Biofeedback Notları

Biofeedback

Biofeedback Tanımı

  • Fizyoterapi, hastanın farkındalığını ve aktif katılımını gerektiren bir süreçtir.

  • Biofeedback, gizli fizyolojik süreçlerin uygun cihazlarla bilinç düzeyine çıkarılmasıdır.

  • İşitsel ve görsel uyarı oluşturan cihazlarla, kişinin kas veya merkezi sinir sistemi fonksiyonlarının istemli kontrolünü kazandırmayı amaçlar.

  • Fizyolojik bir olay, işitsel veya görsel sinyallere dönüştürülerek kişiye sunulur ve bu sürecin olumlu yönde değiştirilmesi için eğitim verilir.

Biofeedback'in Çalışma Prensibi

  • Fizyolojik kayıtlar (kan akışı, kas gerginliği) biofeedback cihazı aracılığıyla görsel ve işitsel feedback olarak hastaya sunulur.

Biofeedback Cihazları

  • Transduser (1. Parça): Basınç, EMG ve ısı hakkında bilgi veren elektrotlar; kan akışı, kalp hızı, EMG aktivitesi, cilt ısısı gibi verileri algılar.

  • Sinyal İşlemcisi (2. Parça): Sinyali güçlendirir, süzgeçten geçirir ve hastaya bilgi verici uyarı formuna getirir.

  • İşitsel ve Görsel Uyarı Ekranı (3. Parça): İşitsel ve görsel uyarıyı hastaya gösterir.

Biofeedback Literatüründe Tanımlayıcı Modeller

  1. Semptom değişikliğine bağlı oluşan fizyolojik değişiklikler

  2. Kognitif değişiklikler

  3. Plasebo etkisi

  4. Hasta eğitim modeli etkisi

  5. Kişiler arası beklenti modeli

  6. Yetenek yöntem etkileşim modeli

  7. Motor öğrenme modeli

Biofeedback Bir Eğitim Modelidir

  • Biofeedback, bir tedaviden çok eğitim olarak değerlendirilir.

  • Bir öğrenme teorisidir.

  • Davranış tedavisi, eğitimin temelini oluşturur.

  • Davranış tedavisine göre, uygun olmayan bir davranışın öğrenildiği gibi bırakılabileceği düşünülür.

İnsan Bedeninde Feedback Mekanizmaları

  • İnsanın motor hareketini veya öğrenme yeteneğini ve benzer visseral fonksiyonları tanımlamak için kullanılan fizyolojik feedback sisteminin en genel modeli, Biyolojik Feedback Halkasında ifade edilebilir.

  • İntrinsik Feedback

  • Ekstrinsik Feedback

İntrinsik Feedback
  • Gerçekleşen bir eylemin veya fonksiyonun doğal sonucu olarak elde edilen bilgiyi içerir.

  • Görme, algılama, işitme, dokunma ve koku intrinsik feedback için örneklerdir.

  • Hastalık, travma, periferik veya merkezi sinir sistemini etkileyen patolojilerde intrinsik feedback mekanizmasının fonksiyonu bozulur.

Ekstrinsik Feedback
  • Bazı yapay araçlar ile kişiye geri bildirim sağlayan ölçülebilen performans sonuçlarından oluşur.

  • Çoğaltılmış, büyütülmüş ve güçlendirilmiş feedback olarak düşünülür.

  • Biofeedback, ekstrinsik tip güçlendirilmiş, büyütülmüş feedback'in bir çeşididir.

  • Performansa ait bilgilerin kişiye tekrar sunulması (video kayıtlarının izletilmesi gibi) örnek olarak verilebilir.

Negatif Feedback
  • Homeostazı sürdürmek için tüm sistemler negatif feedback mekanizmasını kullanırlar.

  • Sistemin bozukluğa karşı çıkması veya düzeltmesi yönünde cevap vermesidir.

  • Vücut sistemleri üzerinde temel kontrol ve denge mekanizması negatif feedback ile sağlanır.

  • Homeostazis, bir fonksiyonun azalması (kan basıncının düşmesi) veya artması (kas tonusunun yükselmesi) ile bozulabilir.

  • Bu fonksiyonu dengeleyecek veya "iyileştirecek" temel mekanizma negatif feedback mekanizmasıdır.

Pozitif Feedback
  • Homeostatik dengeyi bozan unsurlar için kullanılan terimdir.

  • Kas tonusunu istemsiz olarak artıran veya kalp hızını patolojik olarak düşüren de pozitif feedback mekanizmasıdır.

  • Vücut sistemlerinde meydana gelen herhangi bir bozukluk, pozitif feedback mekanizmasının aşırı çalışması sonucu oluşur.

  • Vücut sistemlerinde homeostazisi koruma, negatif ve pozitif feedback mekanizmaları ile gerçekleşir.

Biofeedback Çeşitleri

  1. Elektromyografik (EMG) Feedback

  2. Elektroensefalografik (EEG) Feedback

  3. Elektrokardiyografik (EKG) Feedback

  4. Basınç Feedback’i

  5. Solunum Feedback’i

  6. Deri Temperatürü Feedback’i

  7. Galvanik Deri Cevabı

  8. Elektrogonyometrik Feedback

  9. Sanal Gerçeklik

  10. Ultrason Görüntülemesi ile Görsel Feedback

1. Elektromyografik (EMG) Feedback
  • Kas potansiyellerinin uygun işitsel ve görsel uyaranlara dönüştürülüp kas aktivitesini azaltmak veya artırmak için kullanılmasıdır.

  • Amacı, kişinin kas aktivitesini hızlı bir şekilde algılayıp istenen kas fonksiyonuna yönelik olarak hızlı cevap vermesini ve aktif tedaviye katılımını sağlamaktır.

  • Hedefleri:

    • Aktivite sırasında kasın elektriksel aktivitesini azaltmak.

    • Aktivite sırasında kasın elektriksel aktivitesini artırmak.

    • İstenilen seviyede kasın elektriksel aktivitesini korumak veya devam ettirmek.

  • Normal kas kontraksiyonu sırasında yüzlerce motor ünite asenkronize olarak ateşlenir ve iğne veya yüzey elektrotlar ile tespit edilebilen elektriksel potansiyelleri meydana getirir.

  • Kas üzerine yerleştirilen elektrotların lokalizasyonu ve birbirleri arasındaki mesafe ile elde edilen geri bildirim, daha özel bir hale getirilir.

  • EMG Biofeedback'te kullanılan elektrotlar kas aktivitesinin alıcılarıdır, perkutanöz ve yüzeyel elektrotlar olmak üzere 2 çeşittir.

  • Perkutanöz elektrotlar tedavi edilecek kasın içine yerleştirilir. İnce tel elektrot (hipodermik) veya monopolar (konsentrik) iğne elektrot şeklindedir.

2. Elektroensefalografik (EEG) Feedback
  • Beynin elektriksel aktivitesinin bazı yönleriyle klinik durum veya davranışsal durum arasında bir ilişki vardır. Bu eğitim, EEG paterninin değiştirilmesi veya kontrolünde etkindir.

  • Ağrı ve anksiyete gibi psikojenik komponentlerin tedavisinde kullanılır. Ayrıca epileptik durumlar, hiperkinezi ve uykusuzluk durumlarında da uygulanır.

  • Problemleri:

    • İnsanın kompleks bir yapıyla birlikte az bilinen beyin yapılarına ve bu yapıların kompleks elektriksel aktivitelerine sahip olmasıdır.

    • Bu kompleks yapı nedeniyle uygun analiz ve detaylı tarama yapan ve pahalı olan aletler gereklidir.

    • İnsan EEG ritimlerinin etkin bir şekilde değiştirilebilmesi için bilimsel kanıtlar yetersiz kalmaktadır.

3. Elektrokardiyografik (EKG) Feedback
  • Kardiyak aritmilerde (prematüre ventriküler kontraksiyonlar, sinüs taşikardisi ve diğer aritmiler) kalp hızının kontrolü ve özellikle kalp hızının düzenlenmesi eğitimi yapılır.

4. Basınç Feedback'i
  • Esansiyel hipertansiyon tedavisinde kan basıncı biofeedback'i ile başarılı sonuçlar alınmıştır.

  • Spinal kord yaralanması olanlarda ise, ortostatik hipotansiyonu tedavi etmek için kullanılan görsel ve işitsel kan basıncı feedback bilgisinde olumlu bulgular kaydedilmiştir.

  • Ürolojik problemler (stres inkontinansı, fonksiyonel üriner retansiyon, nörojenik mesane fonksiyon bozuklukları) veya bel-boyun patolojilerinde basınç feedback'i ile tedavide başarılı veriler elde edilmektedir.

5. Solunum Feedback'i
  • Kişiye düzenli solunum egzersizleri öğretilerek diyafragmatik solunum ile gevşeme sağlanır.

  • Diyafragmadan başarılı bir şekilde solunum yaptığında, biofeedback aletinin ekranında Respirasyon Sinüs Aritmisi (RSA) paterni izlenir.

  • Baş ağrısını içeren gerilim ile ilişkili semptomların azaltılmasında önemlidir.

  • Posttravmatik stres bozukluğunda solunum feedback yöntemi ile solunum ve kalp hızı kontrol edilebilir, kognitif davranışsal tedavinin başarısını artırır.

6. Deri Temperatürü Feedback'i
  • Termal feedback olarak da ifade edilir.

  • Migren, Raynaud's hastalığı, Sistemik Lupus ve progresif sistemik skleroz gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.

  • Elin sıcaklığının artırılması ve ellerde ılıklık hissinin algılanması hedeflenir (periferal vazodilatasyonun kontrolü).

  • Hipertansif hastalarda sempatik akışı perifere regüle etmek ve böylece kan basıncını düşürerek ilaç alımını minimale indirmek veya elimine etmek için kullanılabilir.

7. Galvanik Deri Cevabı
  • Ter bezlerinin aktivitesi elektriksel deri cevabı veya galvanik deri cevabı olarak ifade edilebilir.

  • Galvanik deri cevap monitörü, ter bezleri aktivitesi sonucu oluşan elin deri iletimindeki değişiklikleri ortaya koyar.

  • Deri iletimi ile uyanıklık arasında bir ilişki olduğundan hasta tüm vücudunu gevşetmeyi başararak uyanıklığını azaltmayı öğrenir.

  • Gevşeme eğitiminde önemli bir rolü vardır.

  • Endişeli iken sempatik sinir sisteminin aktivasyonu ile vücutta kimyasal ve fiziksel değişimler oluşur.

8. Elektrogonyometrik Feedback
  • İşitsel ve görsel uyarı kombinasyonları ile birlikte uygulanan feedback gonyometreleri, uzun süreli iyileşme gerektiren durumlarda günlük yaşantıda kişiyi bağımsız yapabilecek yeterliliği sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

  • Elektrokinezyolojik hareket feedback gonyometreleri üst ekstremite travmalarının tedavisinde sıklıkla kullanılır.

9. Sanal Gerçeklik
  • Uygun görsel sinyallerle, ekrana bağlı kuvvet platformunda basınç dağılımındaki değişim takip edilerek postüral salınımlarda dengenin geliştirilmesi eğitimi verilir.

10. Ultrason Görüntülemesi ile Görsel Feedback
  • Diagnostik ultrasonda Doppler akış ölçer ile kan akış hızının görsel feedback yoluyla izlenmesi ve değiştirilmesi eğitimi verilir.

Biofeedback Uygulama Tekniği

  1. Kullanıcı Kontrolü: Hasta, cihazın kullanımını ve altta yatan fikri öğrendikten sonra, istenen aktivite ve eylemi kendisi çalışabilir. Aktif katılım ve iyi bir bilişsel fonksiyon gerektirir.

  2. Başlangıç Pozisyonunun Seçilmesi:

    • Gevşeme hedefleniyorsa, genel kas aktivitesini azaltmak için hasta sırtüstü veya yarı yatış pozisyonunda olmalıdır.

    • Belli kas gruplarının aktivitesini azaltmak veya artırmak için oturma pozisyonu tercih edilebilir.

    • Elektrotlar arasındaki mesafe önemlidir. Hiperaktif kasları gevşetmek için elektrotlar arası mesafe geniş olmalıdır.

    • Nöromusküler eğitimde elektrotların birbirine yakın yerleştirilmesi limitli kas volümünden kayıt yapmaya neden olur.

    • Yüzeyel elektrotlarla uygulanan EMG biofeedback eğitiminde en önemli dezavantaj, kaydedilen aktivitenin ortaya çıktığı yerin kesin olarak güvenilir olmamasıdır.

  3. Davranışı Şekillendirme:

    • Başlangıçta, görevler sadece hedeflenen duruma yaklaşmak için kullanılır. Hasta istikrarlı bir şekilde hedefe ulaştıkça fizyoterapist, tedavide ilerleme için eşik seviyesini değiştirir.

    • Kas aktivitesini azaltmak isteniyorsa sesli veya görsel uyarı, hastanın aktif katılımıyla azaltılmaya çalışılır. Uyarı kaybolduğunda bir alt eşik seviyesine inilir.

    • Kas aktivitesini artırmak istendiğinde hedeflenen eşik seviyeye ulaşıldıkça sesli uyarı artar. Hasta, sesi arttırmak için kas kontraksiyonunu artırır.

    • İşitsel veya görsel destek ile kasın fonksiyonel davranışında değişiklik yaratılır. Fizyoterapistin uygun cihaz, hastanın kapasitesine göre uygun hedefler belirlemesi gerekir.

  4. Uygulama Süresi:

    • Tedavi seansları 10-30 dakika arasında uygulanabilir ve istenen eğitime göre her gün veya haftanın birkaç günü olacak şekilde düzenlenebilir.

    • Genel olarak birlikte uygulandığı esas tedavilerin süresi baz alınır.

Biofeedback Çeşitli Kullanım Alanları

  1. Egzersiz Programına Entegre Olarak Biofeedback Kullanımı: Biofeedback, tek başına kas aktivitesini artırmak veya azaltmak amacıyla uygulanabilir. Fonksiyonel aktivite içerisinde EMG Biofeedback kullanılabilir. Bu sayede, yeniden eğitilmesi, kuvvetlendirilmesi veya gevşetilmesi istenen kas grubunun aktivitesi hakkında eş zamanlı bilgi sahibi olunur ve hareket düzenlenir.

  2. İnme: Spastisitenin neden olduğu yetersiz aktivitenin geliştirilmesi için el bileği ekstansörleri, omuz abduktör ve ayak bileği dorsifleksörlerin istemli aktivitesinin artırılması amaçlanır. Ayrıca el bileği fleksör ve pronatörleri ve gastro-soleus gibi kas gruplarının aktivitesini de azaltmak hedeflenir.

  3. Kas Fonksiyonunu Geliştirme: Periferik sinir yaralanması, sinir, kas veya tendon transferlerinden sonra sıklıkla kullanılır. Motor ünite aktivitesi başladığı andan itibaren biofeedback ile eğitime başlanabilir. Yorgunluk sınırında olmak şartıyla gün içinde istenildiği kadar uygulanabilmesi avantajdır.

  4. Kronik Kas-İskelet Sistemi Problemleri: Kümülatif veya tekrarlı travmalarda bazı kasların aşırı kullanımını önlemek amacıyla EMG Biofeedback kullanılır. Özellikle endüstri alanında çalışanlarda omuz ve boyun problemlerinin önlenmesi amacıyla trapez kası gibi bazı kasların aşırı aktivitesini kontrol altına almak için tercih edilir.

  5. Ağrı: Kronik ağrı normal eklem hareketini limitler ve kontraktil yapılarda tonus artışı meydana getirir. EMG Biofeedback ile tonus artışı olan kas gruplarını gevşetmek için eğitim verilir ve spazm-ağrı döngüsü kırılabilir. Örneğin, lumbal paravertebral kas grubu için gevşeme eğitimi etkili sonuçlar vermektedir.

  6. Denge ve Mobilite: Hastaların dengeleri hakkında kuvvet plakları feedback sağlar. Feedback, sesli bir uyaran veya görsel destek şeklinde olabilir. Statik veya dinamik olarak sağlanan feedback, postür ve dengenin iyileştirilmesi için kullanılır.

  7. Gövde Kaslarının Yeniden Eğitimi: Derin abdominal kasların ve posterior spinal kasların eğitimi ve bel ağrısının önlenmesi için basınç feedback yöntemi kullanılır. Hasta, kontraksiyon süresi boyunca kasların oluşturduğu basıncı korumak zorundadır.

  8. İnkontinans: Fekal ve üriner inkontinansta kullanılır. Fekal inkontinans tedavisinde basınç feedback cihazı veya EMG Biofeedback kullanılabilir. Basınç feedback yöntemi için vajinal ve rektal proba ihtiyaç vardır.

  9. Konstipasyon: Pelvik taban sinerji bozukluğu durumunda, defekasyon sırasında pelvik taban kasları kontrollü gevşeme yeteneğini kaybeder. Intraanal, perianal EMG monitörizasyonu, manometrik anal prob biofeedback gibi yöntemler ile hastaya görsel ve işitsel uyarı verilerek pelvik taban kaslarını gevşetmesi öğretilir.

  10. Migren: Baş ağrısıyla ilişkili psikolojik stres, anksiyete ve depresyon semptomlarının kontrol edilmesiyle başarılı sonuçlar alınmaktadır. Biofeedback ile temel semptom yerine ikincil semptomların hafifletilmesi hedeflenir.

  11. EMG Biofeedback ve Elektrik Stimülasyonu: EMG Biofeedback, davranıştaki istemli değişikliklerin öğretilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılır. Elektrik Stimülasyonu (ES) ile aksiyon potansiyeli oluşturulmasıdır. ES kullanıldığında kontraksiyon için hastanın istemli katılımına ihtiyaç yoktur. EMG Biofeedback'te ise istemli kontraksiyon gereklidir.