Son ders uluslararasi
Devletin Yetkisi
Devlet, egemen bir varlık olarak kendi toprakları ve nüfusu üzerinde siyasal otoriteye sahip bir yapıdır. Bu bağlamda, devletin yetkisi hem münhasır hem de müstakil bir yapı taşır. Yani, devlet herhangi bir kişi ya da başka bir devletin yerine bu yetkileri kullanamaz. Devletin yetkileri genel olarak yasama, yürütme ve yargı işlevleri vasıtasıyla kendini gösterir. Bu işlevler, devletin doğal bir uzantısı olarak kabul edilir.
Yasama, Yürütme ve Yargı Fonksiyonları
Devletin yetkileri üç ana fonksiyona ayrılır: yasama, yürütme ve yargı. Yasama yetkisi, kanun çıkarmak ve düzenlemeleri belirlemek için kullanılır. Devlet, yürütme yetkisiyle bu yasaların uygulanmasını sağlar. Yargı yetkisi ise, yasaların ne şekilde uygulanacağı hakkında karar verme yetkisini ifade eder. Yürütme yetkisi, devletin iç işleyişine dair yetkileri kapsamakla birlikte, özel hukuk kapsamındaki özel anlaşmalarla da desteklenebilir.
Sınırlamalar
Ancak, devletin yetkileri bazı uluslararası hukuk ilkeleriyle sınırlıdır. Özellikle ceza hukuku açısından, devletin kendi ülkesindeki suçları yargılama yetkisi, mülkiyet prensibine dayanmaktadır. Yani, bir suçun işlendiği toprak üzerindeki yetkili devlettir. Bununla birlikte, şahsilik prensibi yani vatandaşlık ilkesi de geçerlidir; bu prensipler gereği bir devlet, kendi vatandaşı olduğu için yurt dışında işlenen suçlar için de yargılama yetkisi bulunur.
Evrensellik Prensibi
Evrensellik ilkesi, insanlığa karşı işlenen suçlar (soykırım gibi) bakımından geçerlidir. Bu noktada, devletlerin bu tür suçları ister içeride ister dışarıda işlenmiş olsun yargılama konusunda yetkileri vardır. Özellikle bu tür suçlar uluslararası mahkemelerde de yargılanabilmektedir.
Suçluların İadesi
Suçluların iadesi ise, devletlerin egemenlik hakları çerçevesinde bir tercih meselesidir. Devletler, bu işlemi gerçekleştirmekte özgürdürler; iade edebilir ya da etmeyebilirler. Ancak bazı suç kategorileri, örneğin terör suçları ve organize suçlar, devletler arası antlaşmalarla ele alınmakta ve daha ciddiyetle işlenmektedir.
Diploması Hükümetlerarası İlişkiler
Devletler arasında, özellikle siyasi suçlar konusunda sıkça karşılaşılan bir durum, siyasi suçluların iadesi hususudur. Genellikle, bir devletin siyasi suçlularını başka bir devlete iade etmek istememesi gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Türkiye’de, örneğin Atatürk’e hakaret gibi suçlar yalnızca devletin kendi mahkemelerinde ele alınmaktadır.
Yargı Bağışıklığı ve Dokunulmazlık
Yargı bağışıklığı, diğer devletlerin mahkemelerinde bir yabancı devletin yargılanması durumunun önüne geçme mekanizmasıdır. Devletler bu bağışıklığın mutlak olup olmadığını da tartışmaktadır. Geçmişte bu bağışıklık mutlakken, günümüzde ekonomik işlemlerin artması nedeniyle bağışıklık konusunda daha esnek bir yaklaşım geliştirilmiştir. Öte yandan, devletlerin egemenlik işlemleri ile özel hukuk işlemleri arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Egemenlik İşlemleri
Egemenlik işlemleri, devletin egemenliğinden kaynaklanan işlemlerdir ve bağışıklık tanınmaktadır. Özel hukuk ilişkilerindeyse, bu işlemlerin hukuki niteliği farklıdır ve yabancı devletler bu işlemler için yargı bağışıklığından yararlanamazlar.
Ülke İçinde Yargı Yetkisi
Uluslararası hukukta bir devletin yargı yetkisi, geleneksel anlamda bir kişi veya grubun cezai sorumluluğu ile sınırlıdır. Dolayısıyla, devletlerin ceza mahkemelerinde yargılanması söz konusu değildir. Bu nedenle uluslararası hukukta, devletlerin cezai sorumluluğu gerçek kişilere aittir.
Sonuç olarak, devletin yetkisi sadece iç hukuki düzenlemelerle değil, uluslararası alandaki düzenlemelerle de şekillenir. Bu durum, bir devletin kendi toprakları üzerindeki egemenliğiyle sınırlı kalmayıp, uluslararası ilişkilerde ve antlaşmalarda da kendini gösterir.