İmmün Sistem ve Hastalıkları - Hazırlık Notları (Türkçe, BULLET_POINTS)
İmmün Sistem ve Hastalıkları
İMMÜN SİSTEM VE HASTALIKLARI konulu temel çerçeve: akış şeması; immün sistemin temel bileşenleri, lenfosit biyolojisi, normal immün cevaplar, artmış veya uygunsuz immün cevapların yol açtığı reaksiyonlar ve hastalıklar; organ transplantı reddi; amiloidozis.
İmmünite Nedir ve Temel Kavramlar
İmmünite: bağışıklık halinde olma, enfeksiyonlara karşı korunmayı ifade eder.
İmmün sistem: vücudu patojen mikroorganizmalardan korumaktan sorumlu hücre ve moleküllerin topluluğudur.
İmmünite hastalıkları spektrumu: çok az immün aktivite ile çok malign veya uygunsuz immün aktivite arasındaki geniş yelpaze.
Kontrolsüz immünite, immünitenin kendisine zarar verebilme potansiyeli taşır.
Doğal ve Edinsel İmmüniteyi Ayıran Temel Özellikler
Doğal immünite (innate): özgül olmayan immünite, daima ve hemen, hızlı bir ilk savunma hattı kurar; çok sayıda patojene karşı etkili olabilir ancak patojenin değişimine karşı da bir miktar sınırlı esneklik gösterir.
Edinsel immünite (adaptive, spesifik): edinsel immünite olarak ifade edilir; daha spesifik, daha kuvvetli ve hatırlama özelliğine sahip olan mekanizmalardır; lenfositler ve onların ürünleri bu kapsamdadır.
Kapasiteler ve zaman çizgisi: Doğal immünite genellikle enfeksiyonun erken saatlerinde aktifleşir; Edinsel immünite, patojene karşı uyaran sonrası aktive olur ve daha sonra kalıcı hafıza oluşturabilir.
Doğal İmmünite (Innate) – Başlıca Bileşenler ve Özellikler
Doğal immünitenin ana komponentleri:
Epitelyal engeller (deri, sindirim ve solunum sisteminin epitelyal bariyerleri)
Fagositik lökositler: makrofajlar ve nötrofiller
Dendritik hücreler
Doğal katil hücreler (NK hücreleri)
Kompleman proteinleri gibi plazma proteinleri
Doğal immünitenin temel işlevleri:
Patojenleri tanımak ve eliminasyonunu hızlı bir şekilde desteklemek
Enfeksiyon sırasında inflamasyonu tetiklemek ve sonra adaptif yanıtın tetiklenmesini sağlamak
Patojenlerle etkileşimde krucial kavramlar:
Patern tanıma reseptörleri (Pattern Recognition Receptors, PRR) aracılığıyla mikrobiyal yapıları tanıma; bu yapıların ortak özellikleri PATOGENİZLE İLİŞKİLİ PATERNLER (PAMPs) ve hasarlı hücrelerden salınan maddeyle oluşan DAMPs’tır.
Pater tanıma reseptörleri (PRR) sınıfları:
Toll-like reseptörler (TLR): hücre içi ve hücre dışı konumlarda bulunan farklı türleri; bakteriyel ürünleri, viral RNA/DNA’yı ve diğer mikrobiyal ürünleri tanır; tanıma sonrası transkripsiyon faktörleri aktive olur ve inflamasyon mediyatörleri, antiviral sitokinler üretilir.
NOD-benzeri reseptörler (NLRs): sitoplazmik reseptörler; inflamazomlar ile IL-1 beta gibi sitokinleri aktive edebilirler.
C-tipi lektin reseptörleri (CLRs): mantar glikanlarını tanır; inflamatuar yanıtı tetikler
RIG-I benzeri reseptörleri (RLRs): viral RNA’yı tanır
Sitoplazmik DNA reseptörleri: DNA sensörleri (örn. bazı virüslerin DNA’sını tanıyan reseptörler)
İnflamasyon ve ilk savunmada rol oynayan mekanizmalar:
Sitokinler ve kompleman üretimiyle vasküler ve hücresel bileşenleri tetikleme
İlk savunmanın ardından adaptif immün yanıtın güçlendirilmesi için gerekli sinyallerin iletilmesi
Tip I interferonlar (IFN-α/β) antiviral etkiler sağlar; viral replikasyonu engeller ve antiviral yanıtı güçlendirir; NK hücrelerini ve makrofajları aktive eder
Edinsel (Adaptif) İmmünite – Başlıca Özellikler
İki ana komponent: Hümoral immünite (B lenfositleri ve antikorlar) ve Hücresel immünite (T lenfositleri)
Edinsel immünitenin üç temel özelliği:
Çeşitlilik (DNA segmanlarının birleştirilmesiyle milyonlarca varyant üretilmesi)
Özgüllük (her lenfositin tek bir antijene karşı reseptörü vardır)
Bellek (sonraki karşılaşmada daha hızlı ve güçlü yanıt)
Edinsel immünitenin aracıları: T lenfositler ve B lenfositler; her biri hansesi adımında rol alır
T Lenfositler ve Alt Türleri
T hücreleri: timusta olgunlaşırlar; hücresel immünitenin ana efektörleridirler.
Alt tipler:
Th (Yardımcı T hücreleri): CD4+; sitokinlerle B hücrelerini antikor üretimine yönlendirir, makrofajları fagositoza teşvik eder; MHC Class II üzerinde sunulan peptidlere CD4 ile bağlanırlar.
Tc (Sitotoksik T hücreleri): CD8+; virusla enfekte hücreleri ve tümör hücrelerini direk öldürür; MHC Class I üzerinde sunulan peptidlere bağlanırlar; gerektiğinde sitokinler salgılarlar.
Ts (Baskılayıcı/regülatör T hücreleri): kendi kendine toleransın sürdürülmesini düzenler; CD25 ekspresyonu yaygındır
T hücre reseptörü ve sinyalizasyon:
Her T hücresi antijen reseptörünü (TCR) içerir; αβ subuniti vardır; TCR ile birlikte CD3 ve ζ proteinleri sinyal iletiminde görev alır; ek olarak CD4, CD8 ve diğer aksesuar moleküller bulunur
Th hücrelerin işlevleri:
Th1: IFN-γ üretir; klasik (maturation) yoldan makrofaj aktivasyonu ve IgG üretiminin uyarılması
Th2: IL-4, IL-5, IL-13 üretir; IgE üretimini teşvik eder, eozinofilleri aktive eder; mukozal epitelyal hücrelerde karşılığı olan alt yolağı etkinleştirir
Th17: IL-17 üretir; nötrofillerin ve monositlerin toplanmasını sağlar; özellikle immün-aracılı kronik inflamasyonlarda rol alır
Th0/Diğer alt gruplar: Belli başlı sunumlarda Th1/Th2/Th17'ye yönlendirme yapan sitokinler bulunur
T hücre aktivasyonu için iki sinyal gerekliliği:
Sinyal 1: TCR’nin antijen-MHC etkileşimi (CD3/CD4 veya CD8 aracılığıyla)
Sinyal 2: Costimulatory moleküller (ör. CD28 ile CD80/CD86 arasındaki ilişki) ile desteklenmesi
Th hücre aktivasyonu sonucunda sitokinler salgılanır; bu sitokinler B lenfositleri, makrofajları, NK hücrelerini ve Tc lenfositleri aktive eder
B Lenfositler ve Humoral İmmünite
B lenfositleri kemik iliğinde oluşur ve lenfoid dokularda olgunlaşır; dolaşan antikorları üretirler; hümoral immünitenin temel efektörleridir.
B lenfositlerinin ana işlevleri:
Antijenleri doğrudan tanıma ve antikor üretimini başlatma
Plazma hücrelerine diferansiyelleşerek belirli antikorları salgılama
Hafıza B hücreleri oluşturarak ilerleyen enfeksiyonlarda hızlı yanıt sağlama
B lenfositlerinin iki temel aktivasyon yolu:
T hücresinden bağımsız (T hücresiz) aktivasyon: çoğu polisakkarid ve lipit antijen için uygundur; antikor üretimi başlar
T hücresine bağımlı aktivasyon: protein antijenlerle çalışır; Th hücrelerinin yardımı gerekir; antikor sınıf değiştirme (IgG, IgA, IgE) ve yüksek afiniteli antikorlar oluşur
Plazma hücreleri tarafından antikor üretimi; immünoglobulin çeşitleri: IgG, IgA, IgM, IgD, IgE
IgG, IgA, IgM dolaşan antikorların çoğunu oluşturur; IgG ekstravasküler dağılıma geçerek toksinleri nötralize eder, fagositozu opsonize eder; IgA mukozal yüzeylerde önemli rol oynar; IgM en erken antikordur; IgE mast hücrelerini aktive edebilir
İmmünoglobulin sınıfları ve temel işlevleri (yüksek düzeyde özet):
IgG: toksin nötralizasyonu ve bakteri opsonizasyonu; ekstravasküler dokuya geçiş sağlar
IgA: mukozal salgılarda; dışa dönük koruma sağlar
IgM: en büyük antikordur; ilk yanıt olarak ortaya çıkar
IgD: B hücre aktivasyonu ve süpresyonunda etkilidir; çok düşük miktarda bulunur
IgE: mast hücreleri ve eozinofillerle ilişkilidir; alerjik reaksiyonlarda önemli rol oynar
B hücre yüzeyinde bulunan ana reseptörler: CD19, CD20, CD21, CD40; EBV ile temas eden CD21; CD40 ile Th hücreleriyle etkileşim; sınıf değiştirme ve hafıza oluşumu
B hücrelerinin maturasyonu ve hafıza gelişimi:
Naive IgM+/IgD+ B hücreleri farklılaşır; bazıları plazma hücrelerine dönüşerek antikor salgılar; bazıları hafıza B hücrelerine dönüşür
Major Histokompatibilite Kompleksi (MHC) ve HLA
MHC (Major Histocompatibility Complex) molekülleri, vücuttaki hücrelerde antijenin T hücrelerine sergilenmesini sağlayan peptid sunum mekanizmasıdır.
İnsanlarda MHC’nin yaklaşık adıdır HLA (Human Leukocyte Antigen) karmaşık olarak tanımlanır; kromozom 6’da bulunan genlerden oluşur.
MHC’nin temel görevi: antijen peptidlerini uygun lenfositlere sunmaktır; böylece T hücre reseptörleri (TCR) bu peptidleri tanır.
MHC’nin iki ana sınıfı:
Class I MHC molekülleri: Çekirdek hücrelerde bulunurlar ve peptitleri CD8+ T hücrelerine sunar; HLA-A, HLA-B, HLA-C lokuslarını içerir; β2-mikroglobulin’den oluşur
Class II MHC molekülleri: Başlıca antijen sunan hücrelerde (makrofaj, monosit, dendritik hücreler, Langerhans hücreleri, B hücreleri) bulunur; ekzosellüler proteinlerden türetilen peptidleri CD4+ T hücrelerine sunar; HLA-DP, HLA-DQ, HLA-DR lokuslarını içerir
MHC’nin işleyişi:
Class I: sitozolda üretilen antijen peptidleriyle, CD8+ T lenfositlere sunulur
Class II: endozomal/lizozomal olarak işlenen dış kaynaklı antijenler peptidlere dönüştürülüp MHC II ile hücre yüzeyine taşınır ve CD4+ T lenfositlere sunulur
MHC’nin polymorfizmi nedeniyle transplantasyonlarda greft reddi önemli bir problem teşkil eder
HLA ile hastalık birlikteliği örnekleri: HLA-B27 ile Ankilozan Spondilit; HLA-DR3/DR4 ile Tip 1 Diyabet; HLA-DR4 ile Romatoid Artrit; HLA-A3 ile Hemokromatozis
Antijen Sunan Hücreler ve APC’ler
Antijen sunan hücreler (APC): mikrobiyal antijenleri yakalar, lenfositlere sunar; lenfoid organlarda antijenleri tanınması için sunum yaparlar
Dendritik Hücreler (DC): en etkili APC’ler; epitelde ve dokularda yer alırlar; immün yanıtın ana tetikleyicilerindendir
Langerhans hücreleri: epidermiste bulunurlar; Birbeck granüllerini içerirler; Class II MHC ve kostimulatuvar moleküller üretirler
Plazmositoid DC’ler: kanda ve lenfoid organlarda bulunurlar; virüslere karşı antiviral sitokinler (İnterferon tip I) majör kaynaktır
Foliküler Dendritik Hücreler (FDC): dalak ve lenf nodlarının germinal merkezlerinde bulunurlar; antikorlar ve komplemanla bağlı antijenleri Fc/kompleman reseptörleriyle yakalarlar; B lenfositlerine antijen sunarak ikincil antikor yanıtını tetiklerler, ancak T hücrelere antijen sunmazlar
Makrofajlar ve diğer APC’ler: mikropları yutar ve peptitleri T lenfositlere sunar; Th hücreleri bu süreçte makrofajları aktive eder
Antijenin sunulmasında süreç:
Mikroplar epitelden geçer; DC’ler antijenleri yakalar ve lenf nodlarına taşırlar
APC’ler, antijenleri proteolitik olarak işleyip peptidlere dönüştürür; farklı antijenler farklı MHC molekülleriyle sunulur; T hücreleri bu antijenlere karşı seçilir ve aktive olur
Lenfoid Organlar ve Lenfoid Doku
Lenfositler edinsel immünitenin aracılarındandır ve antijenlere karşı spesifik reseptörler geliştirirler
Lenfositler köken olarak kemik iliğinden gelir ve timusta olgunlaşırlar (T hücreleri) ya da kemik iliğinde olgunlaşırlar (B hücreleri)
Lenfoid dokular ve organlar:
Merkezi/Primer organlar: timus (T hücreleri için) ve kemik iliği (B ve T kökenli precursorlar için)
Periferik organlar: lenf nodları, dalak, mukozal lenfoid dokular; burada adaptif immün yanıtlar lokal olarak gelişir
İmmün Yanıtın Aşamaları ve Klonal Seçilim
Lenfositler naif olarak dolaşır; antijen sunuculara maruz kaldığında klonal seleksiyonla aktivasyon geçirirler
Ana aşamalar:
Antijeni tanıma (TCR/BCR aracılığıyla)
Aktivasyon (kostimülasyon sinyaliyle birlikte; Th, Tc, B hücreleri için farklı mekanizmalar)
Klonal proliferasyon (çoğalma) ve farklılaşma (efektör ve bellek hücreleri oluşur)
Spesifik efektör fonksiyonların ortaya çıkması (B hücreleri antikor üretir, T hücreleri fagositoz ve hücre-araçılı öldürmeyi gerçekleştirir)
Antijenin yok edilmesi ve yanıtın kademeli olarak azalması
Hipersensitivite Reaksiyonları (Tip I–IV)
Genel çerçeve:
Hipersensitivite reaksiyonları, normalde koruyucu olan immün yanıtların doku hasarına yol açtığı durumları ifade eder
İlk temasla konak duyarlılığı gelişir; İkinci temasla aşırı duyarlılık ortaya çıkabilir
Genelde dört tipi vardır (Tip I–IV); bazı hastalıklarda birden çok tip immün reaksiyon birlikte bulunabilir
Tip I – Erken hipersensitivite (IgE aracılı):
Th2 yanıtı ile IgE oluşumu ve mast hücrelerinin sensitizasyonu
Allergenlerle karşılaşmada mast hücrelerinin degranülasyonu; histamin ve diğer mediyatörlerin salınımı
Klinik: anafilaksiye kadar varabilen durumlar; astım, alerjik rinit, ürtiker
Tedavi: Adrenalin (epinefrin), antihistaminikler, kortikosteroidler
Tip II – Antikor aracılı (sitotoksik) hipersensitivite:
Hedef antijenlere yönelik antikorlar (çoğunlukla IgG/IgM) aracılığıyla efektler oluşur; opsonizasyon, fagositoz, inflamasyon, veya hücresel işlev bozuklukları meydana gelir
Klinik örnekler: transfüzyon reaksiyonları, otoimmün hemolitik anemi, Graves hastalığı, myastenia gravis, Goodpasture sendromu
Tip III – İmmün kompleks aracılı hipersensitivite:
Antijen–antikor komplekslerinin dolaşımda oluşumu ve damar duvarlarında depolanmasıyla kompleman aktivasyonu ve inflamasyon
Klinik örnekler: SLE, poststreptokoksik glomerulonefrit, serum hastalığı
Patolojik bulgular: vaskülit, nefrit, artrit
Tip IV – Hücre aracılı (gecikmiş) hipersensitivite:
T hücreleri (hem CD4+ Th hem CD8+ CTL) aracılıdır; sitokin aracılı iltihap ya da hücre aracılı sitotoksisiteyle etki eder
Klinik örnekler: tuberküloz tepkisi (PPD), kontakt dermatit, multipl skleroz, tip I diabetes mellitus, Crohn hastalığı, ie. gibi çeşitli otoimmün hastalıklar
Mikroplara Erken Doğal İmmün Yanıt ve Sitokinler
Erken doğal immün yanıtın mekaniği:
Epitel bariyerleri ilk savunmadır; epitel altı dokuya geçişte nötrofiller ve makrofajlar göreve başlar
Fagositler (Nötrofiller, Makrofajlar) mikrobileri fagosite eder ve mikrobiyosit maddeler üretir
Sitokinler salgılanır; inflamasyonu tetikler, adaptif immüniteyi tetikler ve immün yanıtı güçlendirir
NK hücreleri: MHC I moleküllerini tanıyan inhibitör reseptörlerle sağlıklı hücreleri korur; MHC I eksik olduğunda aktive olarak enfekte hücreleri öldürürler; ADCC yoluyla IgG bağlı olarak da çalışabilirler
Kompleman sistemi: mikropları tanır ve opsonizasyon sağlar; fagositozu kolaylaştırır; inflamasyonu tetikler
APC’ler, Dendritik Hücreler ve Foliküler Dendritik Hücreler
Dendritik hücreler (DC): antijenleri yakalayan ve lenf nodlarına taşıyan en etkili APC’lerdir; immün yanıtın kilit tetikleyicisidirler
Langerhans hücreleri: epidermiste bulunan DC türü; Birbeck granüllerine sahip ve yüksek miktarda MHC II ile kostimülatörler salgılarlar
Plazmositoid DC’ler: virüslere karşı antiviral sitokinler (Type I interferonlar) üretirler
FDC’ler (Folliküler DC’ler): germinal merkezlerde bulunurlar; IgG ve komplemanlı antijenleri yakalarlar; B lenfositlere antijen sunarak ikincil yanıtı güçlendirirler
NK Hücreler ve Antijen Sunan Hücreler (APC)
NK hücreler: TCR veya hücresel immünoglobülini bulunmayan “null cell” lerdir; CD3 negatif; CD16 ve CD56 işaretçi proteini taşırlar; IgG’ye bağlı ADCC yapabilirler
APC’ler: mikrobiyal antijenleri yakalar ve lenf nodlarına taşır; T lenfositler antijenleri bu yolla tanır ve aktive olur
APC’lerin yaptığı başlıca işlevler:
Antijen yakalama ve sunum
Kostimülatör moleküllerini salgılama (CD80/CD86 ör. B7 ailesi) ve sitokinler ile T hücrelerini aktive etme
DC’ler birçok durumda immün yanıtın başlatıcısıdır
İmmün Sistem Organları ve Lenfoid Doku
Primer/Santral organlar: timus (T hücreleri için olgunlaşma yeri) ve kemik iliği (B ve T hücrelerinin kökenliliği ve olgunlaşma süreçleri)
Periferal organlar: lenf nodları, dalak, deri ve mukozal lenfoid dokular; burada adaptif immün yanıtlar oluşur
Lenfositler, edinsel immünitenin aracılarındandır; farklı fenotiplere sahip popülasyonlar oluştururlar ve antijene karşı özgül reseptörler geliştirirler
T Seattle: T Lenfositlerin Yapısı ve Fonksiyonları
T hücreleri: tüm lenfositlerin çoğunu oluşturur; periferik kanda %60–70 oranında bulunur; timusta olgunlaşan T hücreleri lenf nodlarında interfoliküler ve parakortikal bölgelerde ve dalakta periarteriyoler bölgelerde yerleşir
MHC peptid sunumu ve TCR etkileşimi:
T hücreleri kendi başına serbest antijen saptayamaz; antijen-resptörü olan TCR’ler MHC ile sunulan peptidi tanır
MHC Class I, peptidleri CD8+ T hücrelerine sunar; Class II ise CD4+ T hücrelerine sunar
Th ve Tc türevleri:
Th (CD4+): yardım edici işlevler; APC ile MHC II etkileşimi ve CD28 ile kostimülasyon sonrası aktivasyon
Tc (CD8+): enfekte hücreleri öldürür; sitotoksik etkileri ve gerektiğinde sitokin salınımı
Bellek lenfositleri ve klonal çeşitlilik: naif türevden yüksek afiniteli ve hatıraya dayalı yanıtlar başarılır
B Lenfositler ve Plazma Hücreleri
B hücreleri; kemik iliğinde oluşur, kemik iliği ve lenfoid dokuda mature olabilirler; dolaşan antikorları üreten hücrelerdir
B hücrelerinin konumları: lenf nodülü kortekste yüzeyel folliküller, dalakta beyaz pulp, tonsil ve GIS gibi dokularda bulunurlar
B hücrelerinin aktivasyonu:
T hücresinden bağımsız (polysaccharide ve lipid antijenleri için): bazı antijenler doğrudan B hücre reseptörleriyle bağlanır ve plazma hücresi oluşumu başlar
T hücresine bağımlı (protein antijenler için): Th hücreleri yardım eder; immünoglobulin sınıf değişimi (IgG, IgA, IgE) ve yüksek afiniteli antikorlar oluşur
Plazma hücreleri ve antikorlar:
Her plazma hücresi, antijeni tanıyan B hücre reseptörleriyle aynı özgüllüğe sahip antikorları salgılar
Beş ana immünoglobulin sınıfı vardır: IgG, IgA, IgM, IgD, IgE
B hücreleri üzerinde bulunan ana yüzey moleküller: CD19, CD20, CD21, CD40; EBV ile ilişki (CD21 üzerinden enfeksiyon)
IgG, IgA, IgM’nin çoğunluğu dolaşan antikorlar olarak öne çıkar; IgG plazentadan bebeğe geçişi sağlar (pasif immünite)
İmmün Cevabın Zamanı ve Dinamikleri
Doğal immünite sessizden aktive olur; enfeksiyonla karşılaşıldığında inflamasyon başlar ve adaptif yanıt güçlenir
Adaptif immünite (edinsel) yavaş başlar (yaklaşık 4–96 saat arasında) ancak özgül, değişken ve hafıza oluşturan nitelikler taşır
İmmün cevaplar, hücresel ve humoral olarak iki kollu etkili olur; bu iki kolluk da birbiriyle etkileşim halinde çalışır
Hümoral ve Hücresel İmmün Yanıtların Entegrasyonu
Hümoral yanıt: B hücreleri plazma hücrelerine differansiye olarak antikor üretir; antikorlar mikropları nötralize eder, opsonizasyon yapar, komplemanı aktive eder ve bazı durumlarda NK hücrelerini uyarır
Hücresel yanıt: T lenfositleri enfekte hücreleri doğrudan öldürür (Tc) ya da makrofajları aktive eder (Th üzerinden indirekt olarak)
Sitokinler: immün sistem hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan, kısa etkili proteinler; farklı hücrelerde farklı etkiler gösterirler; Th1/Th2/Th17 yanıtlarını yönlendirirler
Sitokin grupları ve rolü:
Doğal immüniteyi sağlayanlar: IL-1, TNF-α, IL-6, tip I interferonlar
Lenfosit gelişimi ve aktivasyonu: IL-2, IL-4, IL-12, IL-15, TGF-β
Enflamasyon medyatörleri: TNF, IL-1, IL-6, IL-17 (Th17 ile bağlantılı)
Kemokinler (lökosit hareketleri) ve koloniyi uyaran faktörler
CSF ailesi: hematopoezi destekler
CD4+ T hücreleri ve sitokinler:
Th1: IFN-γ üretir; makrofajları aktive eder; IgG üretimini destekler
Th2: IL-4, IL-5, IL-13 üretir; IgE ve IgG’nin üretimini destekler; eozinofilleri ve mast hücrelerini aktive eder
Th17: IL-17 üretir; nötrofillerin ve monositlerin toplanmasına yardımcı olur
CD8+ T hücreleri (CTL): sitoplazmadaki patojenli hücreleri öldürür; INF-γ salgıları ve perforin/granzyme aracılı öldürme
Regülasyon: Treg gibi baskılayıcı hücreler immün yanıtı sınırlandırır
Hücresel ve Humoral Immün Yanıtlar için Klinik ve Genetik Bağlantılar
HLA/MHC ile hastalık birlikteliği:
HLA-B27: Ankilozan spondilit riski artışı (yaklaşık 90 kat artış);
HLA-DR3/DR4: Tip 1 diabetes; HLA-DR4: romatoid artrit; HLA-A3: Hemokromatozis
Ağır immün yanıtlar ve klinik durumlar: hipersensitivite reaksiyonlarının tetiklenmesi ve kronik inflamasyon
Aşılamada hafıza ve afinitenin güçlendirilmesi: hafızayı oluşturan hücreler, yeni karşılaşmada daha hızlı ve etkili yanıt sağlar
Özet ve Klinik Bağlantılar
İmmün sistemin temel amacı enfeksiyonlara karşı savunmadır; doğal immünite erken savunmayı sağlar; adaptyif immünite ise daha hedefli ve güçlü yanıtı mümkün kılar
Hücresel ve humoral immün yanıtlar, antijen sunumu, T ve B hücrelerinin koordineli çalışması ve sitokin ağları ile entegre çalışır
Hipersensitivite tipleri, immün yanıtın konak dokulara zarar verecek şekilde uygunsuz tetiklenmesi sonucu oluşur ve klinik belirtiler tedavi ile yönetilir
APC’ler ve DC’ler, immün yanıtın başlangıcında hayati rol oynar; FDC’ler ikincil yanıtı güçlendirir; NK ve makrofajlar ise erken savunmada kilit rol oynar