padişah buyruğunu yürütmeye Harbiye Nazırı görevlidir (24 Mayıs 1920).
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Vatana ihanet kanunu çıkarmıştır ve kurum organlarını ve fonksiyonlarını tespit etmiştir.
    *Siyasi bir belge olan Hatt-ı Hümayun'da Kuvay-ı milleyicilere yöneltilen suçlamalar bellidir. Bu suçlamaların kimlere yöneltildiği ve bu suçlamaların meşruiyetinin ne olduğu da belirtilmiştir. Hattı Hümayun'un meşruiyeti İstanbul Bir Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi kararına dayanmaktadır. Karar gıyaben verilmiştir ve ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tasdik edilmiştir.

Fetva (11 Nisan 1920)

  • Dürrizade Abdullah Efendi tarafından yayınlanmıştır.
  • Fetvanın içeriği:
    • Suçlamalar (Anadolu Milli Hareketine karşı):
      • Dünya düzeninin sebebi olan ve kıyamet Halifesi Hazretleri'nin veliliği altında bulunan İslam memleketlerinde bazı kötü kimseler anlaşarak ve birleşerek ve kendilerine elebaşılar seçerek, padişahın sadık uyruklarını hile ve yalanlarla aldatmakta yoldan çıkarmaktadırlar.
      • Padişah tebaasının yoldan çıkarılması
      • Padişahın yüksek buyrukları olmaksızın asker toplamaktadırlar.
      • Görünüşte askeri beslemek ve donatmak bahaneleriyle, gerçekte ise mal toplamak sevdasıyla toplanan vergiler.
      • Halkın mal ve eşyalarını zorla almakta ve yağmalamaktadırlar.
      • İnsanlara zulmetmekte.
      • Padişah ülkesinin bazı köy ve şehirlerine saldırmak suretiyle tahrip ve yerle bir etmektedirler.
      • Nice suçsuz insanları öldürmekte ve kan dökmektedirler.
      • Padişah tarafından atanmış bazı dini, askeri ve sivil memurları istedikleri gibi memuriyetten çıkarmakta ve kendi yardakçılarını atamaktadırlar.
      • Hilafet merkezi ile padişah ülkesi arasında ulaştırma ve devletin emirlerinin yapılmasına engel olmaktadırlar.
      • Hükümet merkezini tek başına bırakmak, halifenin yüceliğini zedelemek ve zayıflatmak suretiyle yüksek hilafet katına ihanet etmektedirler.
      • Düzme yayınlar ve yalan söylentiler yayarak halkı azdırmaya çalıştıkları da açık bir gerçektir.
  • Fetvanın üslubu: Girizgah, gerekçe, suçlama, soru.
  • Soru:
    • Bu işleri yapan elebaşılar ve yardımcılarıyla bunların peşlerine takılanların dağılmaları için çıkarılan yüksek emirlerden sonra bunlar hala kötülüklerine inatla devam ettikleri takdirde işledikleri kötülüklerden memleketi temizlemek ve kulları fenalıktan kurtarmak dince yapılması gerekli olup Allah'ın öldürünüz emri gereğince öldürülmeleri şeriata uygun ve farz mıdır?
    • Cevap (Şeyhülislamdürizade es-Seyyid Abdullah): Allah bilir ki olur.
    • İkinci Soru:
      • Böylece padişahın ülkesinde savaşma kudreti bulunan Müslümanların bu emre uymaları ve asilerle çarpışmaları dince gerekir mi?
      • Cevap: Allah bilir ki gerekir.
    • Üçüncü Soru:
      • Bu takdirde, Halife Hazretleri tarafından sözü edilen asilerle savaşmak üzere görevlendirilen askerler çarpışmazlar ve kaçarılarsa büyük kötülük yapmış ve suç işlemiş olacaklarından dünyada şiddetle cezayı, ahirette de çok acı azabı hak ederler mi?
      • Cevap: Allah bilir ki ederler.
    • Dördüncü Soru:
      • Bu takdirde halife askerlerinden asileri öldürenler gazi, asilerin öldürdükleri şehit sayılırlar mı?
      • Cevap: Allah bilir ki sayılırlar.
    • Beşinci Soru:
      • Bu takdirde padişahın asilerle savaşmak için verdiği emre itaat etmeyen Müslümanlar günahkar ve suçlu sayılıp şeriat yargılarına göre cezalandırmayı hak ederler mi?
  • Fetva ile; Anadolu Milli Hareketine karşı İstanbul hükümetince birtakım suçlamalar yöneltilerek bu işleri yapan elebaşılar ve yardımcılarıyla bunların peşlerine takılanların öldürülmelerinin şeriata uygun olup olmadığı sorulmuştur. Şeyhülislam'ın cevabı ile öldürülmeleri uygun bulunmuştur. Aynı zamanda, padişahın emrine uymayanların günahkar ve suçlu sayılacakları belirtilmiştir.