DERS 1: Dilin Tanımı ve Özellikleri
BÖLÜMDEKİ KONULAR
Bu ünitede öğrenilecek konular:
Dilin tanımı.
Bildirişim aracı olarak dilin önemi.
Dil ve düşünce ilişkileri.
Dilin sosyal yönü.
ÖĞRENİLECEK KAVRAMLAR
Algılama
Bildirişim
Kavram
Kelime
DİLİN TANIMI
Dil, insanların duygu ve düşüncelerini bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşmadır.
Dilin hangi canlılara ait bir varlık olduğu düşünüldüğünde:
Diğer canlılarda, örneğin hayvanlar arasında da bir iletişim olduğu görülür.
Hayvanlarda bildirişim, bazı ses, koku ve tatlar ile sağlanır. Bu, kalıtım yoluyla nesilden nesile geçmektedir ve hemen hemen hiç değişmemektedir.
Hayvanların işaretleri, sadece yakın geçmiş ve yakın gelecekteki eylemleri anlatır.
İnsan dilinin uzak geçmişi ve uzak geleceği anlatma özelliğinden yoksundur.
İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan dil:
Öğrenilen bir yapıdadır.
Hayvanlarda bulunmayan konuşmaya dayanır.
Dünyada konuşabilen ve aynı zamanda alet yapabilen tek varlık insandır.
Bir dile sahip olmadıkları için hayvanlara meslek öğretilememektedir.
Dilin İnsanlara Özgü Olması: Dil, insana özgüdür ve yalnız onun konuşma yeteneğidir.
DİLİN ÖZELLİKLERİ
Dil Bildirişim Aracıdır
Dil, insanın duygu ve düşüncelerini anlatmaya yarar. Bu "araç olma" görevine ilk kez Eflatun'un Kratylos adlı eserinde değinilmiştir.
Eflatun, çeşitli nesnelerin görevlerinden bahsetmiş ve dilin görevini açıklar:
Örneğin; burgu bir delme aracı, mekik bir dokuma aracıdır, ad da nesneleri adlandırmaya yarayan bir araçtır.
Ancak, dili diğer araçlardan ayıran önemli bir fark vardır:
İnsan, diğer araçları istediği gibi kullanabilir ancak dili kullanırken onun doğal kurallarına uymak zorundadır.
Örneğin, Türkçe kelimelerde yumuşak ünsüzler yumuşak ünsüzlerle, sert ünsüzler ise sert ünsüzlerle yan yana gelebilir.
Türkçe söz dizimine aykırı bir şekilde cümleler kurmak mümkün değildir.
Dilin kullanımının kısıtlı olduğu sonucuna varılmamalıdır; dilin kurallarına uyulduğu sürece özgürce kullanılabilir.
Dillerin üretkenliği sınırsızdır; yeni kavramlara daha önce kullanılmamış adlar verilebilir ve yeni cümleler kurulabilir.
Örneğin, bilgisayar kelimesi, Türkçede kullanılmaya başlandığı tarihten önce var olmamış bir terimdir.
Dil – Duygu – Düşünce Bağı Vardır
İnsanı diğer canlılardan ayıran düşünme yeteneğidir.
Dil, insanın duygu ve düşüncelerini anlatma vasıtasıdır.
En karmaşık olanlar dâhil, insanın tüm düşünce ve duyguları herhangi bir dil ile ifade edilebilir.
Duygu ve düşünceler başka vasıtalarla (el, kol hareketleri ve mimikler) aktarılabilir, ancak kısıtlıdır.
Dildeki sınırlı sayıda sözcük ve kurallarla sonsuz üretim yapılabilmektedir.
Kelime hazinesinin zenginliği, insan düşüncesinin ufkunu genişletmekte; kelime eksiklikleri ise düşüncenin daralmasına neden olmaktadır.
Örneğin, renkleri isimlendiremeyen biri, renklerin farklılıklarını algılayamaz ve seçme yeteneği kısıtlanır.
Bazı dilbilimciler, duygu ve düşüncelerin sanat eserleri (resim, müzik, heykel) vasıtasıyla ifade edilebileceğini belirtmiştir, ancak soyut kavramların kelimeler olmadan zihinde nasıl canlandırılacağı sorununu yanıtsız bırakmaktadır.
Dil Canlıdır
Dil, canlıdır ve sürekliliği, sınırsızlığı bu özelliğinden gelir.
Toplum yaşamındaki değişiklikler ve farklı kültürler, dilin zaman içinde değişmesini sağlar.
Dilde meydana gelen değişimler, dilin tarih içinde farklı dönemlere ayrılmasını gerektirir:
Örneğin; Eski Türkçe, Orta Türkçe; Uygur Türkçesi, Osmanlı Türkçesi gibi.
Dilin en küçük öğesi sestir; seslerin bir araya gelmesiyle heceler, sözcükler ve cümleler oluşur.
Dildeki öğelerin her biri belli kurallar içinde yan yana gelir ve dildeki değişimler de bunlar üzerinde olur.
Bazı sözcükler unutulabilir, anlam değişikliği yaşayabilir veya yeni kelimeler ortaya çıkabilir.
Örneğin, "yabız" kelimesi, tarih boyunca "yavuz" şekline dönüşmüş ve anlamı değişmiştir.
Dil kuralları, tarihî seyir içindeki değişimleri izler; Eski Türkçede -ga, -ge eki, bugün -a, -e şeklinde kullanılır.
Dil Sosyaldir
İnsan, kendi dili konuşan diğer insanlarla bir bildirişim içindedir.
Toplumu oluşturan bireyler, aynı nesneler için aynı kelimeleri ve ifadeleri kullanır ve bunları aynı kurallara göre söylerler.
Bu bağlamda bireyler arasında gizli bir anlaşma sistemi vardır:
Örneğin, "toprak" kelimesi yalnızca Türkler ve Türkçe konuşanlar için belli anlamları ifade eder.
Bu isimlendirme, toplumsal bir sözleşme gibi değerlendirilebilir.
Farklı dillerin bireyleri arasında da başka bir anlaşma sistemi mevcuttur.
Bu özelliğiyle dil, toplum yaşamını düzenleyen önemli bir unsurdur.