25.zoonotik bakteriler 123 2024

  • Bruselloz, Türkiye'de sık görülen bir bakteriyel zoonozdur. Hayvan temasıyla bulaşır. Türkiye'de en sık Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görülür, ancak tüm ülkede görülebilir. Dünyada Akdeniz havzası, Arap Yarımadası, Hindistan, Meksika ve Orta-Güney Amerika'da hiperendemiktir. Türkiye'de ilkbahar ve yaz aylarında daha sık görülür.

  • Enfeksiyon kaynakları arasında BrucellaabortusBrucella abortus (sığır), BrucellamelitensisBrucella melitensis (koyun, keçi), BrucellacanisBrucella canis (köpek), BrucellasuisBrucella suis (domuz), BrucellaovisBrucella ovis (koç) bulunur. İnsanlara pastörize edilmemiş süt ürünleri, direkt temas veya inhalasyon yoluyla bulaşır. Gıda kaynaklı bulaş endemik ülkelerde daha sık görülürken, gelişmiş ülkelerde temas ve inhalasyon ön plandadır.

  • Brusella türleri 60°C'de 10 dakikada, direkt güneş ışığında birkaç saat içinde ölür. İnsandan insana bulaş nadirdir, ancak transplasental geçiş, kan transfüzyonu veya doku nakli ile olabilir. Riskli meslekler arasında hayvansal gıda üretimi, hayvan çiftliklerinde çalışma, veterinerlik ve laboratuvar çalışmaları yer alır.

  • Bruselloz patogenezi bölgesel lenf nodlarına yayılır, bakteriyemiye neden olur ve lenf bezleri, karaciğer, kemik iliği gibi organlarda nodüller oluşturur. Subakut ve kronik seyirlidir. Semptomlar arasında ateş, titreme, gece terlemesi, eklem ağrıları ve kilo kaybı bulunur. Hastalık bir yıldan uzun sürerse kronikleşir.

  • Brucella türleri biyogüvenlik düzey 3 risk grubundadır. Gram negatif kokobasillerdir, hareketsizdir, kapsülsüzdür, zorunlu aeroptur ve yavaş ürer.

  • Tanı için kan, kemik iliği, doku örnekleri ve BOS kullanılır. Laboratuvar tanısında kültür/mikroskopi, seroloji (aglütinasyon testleri, ELISA, IFA), kompleman birleşme testi ve PCR yöntemleri kullanılır. Tarama testi olarak Rose-Bengal testi kullanılır, doğrulama testleri arasında Brucella spp. izolasyonu ve STA ile antikor titresinin belirlenmesi yer alır.

  • Kan kültüründe izolasyon oranını etkileyen faktörler arasında hastalığın evresi, tedavi, uygulanan protokol ve bakterinin virülansı bulunur. Kültür antibiyotikten önce alınmalıdır. Kemik iliği kültürlerindeki izolasyon oranı daha yüksektir, ancak invaziv bir işlem olduğu için rutin olarak uygulanmaz.

  • Brucella kolonileri koyun kanlı agarda küçük, konveks, parlak yüzeyli ve hemoliz oluşturmayan kolonilerdir. Gram boyama morfolojisi gram negatif küçük kokobasildir. Antijenik yapıda lipopolisakkarit (LPS) bulunur, A ve M epitopları önemlidir. Akut brusellozda önce IgM, sonra IgG ve IgA antikorları oluşur.

  • Aglütinasyon testleri arasında Rose Bengal lam aglütinasyon testi (tarama testi) ve tüp aglütinasyon testi (Wright) bulunur. Wright testi B.abortusB.abortus, B.melitensisB.melitensis ve B.suisB.suis’e karşı gelişen antikorları saptar. Yalancı pozitiflik ve negatiflik durumları görülebilir. Coombs testi ve 2-Merkaptoetanol testi de kullanılır. ELISA, IgM, IgG ve IgA antikorlarını saptar. PCR, Brucella BCSP-31 geni veya 16S-23S rRNA operonunu hedef alır.

Francisella

  • Francisella cinsinde FrancisellatularensisFrancisella tularensis, FrancisellanovicidaFrancisella novicida ve FrancisellaphilomiragiaFrancisella philomiragia insan hastalıklarıyla ilişkilidir. Francisella tularensis hayvan ve insanlarda Tularemi etkenidir. Tularemi, Francisella tularensis tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Potansiyel bir biyoterör etkenidir.

  • Francisella tularensis çok küçük (0.2 µm), soluk boyanan, Gram (-) kokobasildir. Üremek için özel maddeler gereklidir (ör: sistein). Hücre içi patojendir.

  • Türkiye’de ilk tularemi salgını 1936'da görülmüştür. Türkiye’de insan tularemi vakalarının artma nedenleri arasında ekolojik dengelerin değişmesi, kene sayısının artması ve yabani tavşan avcılığının artması yer alır. Etkenin doğadaki döngüsünde vahşi hayvanlar (tavşan, hamster, fare, sıçan, sincap) rol oynar. Keneler, pireler ve sivrisinekler vektör olarak görev yapar.

  • Bulaşma yolları arasında deri ve mukozal yol (vektörlerin ısırması, enfekte hayvanlarla temas), oral yol (kontamine sularla) ve solunum yolu (aerosollerin solunması) bulunur. Risk grupları arasında kırsal kesimde yaşayanlar, avcılar, kasaplar, aşçılar ve laboratuvar personeli yer alır.

  • Klinik bulgular inkübasyon periyodu 2-10 gün olup, baş ağrısı, halsizlik, artralji ve ateş gibi akut semptomlarla başlar. Klinik tablolar arasında ülseroglandüler, glandüler, orofaringeal, oküloglandüler, sistemik (tifoid), pulmoner ve gastrointestinal tularemi bulunur. Türkiye’de en sık görülen klinik tablo orofaringeal tularemidir.

  • Tanıda hasta hikayesi ve hasta materyalinin Gram boyası ile boyanmasında bipolar boyanan Gram negatif kokobasillerin görülmesi önemlidir. Laboratuvar tanısında kültür, PCR ve serolojik testler kullanılır. Bildirimi zorunlu C grubu hastalıktır.

  • Korunma ve kontrol için etken ile temasa neden olan durumlardan kaçınmak önemlidir. Kene ısırıklarından korunmak, vahşi hayvanların etlerini iyi pişirmek ve kontamine su kaynaklarını kullanmamak önemlidir. Hastaneye yatırılan hastalara özel izolasyon önlemleri uygulanması gerekmez. Laboratuvar şartlarında bakteri ile temas riskinin yüksek olduğu durumlarda doksisiklin veya siprofloksasin ile profilaksi uygulanması önerilir.

Pasteurella Türleri

  • Hayvan patojenidir. Gram (-) kok