Müzik Tarihi ve Türk Müziği Gelişimi

Klasik Dönem (1750 - 1827)

  • Dönem Aralığı: Klasik Dönem, Johann Sebastian Bach’ın %%1750%% yılındaki ölümünden, Ludwig van Beethoven’in %%1827%% yılındaki ölümüne kadar geçen süreci kapsamaktadır.
  • Biçimsel Yapı: Bu dönemde, ciddi ve uzun yapılardan ziyade daha küçük formlarda besteler kaleme alınmıştır.
  • Konser Kültürü: Müzik tarihinde ilk kez saray çevreleri dışındaki halk için konserler düzenlenmeye başlanmıştır.
  • Katılımcılar: Bu dönemdeki halk konserlerinde amatör müzisyenler de icracı olarak yer almışlardır.
  • Enstrümantasyon: Piyano, bu dönemden itibaren müzikal eserlerde aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.
  • Armonik Ritim: Klasik Dönem müziğinde armonik ritim önceki dönemlere göre daha net bir yapıya bürünmüştür.
  • En Önemli Form: Senfoni: Bu dönemde yaratılan ve müziğin gelişimini etkileyen en önemli müzikal form Senfoni olmuştur.
  • Dönemin Temsilcileri:
    • Haydn ve Mozart: Klasik Dönem denildiğinde asıl akla gelen bu iki ana bestecidir.
    • Mozart: Operayı kusursuz bir yapıya ulaştırmıştır.
    • Beethoven: Klasik Dönem ile Romantik Dönem arasında bir köprü vazifesi gören figür olarak tanımlanır.

Romantik Dönem (19. Yüzyıl)

  • Zaman Dilimi: %%1830%% yılından %%20.%% yüzyılın başlarına kadar uzanan, tüm %%19.%% yüzyılı kapsayan akımdır.
  • Kurumsallaşma: Konser kurumları ve müzik festivallerinin sayısı bu dönemde artış göstermiştir.
  • Sanatsal Temalar: Kentleşmenin getirdiği sosyal bunalımlar neticesinde sanatçılar doğaya sığınmış, bu durum eserlerde "doğaya övgü" temasının ön plana çıkmasına neden olmuştur.
  • İcracı Profili: Müziğin teknik olarak giderek zorlaşması sonucunda, amatör besteci ve icracıların yerini profesyonel virtüöz yorumcular almıştır.
  • Enstrümantasyon: Romantik dönemin en gözde ve popüler çalgısı piyano olmuştur.
  • Senfonik Gelişim: Beethoven’ın %%9.%% Senfonisi bir milat kabul edilmiş ve bu eserden sonra pek çok korolu senfoni bestelenmiştir.
  • Önemli Besteciler:
    • Berlioz
    • Paganini
    • Liszt
    • Verdi
    • Wagner
    • Chopin
    • Donizetti

20. Yüzyıl Müziği ve Modernizm

  • Temel Akım: 20. yüzyıl müziğinin merkezinde yer alan akım Modernizm’dir.
  • Tonalitenin Terki: Müziğin belli bir merkeze (tona) bağlı kalma zorunluluğu (tonalite) ortadan kalkmıştır.
  • Küresel Etkileşim: Avrupa merkezli müzik anlayışı; Uzak Doğu, Orta Asya, Güney Asya ve Afrika ülkelerinin yerel müziklerinin, çalgılarının ve yapılarının etkisi altına girmiştir. Bu yerel müzikler Avrupalı ve Amerikalı bestecilere esne kaynağı olmuştur.
  • Opera Dönüşümü:
    • %%19.%% yüzyılda İtalya’da katı gerçekçiliği anlatan operalar hakimdi.
    • %%1900%% yılı ile birlikte; ruhsal sorunları dışa vuran, toplumsal değerleri işleyen, kısa süreli, güncel konulara odaklanan, sıradan dekor ve kostüm gerektiren daha insancıl ve yumuşak konulara yönelim başlamıştır.
  • Orkestrasyon: %%20.%% yüzyılın ilk %%10%% yılındaki orkestra kavramı; çalgı sayısı ve ses rengi zenginliği bakımından doruk noktasına ulaşmıştır.

Türkiye’de Müzik: Gelenek ve Dönüşüm

  • Askeri Müzik Geleneği: Türklerin İslamiyet öncesi Şaman inancına dayanan vurmalı çalgı ağırlıklı askeri müzik geleneği, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Mehter müziğine temel teşkil etmiştir.
  • Sanat Müziği (Klasik Türk Müziği): Divan edebiyatına bağlı güftelerle saray içerisinde ve dinsel çevrelerde icra edilen müzik türüdür.
  • Halk Müziği: Halk edebiyatına dayanan, halk arasında söylenen ve kendine has "aksak ölçüleri" barındıran müzik türüdür.
  • Çoksesliliğin (Polifoni) Girişi: Çokseslilik Türk müziğine %%19.%% yüzyıldan itibaren girmeye başlamıştır.
  • II. Mahmut Reformları (1826):
    • Yeniçeri Ocağı kaldırılarak yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye kurulmuştur.
    • Yeniçeri Mehterhanesi kapatılmış, yerine %%Muzika-yı Hümayun%% (Saray Bandosu/Okulu) kurulmuştur.
  • Giuseppe Donizetti:
    • Muzika-yı Hümayun’un başına getirilmiştir.
    • Donizetti’nin kurduğu topluluk hem askeri bando hem de saray bandosu görevi görmüştür.
    • %%1846%% yılında topluluğa yaylı sazlar bölümünü ekleyerek Batı tarzında bir orkestra oluşturmuştur.
    • Bu topluluk İstanbul sokaklarında halka açık konserler vererek halkın çoksesli müzikle tanışmasını sağlamıştır.
    • Sultan Abdülmecid için %%22%% yıl boyunca ulusal marş olarak çalınan "Mecidiye Marşı"nı bestelemiştir.

Osmanlı Padişahlarının Müzik İlgi ve Yetenekleri

  • Sultan Abdülmecid: Batılı anlamda müzik eğitimi alan ve piyano çalan ilk padişah olarak bilinir.
  • Sultan Abdülaziz: İlk çoksesli beste yapan padişahtır.
  • Sultan V. Murat: %%3%% ciltlik solo piyano parçaları ile Batı tarzında en geniş beste dağarına sahip padişahtır.
  • Sultan II. Abdülhamid: Piyano ve keman çaldığı bilinmektedir.

Muzika-yı Hümayun ve Geçiş Dönemi Yetkilileri

  • Guatelli Paşa: Donizetti’den sonra göreve gelmiş; Türk şarkılarını armonize etmiş, marşlar bestelemiş ve bir nota kitaplığı kurarak kuruma büyük hizmet vermiştir.
  • Saffet Atabinen: %%1908%% Meşrutiyet ilanı sonrası bu topluluğun başına geçen %%ilk Türk şef%%tir.
  • Zeki Üngör: %%1917%%-%%1918%% yıllarında topluluğu yönetmiş ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde konser turneleri düzenlemiştir.

Cumhuriyet Döneminde Müzik ve Kurumsallaşma

  • Taşınma (1924): Mustafa Kemal Atatürk, Muzika-yı Hümayun’u İstanbul’dan Ankara’ya getirtmiştir.
  • İsim Değişiklikleri: Topluluk sırasıyla şu isimleri almıştır:
    1. Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti
    2. Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası
    3. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (Güncel adı)
  • Darülelhan (Melodiler Evi): %%1917%%'de İstanbul'da kurulan ilk müzik eğitim kurumudur. Cumhuriyetle birlikte konservatuara dönüşmüş; sırasıyla İstanbul Belediye Konservatuarı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı isimlerini almıştır.
  • Musiki Muallim Mektebi: %%1924%%'te Ankara'da müzik öğretmeni yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Bu kurum Ankara Devlet Konservatuarı’nın temeli sayılır.
  • Paul Hindemith Faktörü: %%1935%% yılında ünlü Alman besteci Paul Hindemith, Türkiye'deki müzik eğitimini ve kurumlarını düzenlemek üzere Ankara’ya davet edilmiştir.
  • Ankara Devlet Konservatuarı: Hindemith’in hazırladığı öğretim raporu doğrultusunda %%1 Kasım 1936%% tarihinde resmen açılmıştır.

Türk Beşleri

  • Tanım: Atatürk döneminde devlet desteğiyle yurt dışına gönderilen ve Batı’da aldıkları eğitimi Türk müziği değerleriyle birleştiren besteciler grubudur.
  • Görevleri: Bu kişiler sadece besteci değil; aynı zamanda eğitimci, müzik kurumu kurucusu, virtüöz ve orkestra şefi olarak hizmet etmişlerdir.
  • Üyeler:
    1. Necil Kazım Akses
    2. Cemal Reşit Rey
    3. Hasan Ferit Alnar
    4. Ahmed Adnan Saygun
    5. Ulvi Cemal Erkin
  • Ortak Amaç: Türk müziğinin makamsal, ezgisel ve ritimsel öğelerini; Batı müziğinin polifonik (çoksesli) dokusu, biçimi ve tekniği ile harmanlayarak yerli bir klasik müzik dili oluşturmaktır.